<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" version="2.0"><channel>
<title>Göynük Gazetesi - Haber</title>
<link>https://www.goynukgazetesi.com/rss</link>
<description>Göynük Gazetesi Şehrin Sesi, Gerçeğin Gücü. Göynük haberleri</description>
<atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.goynukgazetesi.com/rss" type="application/rss+xml" rel="self"/>
<language>tr-TR</language>
<copyright>Copyright 2026, goynukgazetesi.com</copyright>
<category>News</category>
<image>
	<title>Göynük Gazetesi - Haber</title>
	<link>https://www.goynukgazetesi.com</link>
	<url>https://www.goynukgazetesi.com/images/haber44-logo.png</url>
</image>
<lastBuildDate>Sat, 03 Oct 2026 01:30:18 +0300</lastBuildDate>
<ttl>1</ttl>
	<item>
      <title>Adalet, Vicdan ve Kul Hakkı</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/adalet-vicdan-ve-kul-hakki</link>
	  <description>
		<![CDATA[  ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ 02.10.2026 Tarihli Cuma Günü YazısıHepimizin bildiği ve gördüğü bir gerçek;&nbsp;Çağımızın ağır imtihanı, insanın sahip olduklarını çoğaltırken gönlünü yoksullaştırmasıdır. Hız huzuru, çıkar vefayı, gösteriş samimiyeti aşındırıyor; benlik büyüdükçe kardeşlik daralıyor. İnsan, nefsinin her arzusunu özgürlük sanırken kendi ihtirasına esir düşüyor.Bizler bunu biliyor ve nasıl bu kuşatmayı, vicdanımızı diri tutarak aşabilirizin çarelerini arıyoruz. Evet içinde yaşadığımız bu sorunlu dönem bilhassa biz hukuk insanlarına ( hakimi, savcısı, öğretim görevlisi, avukatı, noteri) büyük bir ödev yüklüyor. Bilgimizi hikmetle, yetkimizi adaletle, sözümüzü ahlakla yoğurmak zorunda olduğumuzu hiç aklımızdan çıkarmayacağız. Çünkü bir insanın hakkını korumanın, onun insanlığa duyduğu güveni de korumak olduğunun bilincindeyiz.Gönlümüzü hasede, aklımızı menfaate, irademizi korkuya teslim etmeyecez. Hakk’a bağlılığımız, kulun hakkına gösterdiğimiz titizlikte; inancımız, zor zamanda sergilediğimiz merhamet ve cesarette görünür olacak.Ümidimizi diri tutacağız. Bir vicdanın uyanışının, nice gönlün karanlığını dağıtabiliceğini hiç unutmayacağız.Adaletten ayrılmayacağız, iyilikten yorulmayacağız ; Rabbimizin huzuruna taşıyacağımız en kıymetli şeyin temiz bir kalp ve gözetilmiş bir kul hakkı olduğunu daima hatırlayacağız.&nbsp;Mehmet YılmazYargıtay Onursal ÜyesiTürkiye Noterler Birliği Genel Sekreteri ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/adalet-vicdan-ve-kul-hakki</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 23:45:00 +0300</pubDate>
	  <category></category>
	  <image>/fotolar/2026/10/adalet-vicdan-ve-kul-hakki-62033.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/10/adalet-vicdan-ve-kul-hakki-62033.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>Bolu İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay Görevine Başladı</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/bolu-il-muftusu-selcuk-kilicbay-gorevine-basladi</link>
	  <description>
		<![CDATA[ Giresun İl Müftülüğü görevinden Bolu İl Müftülüğü görevine atanan Selçuk Kılıçbay, düzenlenen merasimle yeni görevine başladı. ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/279 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Bolu İl Müftüsü olarak atanan Selçuk Kılıçbay, bugün Bolu İl Müftülüğünde düzenlenen merasimle görevine başladı.Görev devir başlangıcı kapsamında düzenlenen merasime İl Müftü Yardımcıları Mustafa Can, Ünal Baş, Mehmet Karakoyun ve Hatun Özmen katıldı. Program, İl Müftü Yardımcısı Mustafa Can’ın yaptığı dua ile sona erdi.Kılıçbay, daha sonra Cuma namazı için Yıldırım Bayezid Camii’ne geçti. Burada Cuma vaazı veren Kılıçbay, namazın ardından cemaatin hayırlı olsun temennilerini kabul etti.Selçuk Kılıçbay kimdir?1974 yılında Trabzon’un Of ilçesinde doğan Selçuk Kılıçbay, 1992 yılında İmam Hatip Lisesinden, 1999 yılında ise Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu.1996 yılında imam hatip olarak göreve başlayan Kılıçbay, 2001 yılında İstanbul Eminönü’ne vaiz olarak atandı. 2002-2004 yılları arasında Diyanet İşleri Başkanlığı Haseki Dini Yüksek İhtisas Merkezinde 18. Dönem İhtisas Eğitimini tamamladı.2004 yılında Kocaeli Gebze’ye vaiz olarak atanan Kılıçbay, 2007-2012 yılları arasında Avusturya’da din görevlisi olarak görev yaptı.Yurt dışı görevinin ardından Ardahan Çıldır, Ankara Kızılcahamam, Kocaeli Gebze ve İstanbul Bahçelievler ilçelerinde müftülük görevlerinde bulundu.2023 yılında Giresun İl Müftüsü olarak atanan Kılıçbay, 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Bolu İl Müftülüğüne atandı.Evli ve dört çocuk babası olan Selçuk Kılıçbay, Bolu İl Müftüsü olarak görevine başladı.#Bolu #BoluMüftülüğü #SelçukKılıçbay #İlMüftüsü #Diyanet ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/bolu-il-muftusu-selcuk-kilicbay-gorevine-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 19:58:00 +0300</pubDate>
	  <category>Gündem</category>
	  <image>/fotolar/2026/10/bolu-il-muftusu-selcuk-kilicbay-gorevine-basladi-63775.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/10/bolu-il-muftusu-selcuk-kilicbay-gorevine-basladi-63775.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>Gölyüzü’nde çalışmalarla ilgili dikkat çeken açıklama: “Belediyenin en ufak bir sorumluluğu yok”</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/golyuzunde-calismalarla-ilgili-dikkat-ceken-aciklama-belediyenin-en-ufak-bir-sorumlulugu-yok</link>
	  <description>
		<![CDATA[ Bolu’nun Gölyüzü Mahallesi’nde Tahvil Mehmet Paşa Caddesi’nde devam eden çalışmalarla ilgili açıklama yapan Mahalle Muhtarı Oğuz Can, yaşanan mağduriyetlerin Bolu Belediyesi’nden kaynaklanmadığını belirterek çalışmaların SEDAŞ’ın yüklenici firması tarafından yavaş ilerletildiğini söyledi. ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Gölyüzü Mahallesi’nde esnaf ve vatandaşların yaşadığı mağduriyetlerin sosyal medyada Bolu Belediyesi’ne mal edilmesine tepki gösteren Muhtar Oğuz Can, altyapı çalışmalarının belediye tarafından kısa sürede tamamlandığını ifade etti.“40 yıllık altyapı yenilendi”Mahallenin yaklaşık 40 yıllık altyapıya sahip olduğunu belirten Can, uzun süredir yaşanan altyapı ve aydınlatma sorunlarının çözümü için çalışma yürütüldüğünü söyledi.SEDAŞ’ın yatırım planlaması kapsamında gerekli onayın çıktığını ancak onayın geç verilmesi nedeniyle çalışmaların geciktiğini belirten Can, Bolu Belediyesi’nin kendi sorumluluğundaki çalışmaları 12 gün gibi kısa bir sürede tamamladığını ifade etti.“1.400 metre hat döşendi”Bolu Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında 700 metre kanalizasyon ve 700 metre yağmur suyu hattı olmak üzere toplam 1.400 metre hat döşendiğini belirten Can, pazartesi günleri ise pazar esnafı ve vatandaşların mağdur olmaması amacıyla çalışma yapılmadığını söyledi.Can, “Gölyüzü Mahallesi’nde ciddi bir altyapı sorunu vardı. Aydınlatmayla ilgili de sıkıntılarımız bulunuyordu. Yıllardır bu sorunların çözülmesi için mücadele ediyorduk. Mahallemizin altyapısı 40 yıllıktı. Bolu Belediyesi, buradaki altyapı çalışmalarını 12 gün gibi kısa bir sürede tamamladı. Ancak SEDAŞ’ın yüklenici firmasının çalışmaları yavaş ilerlediği için süreç uzadı” dedi.“Bolu Belediyesi’nin en ufak bir sorumluluğu yok”Sosyal medyada Bolu Belediyesi’ne yönelik yanlış bir algı oluşturulduğunu savunan Muhtar Oğuz Can, açıklama yapma gereği duyduğunu belirterek şöyle konuştu:“Sosyal medyada Bolu Belediyesi’ne yönelik bir algı oluşturulduğunu görüyoruz. Bu durumdan vicdanen rahatsız olduğum için açıklama yapma gereği duydum. Burada Bolu Belediyesi’nin en ufak bir suçu veya sorumluluğu söz konusu değil. Çünkü belediyemiz, 12 gün gibi kısa bir sürede altyapımızı tamamladı.”“Esnafımız ciddi anlamda mağdur”Devam eden çalışmaların bir an önce tamamlanması çağrısında bulunan Can, özellikle cadde üzerindeki esnafın süreçten olumsuz etkilendiğini belirtti.Can, “Şu anda yaşadığımız sıkıntılar, SEDAŞ’ın yüklenici firmasının yürüttüğü çalışmalardan kaynaklanıyor. Çalışmaların en kısa sürede tamamlanmasını istiyoruz. Çünkü esnafımız da bu durumdan ciddi anlamda mağdur” ifadelerini kullandı.&nbsp; ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/golyuzunde-calismalarla-ilgili-dikkat-ceken-aciklama-belediyenin-en-ufak-bir-sorumlulugu-yok</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
	  <category>Gündem</category>
	  <image>/fotolar/2026/10/golyuzunde-calismalarla-ilgili-dikkat-ceken-aciklama-belediyenin-en-ufak-bir-sorumlulugu-yok-59950.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/10/golyuzunde-calismalarla-ilgili-dikkat-ceken-aciklama-belediyenin-en-ufak-bir-sorumlulugu-yok-59950.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>Bolu’da Vefanın Adresi Polisevi Oldu</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/boluda-vefanin-adresi-polisevi-oldu</link>
	  <description>
		<![CDATA[ Bolu İl Emniyet Müdürlüğü, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü’nde büyükleri unutmadı. ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Bolu İl Emniyet Müdürlüğü tarafından 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla anlamlı bir program düzenlendi.Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğünün organizasyonuyla Polisevi’nde gerçekleştirilen kahvaltı programında, kentin kıymetli büyükleri ağırlandı.Programa, İl Emniyet Müdürü Yılmaz İpar’ın eşi ve Bolu Polis Eşleri Derneği Başkanı Beste İpar da katıldı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada büyüklerle sohbet edilirken, sevgi ve minnettarlığın ifadesi olarak kendilerine çiçek ve çeşitli hediyeler takdim edildi.&nbsp;Bolu İl Emniyet Müdürlüğü, paylaşımında büyüklerin dün ile bugün arasında köprü kurduğuna dikkat çekerek, tüm büyüklerin 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü’nü kutladı.Sevgi, saygı ve vefanın buluştuğu programda yüzlerde tebessüm, gönüllerde güzel anılar kaldı.&nbsp;#Bolu #BoluEmniyet #DünyaYaşlılarGünü #ToplumDestekliPolislik #PolisEşleriDerneği&nbsp; ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/boluda-vefanin-adresi-polisevi-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 19:09:00 +0300</pubDate>
	  <category>Gündem</category>
	  <image>/fotolar/2026/10/boluda-vefanin-adresi-polisevi-oldu-79259.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/10/boluda-vefanin-adresi-polisevi-oldu-79259.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>Pelitözü yolunda asfalt mesaisi başladı!</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/pelitozu-yolunda-asfalt-mesaisi-basladi</link>
	  <description>
		<![CDATA[ Mudurnu Pelitözü Köyü Grup Yolunda 4 kilometrelik güzergâh için düğmeye basıldı. ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ &nbsp;Bolu İl Özel İdaresi ekipleri, Mudurnu’nun Pelitözü Köyü Grup Yolunda yol çalışmalarına başladı. Yaklaşık 4 kilometrelik güzergâhta, sıcak asfalt öncesi PMT (Plentmiks Temel) serimi gerçekleştiriliyor.İlk etap PMT, ardından sıcak asfaltYolun sıcak asfalta hazır hale getirilmesi amacıyla yürütülen PMT çalışmalarının tamamlanmasının ardından, mevsim şartları da değerlendirilerek BSK (sıcak asfalt) serimine geçilecek.Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Pelitözü grup yolunun daha güvenli, dayanıklı ve konforlu bir ulaşım güzergâhına dönüştürülmesi hedefleniyor.Mudurnu’da köy yollarındaki ulaşım altyapısının güçlendirilmesi için çalışmalar program dahilinde devam ediyor.&nbsp; ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/pelitozu-yolunda-asfalt-mesaisi-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 19:04:00 +0300</pubDate>
	  <category>Gündem</category>
	  <image>/fotolar/2026/10/pelitozu-yolunda-asfalt-mesaisi-basladi-20261001190518.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/10/pelitozu-yolunda-asfalt-mesaisi-basladi-20261001190518.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>NOTERLİK KURUMUNUN KAMUYA KATKISI: 42,8 MİLYAR TL!</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/noterlik-kurumunun-kamuya-katkisi-428-milyar-tl</link>
	  <description>
		<![CDATA[  ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 1. maddesi, noterliği bir kamu hizmeti olarak kabul etmiş; noterlere hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek amacıyla işlemleri belgelendirme ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirme sorumluluğunu yüklemiştir. Bu düzenleme, noterlik kurumunun hukuk devletindeki yerini ve üstlendiği kamusal görevin önemini açıkça ortaya koymaktadır.Hukuki güvenlik; kişilerin haklarını bilmelerini, işlemlerinin sonuçlarını öngörebilmelerini ve hukuk düzenine güven duymalarını sağlayan temel bir değerdir. Noterlerimiz, tarafların kimliklerinin ve işlem yapma ehliyetlerinin tespitinden iradelerinin hukuka uygun biçimde belgelendirilmesine kadar üstlendikleri görevlerle bu güvenin korunmasına hizmet etmektedir. Tarafsızlık, kanun önünde eşitlik, irade özgürlüğü ve hakların korunması ilkeleri doğrultusunda yürütülen noterlik hizmeti; sözleşme güvenliğini güçlendirmekte, uyuşmazlıkların doğmasını önlemeye ve yargının iş yükünü azaltmaya katkı sunmaktadır.Noterlik kurumunun kamuya sunduğu hizmetin bir diğer önemli boyutu da kamu gelirlerinin tahsilidir. Noterlerimiz, gerçekleştirdikleri işlemler dolayısıyla mevzuatın öngördüğü harçları, damga vergisini, değerli kâğıt bedellerini, KDV’yi ve araç satış ve tescil işlemleri kapsamında devlet adına alınan bedelleri tahsil ederek ilgili kamu hesaplarına kanuni süreleri içinde aktarmaktadır.Bu noktada, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi bakımından bir hususun özellikle altını çizmek isterim ki : Noterlikte bir işlem için ödenen toplam tutar, noterin geliri değildir. İşlemin türüne göre bu tutarın önemli bir bölümünü, devlet adına tahsil edilen vergi, harç ve diğer kamusal bedeller oluşturmaktadır. Dolayısıyla noterlik hizmetine ilişkin değerlendirmelerde, noterlik ücretinin kamu adına tahsil edilen tutarlardan ayrı ele alınması gerekir.Bu katkının büyüklüğünü gösteren somut veri ise dikkat çekicidir: 2025 yılında Türkiye genelindeki noterlikler tarafından devlet adına tahsil edilen harç, damga vergisi, değerli kâğıt bedeli ve araç satış ve tescil işlemlerine ilişkin kamusal bedellerin toplamı, KDV hariç, 42.850.899.093 TL’ye ulaşmıştır. Bir başka ifadeyle noterlik kurumu, yalnızca bir yılda kırk iki milyar sekiz yüz elli milyon sekiz yüz doksan dokuz bin doksan üç liralık kamu gelirinin tahsiline katkı sağlamıştır.Bu tutar, noterlik kurumunun ülke hazinesine sunduğu katkının somut bir göstergesidir. Noterlerimiz, hukuki işlemlerin güvenliğini sağlama sorumluluğunun yanında, kamu gelirlerinin doğru hesaplanması, tahsil edilmesi ve süresinde ilgili hesaplara aktarılması bakımından da önemli bir kamusal yükümlülük üstlenmektedir. Bu görevin özenle yerine getirilmesi, kamu kaynaklarının korunmasına ve mali disiplinin güçlenmesine hizmet etmektedir.En azı 15 yıllık olmak üzere Hâkimlik, savcılık ve avukatlık başta olmak üzere hukuk mesleklerinde edinilmiş bilgi ve tecrübeyi noterlik hizmetine taşıyan hukukçularımız; mesleki birikimleri, tarafsızlıkları ve sorumluluk bilinçleriyle vatandaşın haklarını, işlemlerin güvenilirliğini ve kamu yararını gözetmektedir.Türkiye Cumhuriyeti’nin noterlik kurumu, bugün olduğu gibi gelecekte de hukuki güvenliğin güçlendirilmesi, toplumsal barışın korunması ve kamu gelirlerinin güvenle tahsili için görevini aynı özen ve kararlılıkla sürdürecektir. Kanun koyucunun vereceği yeni görevleri üstlenmeye, adalet hizmetlerinin daha hızlı, etkin ve erişilebilir hâle gelmesine katkı sunmaya hazırdır.Noterlik, milletin hukuk düzenine duyduğu güveni koruyan, uyuşmazlıkları doğmadan önlemeye çalışan ve kamu maliyesine önemli katkı sağlayan köklü bir kamu hizmetidir. Bu hizmetin mensupları, kendilerine duyulan güvene layık olma bilinciyle, aziz Türk milletine hizmet etmeye devam edecektir.Mehmet YılmazYargıtay Onursal Üyesi&nbsp;Türkiye Noterler Birliği Genel Sekreteri ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/noterlik-kurumunun-kamuya-katkisi-428-milyar-tl</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
	  <category></category>
	  <image>/fotolar/2026/10/noterlik-kurumunun-kamuya-katkisi-428-milyar-tl-49970.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/10/noterlik-kurumunun-kamuya-katkisi-428-milyar-tl-49970.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>Kent Konseyi kapıları çaldı, gönüllere dokundu</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/kent-konseyi-kapilari-caldi-gonullere-dokundu</link>
	  <description>
		<![CDATA[ Bolu Kent Konseyi tarafından hayata geçirilen “Bir Kapı Bir Gönül” projesi, anlamlı ziyaretlerle başladı. Proje kapsamında evden çıkmakta güçlük çeken ve yaş almış vatandaşlar evlerinde ziyaret edilerek sohbetlerine ortak olundu. ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Bolu Kent Konseyi Başkanı Zuhal Toker Işın, Yürütme Kurulu üyeleriyle birlikte projenin ilk ziyaretlerini Bahçelievler Mahallesi’nde gerçekleştirdi. Ziyaretlerde büyüklerin hayat hikâyeleri dinlenirken, geçmişe uzanan anıları ve deneyimleri paylaşıldı.100 yaşındaki iki çınara ziyaretİlk ziyaretler kapsamında emekli öğretmenler Meziyet Bayındır, Meral Atay ve Makbule Sütçü ile bir araya gelen Kent Konseyi heyeti, 100 yaşındaki Nimet Ay ve Münevver Pulatlı’nın da kapısını çaldı.Dört dönem Bolu Barosu Başkanlığı yapan ve uzun yıllar Boluspor’da başkan ve yönetici olarak görev alan Yener Bandakçıoğlu da ziyaret edilen isimler arasında yer aldı.Kent Konseyi Başkanı Zuhal Toker Işın, ziyaretlerin kendileri açısından da son derece anlamlı olduğunu belirterek, büyüklerin hayat hikâyelerini ve anılarını dinlemenin önemine dikkat çekti.“Aldığım bir sürü ilaçtan daha etkili oldunuz”Ziyaretler sırasında bir büyüğün Kent Konseyi üyelerine söylediği “Aldığım bir sürü ilaçtan daha etkili oldunuz” sözleri ise buluşmaların en anlamlı anlarından biri oldu.Bir kapının çalınmasının, kısa bir sohbetin ve hatırlanmanın insan hayatındaki değerini ortaya koyan bu sözler, projenin amacını da özetledi.Ziyaretlerin gerçekleştirilmesine katkı sağlayan Bahçelievler Mahallesi Muhtarı Selma Hancıoğlu’na teşekkür eden Zuhal Toker Işın, projenin temel mesajını şu sözlerle ifade etti:“Bir kapı çaldık, bir gönle dokunduk. Çünkü büyüklerimizin tecrübesi, anıları ve güzel sohbetleri bizim için çok kıymetli.”“Bir Kapı Bir Gönül” projesiyle, evden çıkmakta güçlük yaşayan büyüklerin yalnız olmadıklarının hissettirilmesi ve kuşaklar arasında gönül bağı kurulması hedefleniyor.&nbsp; ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/kent-konseyi-kapilari-caldi-gonullere-dokundu</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
	  <category>Gündem</category>
	  <image>/fotolar/2026/10/kent-konseyi-kapilari-caldi-gonullere-dokundu-10350.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/10/kent-konseyi-kapilari-caldi-gonullere-dokundu-10350.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>Seben’de yatırımlar ve ilçenin ihtiyaçları değerlendirildi</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/sebende-yatirimlar-ve-ilcenin-ihtiyaclari-degerlendirildi</link>
	  <description>
		<![CDATA[  ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ &nbsp;AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek, Seben’de gerçekleştirdiği ilçe ziyareti kapsamında teşkilat mensupları, esnaf, vatandaşlar ve köy muhtarlarıyla bir araya geldi.AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ayşe Bozacı ile İl Yönetim Kurulu Üyeleri Mustafa Özkan ve Ayhan Güneş’in de yer aldığı ziyaretlerde, Seben’in ihtiyaçları, devam eden çalışmalar ve ilçenin geleceğine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.Teşkilat buluşmasında Seben’de yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Coşkunyürek, Seben yolunda devam eden çalışmaların en kısa sürede tamamlanacağını, ilçedeki doğalgaz çalışmalarının yüzde 90 seviyesine ulaştığını ve sulama projesinin yüzde 75’inin tamamlandığını açıkladı.Esnaf ve vatandaşlarla buluştuProgram kapsamında Seben esnafını da ziyaret eden Coşkunyürek, esnafın talep ve beklentilerini dinledi. Vatandaşlarla sohbet eden Coşkunyürek, ilçeye yönelik çalışmaların vatandaşların ihtiyaçları doğrultusunda sürdürüleceğini ifade etti.Muhtarlarla istişareSeben’deki programın bir diğer durağı ise muhtarlar buluşması oldu. Köy muhtarlarıyla bir araya gelen Coşkunyürek, köylerde hayata geçirilen ve planlanan hizmetleri değerlendirdi.Muhtarların köylerin ihtiyaç ve taleplerine ilişkin aktarımlarını dinleyen Coşkunyürek, çözüm noktasında ilgili konuların istişare edildiğini belirtti.Coşkunyürek, Seben ziyaretinin ardından yaptığı değerlendirmede, ilçenin ihtiyaçlarını ve vatandaşların beklentilerini önemseyerek çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.&nbsp; ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/sebende-yatirimlar-ve-ilcenin-ihtiyaclari-degerlendirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
	  <category>Gündem</category>
	  <image>/fotolar/2026/10/sebende-yatirimlar-ve-ilcenin-ihtiyaclari-degerlendirildi-95488.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/10/sebende-yatirimlar-ve-ilcenin-ihtiyaclari-degerlendirildi-95488.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>İzinsiz topladıkları 60 kilo salyangoz doğaya bırakıldı</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/izinsiz-topladiklari-60-kilo-salyangoz-dogaya-birakildi</link>
	  <description>
		<![CDATA[ Bolu’da jandarma ekiplerinin gerçekleştirdiği kontrolde, izin belgesi olmadan yaklaşık 60 kilogram salyangoz topladığı belirlenen 2 kişiye idari yaptırım uygulandı. Salyangozlar yeniden doğal yaşam alanlarına bırakıldı. ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 24 Eylül 2026 tarihinde Merkez ilçeye bağlı Çobankaya köyü mevkiinde kontrol faaliyeti gerçekleştirdi.Yapılan kontroller sırasında 2 kişinin herhangi bir izin belgesi olmaksızın yaklaşık 60 kilogram ağırlığında salyangoz topladığı tespit edildi.Durumun bildirilmesi üzerine Bolu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince şahıslar hakkında idari yaptırım uygulandı.Yakalanan yaklaşık 60 kilogram salyangoz ise ekipler tarafından doğal yaşam alanları olan doğaya yeniden bırakıldı.Bolu İl Jandarma Komutanlığı, doğal yaşamın ve çevrenin korunmasına yönelik çalışmaların gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.&nbsp; ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/izinsiz-topladiklari-60-kilo-salyangoz-dogaya-birakildi</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
	  <category>Gündem</category>
	  <image>/fotolar/2026/09/izinsiz-topladiklari-60-kilo-salyangoz-dogaya-birakildi-77562.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/izinsiz-topladiklari-60-kilo-salyangoz-dogaya-birakildi-77562.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>Kararan Yarınlar</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/kararan-yarinlar</link>
	  <description>
		<![CDATA[  ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Sevgili okurlar,Bugün klavyenin başına geçerken içimde koca bir dağ, boğazımda yutkunamadığım ağır bir düğüm var. Bazen kelimeler, yaşanan acıyı tarif etmeye yetmez; harfler yan yana gelmekten utanır, cümleler paramparça olur. İşte bugün, yurdumuzun bir başka köşesinden gelen o kahredici haberle tam da böyle bir çaresizliği iliklerimize kadar hissettik.Düşünün ki bir okul… Bahçesinde gencecik fidanların koşuşturduğu, koridorlarında yarınlarımızın, umutlarımızın yankılandığı o kutsal çatı. Ve o çatının altında, ömrünü çocuklara, eğitime adamış bir öğretmen. İşin en acı, yüreği en çok yakan tarafı ise, bu fedakâr öğretmenin hayatına kasteden kişinin kendi canından, kanından biri, öz yeğeni olması. İnsanın gerçekten nutku tutuluyor. Bir yeğen, kendi kanından bir cana nasıl böyle kıyabilir? Hele ki bir eğitim yuvasının orta yerinde, gencecik lise öğrencilerinin o dehşet dolu bakışları arasında bu nasıl bir cinnettir?Bizler burada, Göynük’ün tarih kokan, huzur veren sokaklarında, kendi halinde yaşayan insanlarız. Ahilik kültürünün, sevginin ve büyük bir saygının mayaladığı bu topraklarda, öğretmenin yeri hep başkadır. Özellikle köy okullarımızdaki o cefakâr öğretmenlerimiz gibi yurdun dört bir yanında görev yapan tüm eğitimcilerimize derin bir minnet duyarak, onlara “eti senin kemiği benim” teslimiyetiyle çocuklarımızı emanet ediyoruz. Öğretmen demek; ana demek, baba demek, karanlıkta yol gösteren bir fener demekti.Peki ne oldu bize? Ne ara bu kadar koptuk o güzelim değerlerimizden? Ne ara şiddet, en mahrem, en güvenli saydığımız sınırları, okul kapılarını bile aşıp pervasızca içeri sızdı?O okulun kapısında yaşananlar, zihnimde korkunç bir fotoğraf karesi gibi asılı kaldı. Okulun soğuk demir parmaklıkları, kapıda bekleyen çaresiz kalabalık, jandarmamız, polisimiz… Bir okul kapısında o üniformaların; korumak, yaşatmak için çırpınan güvenlik güçlerimizin cinayet nöbeti için, olay yeri incelemesi için bulunması hepimizin ortak ayıbı, hepimizin kanayan yarasıdır. O koridorlarda neşeli zil sesi yerine silah sesinin yankılanması, bir toplumun vicdanında açılan en derin, en korkunç gediklerden biridir.Bu yaşananlar sadece adli bir vaka, akşam haberlerinde izleyip geçeceğimiz sıradan bir asayiş bülteni haberi değil dostlar. Bu, aile içi öfkenin, dizginlenemeyen hırsın ve gözü dönmüşlüğün artık hiçbir kutsal tanımadığının en acı ispatı. Eğer bir toplumda şiddet, elini kolunu sallayarak eğitim yuvalarına kadar fütursuzca girebiliyorsa, şapkamızı önümüze koyup çok ama çok uzun düşünmemiz gerekiyor. Biz nerede yanlış yapıyoruz? Hangi ara insanlığımızı, merhametimizi, o köklü ve masum saygımızı kaybettik?Bugün, toprağa düşen sadece bir can değil; hepimizin geleceğinden, umudundan koparılan koca bir parçadır. O değerli öğretmenimize Allah’tan sonsuz rahmet; kederli ailesine, o travmayı gencecik yaşlarında omuzlamak zorunda kalan öğrencilere ve tüm eğitim camiasına sabırlar diliyorum.Dilerim ki bu tarifsiz acı, artık derin uykumuzdan uyanmamız, giderek normalleşen bu şiddet sarmalına karşı sarsılmaz, tek yürek bir duvar örmemiz için son ikazımız olur. Zira toplum olarak kaybedecek bir canımız, şiddete kurban edilecek tek bir okul bahçemiz daha kalmadı.Tüm öğretmenlerimize ve değerli okurlara saygılarımla, ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/kararan-yarinlar</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
	  <category></category>
	  <image>/fotolar/2026/09/kararan-yarinlar-17385.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/kararan-yarinlar-17385.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>Bolu Göynük’te Asırlara Tanıklık Eden Taş: Melez (Kemer) Köprüsü</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/bolu-goynukte-asirlara-taniklik-eden-tas-melez-kemer-koprusu</link>
	  <description>
		<![CDATA[  ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Bolu’nun güneybatısında, saklı bir vadiye kurulmuş Göynük, Osmanlı’nın kuruluş yıllarından günümüze uzanan nadide bir yerleşim. Geleneksel ahşap konakları, Gazi Süleyman Paşa Camii ve Hamamı, Akşemseddin Türbesi ve Zafer Kulesi ile tanınan bu Cittaslow (Sakin Şehir) ilçesinde yer alan şimdilerde yok olmuş güzel anılarda kalmış tarihi bir köprüden bahsetmek isterim sizlere; Çamlıca Köyü’nün Melez Mahallesi’nde yer alan ve kaynaklarda “Melez Köprüsü” ya da halk arasında “Kemer Köprü” olarak anılan tarihi taş köprü. 1967 yılında ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nin “Göynük: A Town in a Timber Region” başlıklı araştırmasında belgelenen köprü, kesme taş ve moloz taş kullanılarak inşa edilmiş tek sivri kemerli bir yapıydı. O dönemde birkaç taş ve korkuluk duvarı dışında sağlam durumdaydı. Sivri kemer formu, Osmanlı ve öncesi Anadolu köprü mimarisinin tipik özelliklerini yansıtır; suyun baskısına direnen, yükü dengeli dağıtan ve estetik bir zarafet taşıyan bir mühendislik örneğidir. Köprünün bulunduğu Melez Mahallesi’nin adı, 1928 kayıtlarında “Melyas” olarak geçmektedir; bu da yerleşimin köklü geçmişine işaret eder.Göynük, Roma askeri yolu “Dadastan”ın geçtiği, Bizans kalelerinin yükseldiği, Umur Han Beyliği’nin merkezi olduğu ve 1323’te Osman Gazi döneminde Osmanlı topraklarına katılan bir yerdir. Orhan Gazi’nin oğlu Gazi Süleyman Paşa’nın 1331-1335 yılları arasında yaptırdığı cami ve hamam, bölgenin erken Osmanlı dönemindeki önemini gösterir. Bu coğrafyada köprüler yalnızca ulaşım aracı değil, kervan yollarının, ticaretin ve günlük yaşamın can damarıydı. Melez Köprüsü de muhtemelen yerel dereler üzerinde, köyler arası bağlantıyı sağlayan mütevazı ama dayanıklı bir geçit noktası olarak yüzyıllarca hizmet vermiştir.Ne yazık ki bugün köprünün yerinde betonarme bir yapı bulunmaktadır. 20. yüzyılın ikinci yarısında birçok Anadolu köprüsünde olduğu gibi, modern ihtiyaçlar ve bakım eksikliği nedeniyle orijinal taş yapı yerini yeni bir inşaata bırakmıştır. Bu durum, kültürel mirasın korunması konusundaki ortak bir sorunu bir kez daha hatırlatır: Taşın ömrü uzun olsa da, insan elinin ihmali onu hızla yok edebilir.Göynük’ün kentsel sit alanı statüsü, 100’ü aşkın tescilli konutu, cami, türbe ve çeşmeleriyle koruma altına alınmış olması sevindiricidir. Ancak Melez gibi daha küçük ölçekli, belki de “sıradan” görünen yapıların da envantere alınması ve belgelenmesi önemlidir. Çünkü her kemer, her taş, bir dönemin yaşam biçimini, ustalığını ve coğrafyayla kurduğu ilişkiyi taşır.Tarihi Melez Kemer Köprüsü’nün hikâyesi, Göynük’ün sessiz ama derin hafızasının bir parçasıdır. Belki bir gün, eski fotoğraflar, haritalar ve yerel anlatılar sayesinde bu köprünün izleri daha ayrıntılı ortaya çıkarılır; belki de benzer yapılar restore edilerek yeniden hayat bulur. Çünkü bir köprü sadece iki yakayı birleştirmez; geçmişi bugüne, insanı toprağa bağlar.Kimbilir kaç yolcu geçti üzerinden…Kaç asker uğurlandı, kaç yolcu karşılandı, kaç dost birbirine burada rastladı?Ve belki de en güzeli…Kaç gelin alayı bu köprünün üzerinden geçerken Göynük sokaklarını düğün türkülerine boğdu?Orada Göynük’ün günlük hayatına şahit oldu&nbsp;Gidenleri…Gelenleri…Bekleyenleri…Uğurlananları…Kavuşanları…Ve yeni bir hayata başlayanları…&nbsp; ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/bolu-goynukte-asirlara-taniklik-eden-tas-melez-kemer-koprusu</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
	  <category></category>
	  <image>/fotolar/2026/09/bolu-goynukte-asirlara-taniklik-eden-tas-melez-kemer-koprusu-20260928134303.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/bolu-goynukte-asirlara-taniklik-eden-tas-melez-kemer-koprusu-20260928134303.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>ALEVLER KÜMESİ SARDI! SAMAN BALYALARI KÜLE DÖNDÜ</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/alevler-kumesi-sardi-saman-balyalari-kule-dondu</link>
	  <description>
		<![CDATA[ Bolu’nun Mudurnu ilçesine bağlı Kavallar köyünde, saman balyalarının depolandığı kümeste çıkan yangın paniğe neden oldu. ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Edinilen bilgiye göre, içerisinde tavuk bulunmayan ve saman balyalarının depolandığı kümeste henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, kümesin tamamını sardı.Gökyüzünü kaplayan yoğun duman ve alevleri gören vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye 112 Acil Çağrı Merkezi tarafından itfaiye ekipleri sevk edildi.Kısa sürede olay yerine ulaşan ekipler, alev topuna dönen kümese müdahale etti. İtfaiye ekiplerinin yoğun çalışması sonucu yangın, çevredeki alanlara sıçramadan kontrol altına alınarak söndürüldü.Yangında kümes ve içerisinde bulunan saman balyaları kullanılamaz hale geldi.Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatıldı.&nbsp; ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/alevler-kumesi-sardi-saman-balyalari-kule-dondu</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
	  <category>Gündem</category>
	  <image>/fotolar/2026/09/alevler-kumesi-sardi-saman-balyalari-kule-dondu-97545.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/alevler-kumesi-sardi-saman-balyalari-kule-dondu-97545.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>SOYADINDAN ÖNCE LAKAP VARDI</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/soyadindan-once-lakap-vardi</link>
	  <description>
		<![CDATA[  ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Bazen düşünüyorum da, takriben kırk – kırk beş yıl önce insanlar lakap takarken çok acımasızdı. Günümüzde piyasaya sunulan ürünlere isim koyma konusunda bile (ırk ayrımcılığını çağrıştırıyor diye yakın zamanda Eti Negro’nun ismi Nero’ya dönüştürülmüştü hatırlarsınız) çeşitli çevrelerin gösterdiği hassasiyet göz önüne alındığında eskiden takılan lakapların acımasızlık seviyesi daha iyi anlaşılır diye düşünüyorum.İnsanların bedensel ya da zihinsel engelleri lakap olarak kullanılırdı mesela. Benim de çocuk yaşlarından itibaren kullandığım gözlük nedeniyle sıkça maruz kaldığım dörtgöz ya da görece büyük kulaklarım nedeniyle karşılaştığım kepçe gibi, konuşma engeli bulunan kişileri betimlerken kullanılan samut gibi, bir elini ya da kolunu kullanamayanlar için kullanılan çolak ya da ayağı aksayanlar için kullanılan topal gibi, çocukluğumuzda tüm yaşıtlarım gibi benim de gölgesinden bile korktuğum Deli Hasan gibi... Bu kötü örnekleri çoğaltmak mümkün ama ben uzatmayacağım.Bir başka acımasızca lakap takma durumunu da kırsal kesimde, köylerde görürsünüz.Mesela adam hasbelkader ortalık yerde gaz çıkarmışsa onun adı artık Zartlak Mustafa’dır. Fakir bir adamsa lakabı Metelik Mehmet olabilir. Adamın lakabı Oralet Cemil, biraz fazlaca sarışın olmasından dolayı. Fazlaca göz kırpma gibi bir rahatsızlığı olan Ragıp amcaya Selektör Ragıp diyor da olabilirler. Camiden ampul aşırırken yakalanan Süleyman amcanın lakabı da Edison Süleyman’dır mesela! Beni en çok şaşırtan lakaplardan biri de Format Hüseyin’di. Adamı bilgisayarcı zannederdim ama kazın ayağı öyle değilmiş: Köyden Şevket amcayla kavga ederken adamcağıza öyle bir yumruk atmış ki Şevket amca geçici olarak hafızasını yitirmiş. Adamın ismi olmuş Format Hüseyin...Dedemler 4 kardeşti. Büyükten küçüğe lakapları; Paket Ali (kilolu olduğundan muhtemelen), Sinsi Veli (lakabıyla müsemma), Alaman İsmet (sarışın ve mavi gözlü olduğundan) ve Şeytan Hikmet (iyimser olmak gerekirse askeri geçmişinden dolayı hareketli biri olmasından zannımca) şeklindeydi...Kimi zaman bu kötü lakaplardan bunalan ve maddi durumu müsait olanların hacca giderek otomatikman lakabını “hacı”ya çevirdiğini de görürsünüz. Sümsüklerin Hayriye teyzenin, Arabistan dönüşü Hacı Hayriye’ye dönüştüğüne şahit olmuş olabilirsiniz. Hacca gitmeye maddi durumu el vermeyenlerin de hac mevsiminde ortadan yok olup sürenin bitiminde o zamana kadar taşımak zorunda kaldığı lakabını sıfırlayarak ortaya çıktığı bile rivayet edilir.Günümüzde bu seçenek biraz zor. Çünkü hac sırasına bugün girseniz 10-12 yıl kurada çıkmayı beklemek zorunda kalırsınız. O kadar zaman geçene kadar da kim öle kim kala!Demem o ki, eskiden bir lakaptan kurtulmanın bedeli ya hacca gitmek ya da yıllarca o yükü taşımaktı. Bugün kimse kimseye ’Edison Süleyman’ veya “Zartlak Mustafa” demiyor belki ama geçmişin o filtresiz ve acımasız mizahı hâlâ hafızamızın bir köşesinde duruyor. Hac kurasını beklemeye ömrü yetmeyenlerin ruhu şâd olsun; ne diyelim, lakabımız ne olursa olsun adımız güzel kalsın!&nbsp; ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/soyadindan-once-lakap-vardi</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
	  <category></category>
	  <image>/fotolar/2026/09/soyadindan-once-lakap-vardi-20260927150325.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/soyadindan-once-lakap-vardi-20260927150325.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>Boyacılar Köyü’ne 2,4 MW’lık GES Projesi Gündemde</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/boyacilar-koyune-24-mwlik-ges-projesi-gundemde</link>
	  <description>
		<![CDATA[ İl Genel Meclisi İmar Komisyonu, Göynük Boyacılar Köyü’nde İstanbul Kent Üniversitesi mülkiyetindeki 45 bin 625 metrekarelik alanda planlanan Güneş Enerji Santrali (GES) projesini yerinde inceledi. 2.400 kWe kurulu güce sahip olması planlanan tesis için 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının onaylanması talep ediliyor. ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Göynük’te yenilenebilir enerji yatırımı açısından önemli bir proje daha gündeme geldi. Boyacılar Köyü’nde 116 ada 2 parsel numaralı taşınmaz üzerinde Güneş Enerji Santrali (GES) kurulmasına yönelik imar planı çalışmaları İl Genel Meclisi gündemine taşındı.İstanbul Kent Üniversitesi tarafından talep edilen proje kapsamında, üniversitenin mülkiyetinde bulunan yaklaşık 45 bin 625 metrekarelik (4,56 hektar) alanda GES kurulması planlanıyor.2.400 kWe kurulu güçHazırlanan plan ve teknik rapora göre projenin 2.400 kWe kurulu güce sahip olması öngörülüyor.Proje için Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Dayalı Üretim Tesis Alanı amaçlı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile GES amaçlı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı hazırlandı.Plan kapsamında yapılaşma koşulları E: 1.00, Yençok: 10,50 metre olarak belirlenirken, yoldan 5 metre, komşu parsellerden ise 3 metre çekme mesafesi öngörülüyor.Kurumlardan kapsamlı incelemeProjenin planlama sürecinde çok sayıda kamu kurum ve kuruluşundan görüş alındı.Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen görüşte, ilgili mevzuat hükümlerine uyulması ve gerekli kurum görüşlerinin alınması şartıyla planlama yapılabileceği belirtildi.Projenin kapasitesi nedeniyle ÇED Yönetmeliği kapsamında ÇED sürecine tabi olmadığı değerlendirilirken, yatırımın çevrenin korunmasına ve ekolojik dengenin bozulmamasına yönelik tedbirlere uyularak gerçekleştirilmesi gerektiği kaydedildi.İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ise taşınmazın Kuru Marjinal Tarım Arazisi (KTA) niteliğinde olduğunu belirterek, gerekli şartların yerine getirilmesi ve Toprak Koruma Projesine uyulması koşuluyla planlama talebinin uygun görüldüğünü bildirdi.Dere yatakları koruma altında tutulacakProjenin en önemli teknik başlıklarından biri ise su kaynakları ve dere yatakları oldu.DSİ 5. Bölge Müdürlüğünün görüşünde, taşınmazın batı sınırı ve içerisinden bir kuru dere, doğu sınırından ise Yağlı Deresi geçtiği belirtildi. Söz konusu alanların belirli bölümleri DSİ Koruma Alanı olarak ayrılırken, bu alanlar dışında kalan bölümde imar planı yapılması uygun görüldü.Faaliyet sırasında dere yataklarının korunması, bu alanlara katı atık veya hafriyat bırakılmaması ve taşkın risklerine karşı gerekli tedbirlerin alınması istendi.Sağlık koruma bandı önerilmiyorİl Sağlık Müdürlüğünün 28 Nisan 2026 tarihli görüşünde ise mevzuatta yapılan değişiklik sonrasında GES projelerinin 3. Sınıf Gayrisıhhi Müessese kapsamında değerlendirildiği ve bu nedenle proje için sağlık koruma bandı önerilmediği belirtildi.Bununla birlikte tesisin faaliyete geçebilmesi için ilgili mevzuat kapsamında işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınması gerektiği ifade edildi.Orman, yol ve afet açısından da incelendiBolu Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan incelemede parselin orman sınırları dışında ve orman sayılmayan alanda kaldığı tespit edildi.Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, jeolojik-jeoteknik etüt raporunda belirtilen hususlara uyulması ve yapılaşma aşamasında gerekli mühendislik önlemlerinin alınması şartıyla planlama açısından sakınca bulunmadığını bildirdi.Karayolları 4. Bölge Müdürlüğü de taşınmazın mevcut ve planlanan yol güzergâhlarının dışında kaldığını belirtti.İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmede ise alanın Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi veya Turizm Merkezi içerisinde bulunmadığı, yapılan arkeolojik yüzey araştırması ve incelemelerde herhangi bir kültür varlığına rastlanmadığı bildirildi.Jeolojik-jeoteknik etüt onaylandıProje alanına ilişkin hazırlanan jeolojik-jeoteknik etüt raporu 7 Ağustos 2026 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce onaylandı.Raporda inceleme alanı, yerleşime uygunluk açısından Önlemli Alan 2.1 (ÖA-2.1) olarak değerlendirildi.Son söz İl Genel Meclisi’ndeTüm kurum görüşleri, teknik değerlendirmeler ve hazırlanan imar planlarının ardından konu Bolu İl Genel Meclisi gündemine geldi.Eylül ayı toplantı gündeminde, Göynük ilçesi Boyacılar Köyü 116 ada 2 parselde hazırlanmış olan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Dayalı Üretim Tesis Alanı amaçlı nazım imar planı ve GES alanı amaçlı uygulama imar planının onanması talebi ele alındı.İl Genel Meclisi İmar Komisyonu üyeleri de projeyi yerinde değerlendirmek üzere Boyacılar Köyü’ne giderek planlanan GES alanında incelemelerde bulundu.Projenin hayata geçmesi halinde Göynük’te yenilenebilir enerji üretimine yönelik yeni bir tesis kurulması planlanıyor. İmar planlarının onay sürecinin tamamlanmasının ardından yatırımın diğer izin ve ruhsat süreçlerine geçmesi bekleniyor. ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/boyacilar-koyune-24-mwlik-ges-projesi-gundemde</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 18:03:00 +0300</pubDate>
	  <category>Gündem</category>
	  <image>/fotolar/2026/09/boyacilar-koyune-24-mwlik-ges-projesi-gundemde-20260925180506.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/boyacilar-koyune-24-mwlik-ges-projesi-gundemde-20260925180506.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>Patates Pazarı İçin Yeni Dönem Başlıyor</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/patates-pazari-icin-yeni-donem-basliyor</link>
	  <description>
		<![CDATA[ Bolu Ziraat Odası Başkanı Turan Cebeci, Odaya ait Patates Pazarı’nın 26 Eylül 2026 Cumartesi günü faaliyete başlayacağını duyurdu. ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Bolu’da patates üreticilerini yakından ilgilendiren önemli bir duyuru geldi. Bolu Ziraat Odası bünyesinde faaliyet gösteren Patates Pazarı, 26 Eylül 2026 Cumartesi günü yeniden hizmet vermeye başlayacak.Ziraat Odası Başkanı Turan Cebeci tarafından yapılan duyuruya göre Patates Pazarı, bundan böyle her cumartesi gecesi saat 23.00’te açılacak ve 02.00’de kapanacak.Ürünlerini pazara getirecek çiftçilerin belirtilen gün ve saatlere dikkat etmeleri istendi.Bolu Ziraat Odası Başkanı Turan Cebeci, uygulamanın tüm çiftçilere hayırlı olmasını dileyerek, üreticilere duyurunun önemle takip edilmesi çağrısında bulundu.Patates Pazarı çalışma saatleri:📅 Her cumartesi🕚 23.00 – 02.00📍 Bolu Ziraat Odası Patates Pazarı#Bolu #BoluZiraatOdası #PatatesPazarı #Çiftçi #Tarım&nbsp; ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/patates-pazari-icin-yeni-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
	  <category>Gündem</category>
	  <image>/fotolar/2026/09/patates-pazari-icin-yeni-donem-basliyor-20260925160104.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/patates-pazari-icin-yeni-donem-basliyor-20260925160104.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>AVM’de Kedi Krizi!</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/avmde-kedi-krizi</link>
	  <description>
		<![CDATA[ Bolu’da bir AVM’de bulunan Rossmann mağazasına girdiği belirtilen bir kedi, yakalama kafesine konuldu. DİHFED Bolu Temsilcisi Sezen Kutlu’nun aktardığı bilgilere göre kedi, Bolu Belediyesi ekiplerine teslim edilmedi ve başka bir şehre götürülmesi beklenirken kafesten çıkarılmadı. Olayın ardından üç ayrı kurumdan ekipler bölgeye giderek inceleme yaptı ve tutanak tuttu. ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Edinilen bilgilere göre olay, Bolu’daki bir AVM içerisinde bulunan Rossmann mağazasında yaşandı.Doğa İnsan Hayvan Hakları Federasyonu (DİHFED) Bolu Temsilcisi Sezen Kutlu’nun verdiği bilgilere göre, mağazaya girdiği belirtilen kedi yakalama kafesiyle yakalandı. Kutlu, kedinin Bolu Belediyesi ekiplerine teslim edilmediğini ve Düzce ya da Sakarya yönüne giden bir kişi aracılığıyla başka bir şehre gönderilmesinin planlandığını ifade etti.Kutlu’nun aktarımına göre kedi, gönderilecek kişi bulunana kadar yaklaşık bir karışlık kafeste tutuldu ve kafesten çıkarılmadı.Üç kurumdan ekipler olay yerine gittiYaşanan durumun bildirilmesi üzerine olayla ilgili olarak Milli Parklar, İl Emniyet Müdürlüğü ve Bolu Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekiplerinden birer ekip olmak üzere üç ayrı ekip bölgeye gitti.Ekipler tarafından olayla ilgili inceleme yapılırken, tutanakların da tutulduğu öğrenildi.Bolu Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından teslim alınan kedi, sağlık kontrolü ve gerekli işlemlerin yapılması amacıyla Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne götürüldü.Kedinin burnunda kanama ve çizik varKedinin burnunda kanama ve vücudunda çizik bulunduğu belirtilirken, bu yaraların nasıl meydana geldiğinin veteriner hekimlerin yapacağı muayene ve düzenlenen tutanaklarla netlik kazanması bekleniyor.Yaraların oluşma şekline ilişkin şu aşamada kesinleşmiş bir bilgi bulunmazken, olayın tüm yönleriyle araştırılması amacıyla gerekli görülmesi halinde AVM ve mağazaya ait kamera kayıtlarının da talep edileceği ifade edildi.Konu savcılığa taşınacakDİHFED Bolu Temsilcisi Sezen Kutlu, veteriner hekimlerin muayenesi ve hazırlanan tutanakların ardından elde edilecek bulgular doğrultusunda konunun savcılığa intikal ettirileceğini belirtti.Kedinin neden kafese konulduğu, ne kadar süre kafeste tutulduğu ve vücudundaki yaraların nasıl meydana geldiği yapılacak incelemelerin ardından netlik kazanacak. ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/avmde-kedi-krizi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
	  <category>Gündem</category>
	  <image>/fotolar/2026/09/avmde-kedi-krizi-80926.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/avmde-kedi-krizi-80926.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>ADALETİN TEMELİ KANUN KADAR VİCDANDIR</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/adaletin-temeli-kanun-kadar-vicdandir</link>
	  <description>
		<![CDATA[  ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ 25.09.2026 Tarihli Cuma Günü YazısıHukuk mesleği, yalnızca kanunları bilerek yerine getirilebilecek bir meslek değildir. Hukukçu yetiştirmek; bilgi kadar vicdana, muhakeme kadar ahlaka, mesleki yeterlilik kadar insan sevgisine emek vermeyi gerektirir. Çünkü bir hukukçunun sözü, kararı veya işlemi, çoğu zaman bir insanın hayatına, özgürlüğüne, ailesine ve geleceğine dokunur.Hukuk devleti, yalnızca anayasalarda ve kanunlarda yazılı hükümlerle hayat bulmaz. Onu yaşatan; bağımsız ve tarafsız hâkim, hakkaniyet duygusuyla görev yapan savcı, savunma hakkını cesaretle kullanan avukat, hukuki güvenliğe hizmet eden noter, nitelikli hukukçular yetiştiren öğretim üyesi ve taşıdığı sorumluluğun bilincindeki yöneticidir. Her birinin görevi farklıdır; fakat hepsinin hizmet ettiği amaç aynıdır: Hakkın korunması ve adaletin gerçekleşmesi.Bu amacı taşıyan hukukçu, küçük hesapların peşine düşmez. Makamını, yetkisini veya bilgisini bir üstünlük aracı olarak görmez. İş sahiplerine ve meslektaşlarına nezaketle yaklaşır; kendisine duyulan güveni kişisel menfaatine feda etmez. Mesleki saygınlığın unvandan önce dürüstlükle, tutarlılıkla ve zor zamanda sergilenen adil tavırla kazanıldığını bilir.Geçmişte yaşadığımız ağır tecrübeler bize, adalet duygusunun ne kadar kıymetli ve onu koruma sorumluluğunun ne kadar büyük olduğunu göstermiştir. Şimdi görevimiz, yaraları derinleştirmek değil; hukuka bağlılık, liyakat, dürüstlük ve hakkaniyetle milletin güvenini güçlendirmektir. Çünkü adalet, ancak onu arayan insanın gönlünde de karşılık bulduğunda gerçek anlamına kavuşur.Değerli hâkim, savcı, avukat ve noter meslektaşlarım; mesleklerimizin sorunlarını konuşarak, birbirimizi dinleyerek ve ortak akılla çözebiliriz. Farklı görevlerimiz ve görüşlerimiz, birbirimize duyduğumuz saygıya engel olmamalıdır. Meslek kuruluşlarımız da bu anlayışla, adalet hizmetinin saygınlığı için birlikte çaba göstermelidir. Hiçbirimizin itibarı, bir diğerinin zayıflamasıyla yükselmez. Hepimizin itibarı, milletimizin adalete duyduğu güvenle yükselir.Bu sebeple bilgimizi, tecrübemizi ve bütün gayretimizi aziz milletimizin adalet beklentisine adayalım. Birbirimize karşı anlayışlı, görevimize karşı titiz, hakikate karşı dürüst olalım. Unutmayalım ki adaletin mülkün temeli olduğuna inanan bir milletin hukukçuları için en büyük onur, milletin vicdanında güvenilir bir yer edinebilmektir.Mehmet YılmazYargıtay Onursal ÜyesiNoterler Birliği Genel Sekreteri ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/adaletin-temeli-kanun-kadar-vicdandir</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 08:35:00 +0300</pubDate>
	  <category></category>
	  <image>/fotolar/2026/09/adaletin-temeli-kanun-kadar-vicdandir-45067.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/adaletin-temeli-kanun-kadar-vicdandir-45067.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>Gölköy ve Abant’ın Özel Türleri Uluslararası Sahneye Çıktı</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/golkoy-ve-abantin-ozel-turleri-uluslararasi-sahneye-cikti</link>
	  <description>
		<![CDATA[ Bolu’nun su ürünleri üretiminde öne çıkan özel türleri, İzmir’de düzenlenen 12. Future Fish Eurasia Fuarı’nda ziyaretçilerle buluştu. ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Su ürünleri, akuakültür ve balıkçılık teknolojileri sektörünü uluslararası düzeyde bir araya getiren 12. Future Fish Eurasia Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını açtı.Fuarda Tarım ve Orman Bakanlığı standında yerini alan Bolu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Bolu’da yetiştirilen özel su ürünlerini sektör temsilcileri ve ziyaretçilerin beğenisine sundu.Bolu İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne bağlı Gölköy Su Ürünleri Üretim İstasyonu ile Abant Alabalık Üretim İstasyonu’nda özenle yetiştirilen türler, fuarın dikkat çeken ürünleri arasında yer aldı.Bolu’nun özel türleri sergileniyorFuar kapsamında;Karaca mersin balığı,Sivriburun mersin balığı,Kırmızı benekli alabalık,Endemik tür olan Abant alasıziyaretçilere tanıtılıyor.Bolu’nun su ürünleri alanındaki üretim kapasitesini ve sahip olduğu biyolojik çeşitliliği uluslararası platforma taşıyan fuarda, özellikle Abant alası ziyaretçilerin ilgisini çeken türler arasında bulunuyor.26 Eylül’e kadar ziyaret edilebilecekTürkiye’nin su ürünleri üretim potansiyeline ve sürdürülebilir balıkçılığa dikkat çekilmesi amacıyla düzenlenen fuarda Bolu’nun özel türleri, 24-26 Eylül tarihleri arasında Fuar İzmir C Hol’deki Tarım ve Orman Bakanlığı standında sergilenmeye devam edecek.Bolu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, sektör paydaşlarını ve vatandaşları fuar alanındaki standa davet etti.Bolu’nun Gölköy ve Abant’ta yetiştirilen özel balıkları, bu kez uluslararası fuarda vitrine çıktı.#Bolu #Gölköy #Abant #Balıkçılık #SuÜrünleri&nbsp; ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/golkoy-ve-abantin-ozel-turleri-uluslararasi-sahneye-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 21:55:00 +0300</pubDate>
	  <category>Gündem</category>
	  <image>/fotolar/2026/09/golkoy-ve-abantin-ozel-turleri-uluslararasi-sahneye-cikti-33416.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/golkoy-ve-abantin-ozel-turleri-uluslararasi-sahneye-cikti-33416.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>150 KİŞİLİK TYP İSTİHDAMI İÇİN BAŞVURULAR BAŞLADI</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/150-kisilik-typ-istihdami-icin-basvurular-basladi</link>
	  <description>
		<![CDATA[ Bolu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde 150 kişinin istihdam edileceği Toplum Yararına Program (TYP) için başvurular başladı. ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasında imzalanan Toplum Yararına Program (TYP) Protokolü kapsamında Bolu’da 150 kişilik kontenjan ayrıldı.Program kapsamında temizlik faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla personel istihdam edilecek. TYP protokolüne ilişkin imzalar, Bolu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Vekili Gökhan Yiğit ile Bolu Gençlik ve Spor İl Müdürü Emrullah Güler tarafından atıldı.BAŞVURULAR 29 EYLÜL’E KADAR150 kişilik kontenjan için başvurular 24-29 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.Başvurular;e-Devlet,İŞKUR e-Şube,ALO 170,İŞKUR Mobilüzerinden yapılabilecek.Başvuru kanallarına ulaşmakta güçlük yaşayan vatandaşlar ise başvurularını İŞKUR Bolu İl Müdürlüğü aracılığıyla gerçekleştirebilecek.KURA 1 EKİM’DEPrograma ilişkin kura çekimi 1 Ekim 2026 tarihinde saat 10.30’da, Bolu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda yapılacak.TYP kapsamında çalışmaya hak kazananların programı 12 Ekim 2026’da başlayacak ve 10 Nisan 2027’de sona erecek.Programın, başta özel politika gerektiren gruplar olmak üzere işsizlerin çalışma alışkanlıklarını ve iş disiplinini korumalarına katkı sağlaması ve geçici gelir desteği sunması amaçlanıyor.&nbsp; ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/150-kisilik-typ-istihdami-icin-basvurular-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 20:25:00 +0300</pubDate>
	  <category>Gündem</category>
	  <image>/fotolar/2026/09/150-kisilik-typ-istihdami-icin-basvurular-basladi-31729.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/150-kisilik-typ-istihdami-icin-basvurular-basladi-31729.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>Bolu İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş’tan Göynük’e Veda Ziyareti</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/bolu-il-muftusu-huseyin-demirtastan-goynuke-veda-ziyareti</link>
	  <description>
		<![CDATA[ Kocaeli İl Müftülüğü görevine atanan Bolu İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş, Göynük’te veda ziyaretinde bulundu. ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Bolu İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş, Kocaeli İl Müftülüğü görevine atanmasının ardından Göynük’e veda ziyaretinde bulundu.Göynük’te birlikte mesai yaptığı imamlar ve din görevlileriyle bir araya gelen Demirtaş, mesai arkadaşlarıyla sohbet ederek helalleşti.Demirtaş, öğle namazının ardından Gazi Süleyman Paşa Camii’nde cemaate vaaz ve nasihatte bulundu. Göynük’te görev yaptığı süre içerisinde din hizmetlerinin önemine değinen Demirtaş, cami ve cemaatin birlik, beraberlik ve dayanışmadaki önemini vurguladı.Göynük ziyaretinde din görevlileri ve vatandaşlarla vedalaşan Demirtaş, Bolu’da görev yaptığı süre boyunca edindiği güzel hatıralarla şehirden ayrılacağını ifade etti.Bolu İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş, 25 Eylül 2026 Cuma günü Bolu Yıldırım Bayezid Camii’nde gerçekleştireceği son cuma vaazının ardından Bolu’ya veda edecek. Demirtaş, 28 Eylül 2026 Pazartesi günü Kocaeli İl Müftüsü olarak yeni görevine başlayacak.Göynük Gazetesi olarak, Bolu’da görev yaptığı süre boyunca gerçekleştirdiği hizmetler için Hüseyin Demirtaş’a teşekkür ediyor, Kocaeli İl Müftülüğü görevinde başarılar diliyoruz.&nbsp; ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/bolu-il-muftusu-huseyin-demirtastan-goynuke-veda-ziyareti</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 21:43:00 +0300</pubDate>
	  <category>Gündem</category>
	  <image>/fotolar/2026/09/bolu-il-muftusu-huseyin-demirtastan-goynuke-veda-ziyareti-37947.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/bolu-il-muftusu-huseyin-demirtastan-goynuke-veda-ziyareti-37947.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>İKİ YIL BOŞ KALAN TARIM ARAZİLERİ ÜRETİME KAZANDIRILACAK</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/iki-yil-bos-kalan-tarim-arazileri-uretime-kazandirilacak</link>
	  <description>
		<![CDATA[ Bolu’da üst üste iki yıl süreyle işlenmeyen tarım arazilerinin kiraya verilerek yeniden tarımsal üretime kazandırılması için süreç başladı. ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde yürütülen uygulama kapsamında, üst üste iki yıl süreyle işlenmeyen tarım arazilerinin tespitine yönelik arazi kontrolleri tamamlandı. Komisyonlar tarafından yapılan çalışmaların ardından kiraya verilecek arazilere ilişkin ilçe bazlı listeler hazırlandı.LİSTELER 7 GÜN ASKIDA KALACAKHazırlanan listeler, 23 Eylül 2026 tarihinden itibaren 7 gün süreyle ilgili köy ve mahalle muhtarlıklarında vatandaşların bilgisine sunulacak.Listelerde yer alan arazileri kiralayarak tarımsal üretim yapmak isteyen vatandaşların, askı süresi içerisinde başvuruda bulunması gerekiyor.BAŞVURU NASIL YAPILACAK?Tarım arazilerini kiralamak isteyenlerin, Tarım Arazisi Kiralama Talep Formu (Ek-12) ile birlikte ilgili İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine şahsen başvurmaları gerekiyor.Uygulamayla işlenmeyen tarım arazilerinin yeniden üretime kazandırılması, tarımsal üretimin artırılması ve atıl durumdaki toprakların ekonomiye kazandırılması hedefleniyor.Vatandaşlar, kiraya verilecek arazilere ilişkin ilçe bazlı listeler ve başvuru süreci hakkında detaylı bilgiyi İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinden alabilecek.&nbsp; ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/iki-yil-bos-kalan-tarim-arazileri-uretime-kazandirilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
	  <category>Gündem</category>
	  <image>/fotolar/2026/09/iki-yil-bos-kalan-tarim-arazileri-uretime-kazandirilacak-20260922161008.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/iki-yil-bos-kalan-tarim-arazileri-uretime-kazandirilacak-20260922161008.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>UNVAN MI İNSAN MI?</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/unvan-mi-insan-mi</link>
	  <description>
		<![CDATA[  ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Uzunca bir süredir deyim yerindeyse nadasa bıraktığım, olgunlaşmasını beklediğim bir yazıyı sizlerle paylaşmak isterim.Hepinizin malumu olan bir kıssa vardır: Adam, sürekli oğluna sen adam olamazsın dermiş. Günümüz çocuklarına “aman psikolojisi bozulmasın” düşüncesi ile pek de söylenmesi mümkün olmayan bir söz öbeği bu. Ama hikâye bu ya, bu adam dermiş işte. Artık adam olacak dana b*kundan belli olur düşüncesi mi etkili oldu, bilemeyiz. Aradan yıllaar yıllar geçmiş ve bu hitaba maruz kalan oğul, olur ya, gitmiş hükümdara vezir olmuş. Vezir olunca ilk icraatı da yıllar yılı kendisini, sen adam olamazsın hitabıyla rencide ettiğini düşündüğü babasını makamına yaka paça getirtmek olmuş. Hem de askerler eşliğinde eli kolu bağlı vaziyette... Babasını mevcutlu getirtmiş makamına anlayacağınız! Adamcağız ne olduğunu hala anlamamış ama arkası dönük vaziyette pencereden dışarı bakan vezir, yani oğlu ağır ağır yüzünü dönmüş ve “Selam sana eyy baba! Nasıl, rahat geldin mi?” diye sormuş. Cevap beklemeksizin de eklemiş: “Hani bana yıllar boyunca adam olamazsın demiştin ya… Bak ben koskoca vezir oldum. Pişman mısın söylediğine?” Baba şöyle bir bakmış vezir makamını işgal eden oğluna ve demiş ki: “Oğul ben sana vezir olamazsın demedim ki, adam olamazsın dedim!!!”Hikâye bize hep buraya kadar anlatıldı. Baba gayet ağır bir biçimde lafı gediğine koyduğunda bitirildi. Sonrasında ne olup bittiği hikâyeyi dinleyenlerin hayal gücüne bırakıldı. Acaba vezir olmuş ama adam olamamış oğul nedamet getirip babasından af mı diledi? Yoksa babasının öngörüsünü haklı çıkarırcasına son bir darbe daha diyerek babasının boynunu mu vurdurdu, bunu bilemiyoruz. İkinci seçenek daha yakın geliyor bana. Derler ya liyakatsizi padişah etmişler, önce babasını kesmiş!Bizde âdettendir; “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusuna iri kıyım cevaplar vermekten biraz zevk alırız. Başbakan, vali, astronot, doktor… Bir kişi de çıkıp “Ben adam olacağım” demez. Aslına bakarsanız demelidir…Asıl mesele vezir olmak değil, vezir gibi davranabilmek...Makamla büyüyen değil, tavrıyla, duruşuyla hatta tevazusuyla büyüyen insan lazım bizim memlekete. Göynük gibi sınırları içine girer girmez manevi atmosferi ile insanı sarıp sarmalayan güzide bir yerde bile sıra numarası almadan bankada, hastanede milletin sırasını gasp eden, “hamili kart yakinimdir” yazılı kartvizitler taşıyarak muteber kişi maskesiyle dolaşanların sayısı çoksa eğer, vezir olsa ne olur, vezir makamında çay kahve içse ne olur! &nbsp;Üniversiteyi bitirmiş ama insan ilişkilerinden sınıfta kalmış, özgeçmişinde üç dil yazan ama ana babasına, büyüklerine iki çift tatlı söz edemeyen tiplerin sayısının azımsanmayacak ölçüde çoğaldığına şahitlik ediyoruz. Adamlığın ise okulu, diploması yok, ama eksikliği her yerde hissediliyor.İğneyi başkalarına batırdık, çuvaldızı kendimize çevirelim. Bugün biri bize “Sen adam olmuşsun” dese, sevinir miyiz, gurur mu duyarız bu ifadeden? Yoksa “Ben zaten adamdım” diyerek yüksek egolu bir cevap mı veririz? Adamlık, büyüklükten değil, basitlikten geçer bazen. Karşıdan karşıya geçenlere yol vermekten, yaşlı ya da düşkün birine menfaat gözetmeksizin yardım etmekten, bir çocuğun başını okşamaktan, konumu ne olursa olsun insanlara karşı üslubumuza dikkat etmekten… Rahmetli annemin sıkça söylediği bir söz vardı: İnsan büyüdükçe küçülmeli derdi. Bendeniz de bir ekleme yapıyorum: Boş başaklar dik durur, dolu olanlar ise eğilir...Hikayedeki “Vezir olamazsın” kısmı kariyere, “adam olamazsın” kısmı ise karaktere dokunur. Biri özgeçmişe yazılır, diğeri mezar taşına. Vezir olmak da güzeldir, ama adam olmak daha güzeldir. İnsan bazen en yüksek makamlara çıkar ama kendine inemez. Oysa gerçek yolculuk yukarıya değil, içeriye doğrudur. Ve kim bilir, belki de en büyük unvan, ardımızdan fısıldanan o sade cümlede saklıdır:“İyi insandı…”(Yazarın Notu: Yazıda devamlı surette adam ifadesi kullandığımız için cinsiyetçilikle suçlanabiliriz. Buradaki adam kelimesi erkek ya da kadını değil düpedüz kâmil insanıbetimlemektedir. Yazarın Notunun sonu) ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/unvan-mi-insan-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
	  <category></category>
	  <image>/fotolar/2026/09/unvan-mi-insan-mi-58811.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/unvan-mi-insan-mi-58811.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>Biz Çocukken…</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/biz-cocukken</link>
	  <description>
		<![CDATA[  ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Kıymetli okurlar, sevgili hemşehrilerim...Bugün çayımı demleyip, pencereden bizim memleketin o güzelim yeşiline, Göynük’ün o puslu ama bir o kadar da huzur veren sabahına bakarken, dilime eski bir şarkının sözleri takıldı. Hani hepimizin kalbinin en kuytu köşesine dokunan o mısralar var ya: "Biz çocukken ne güzel çiçekli kırlardık..."Sahi, ne güzel çocuklardık biz. Şöyle bir anlığına gözlerinizi kapatın ve o eski günlere dönün. Göynük’ün o tozlu yollarında sabahtan akşama kadar koşturduğumuz, dizlerimizin kanamasına zerre aldırmadığımız o telaşsız, o dertsiz zamanlara...&nbsp;Üstümüz başımız çamur içinde kalırdı ama içimiz suları berrak bir pınar gibiydi. Bir dal parçasını kılıç, iki taşı kale yapar, sabahtan akşama kadar o kurduğumuz dünyada krallar gibi yaşardık.&nbsp;Menfaat nedir bilmezdik, kimsenin arkasından hesap kitap yapmaz, yarını düşünmezdik. Bizim için dünya sadece oyundan, güvenden ve sevgiden ibaretti. Bir masalda saklanan günahsız meleklerdik gerçekten; rengarenk düşleri olan, gökyüzüne bakarken kanatlanıp uçacağını sanan o özgür kuşlar... O vakitler bizim için her mevsim yazdı; hep aşk, hep sevdaydık.Sonra ne oldu dostlar? Her gün döndü dünya... Döndü, döndü ve biz o masumiyet oyunundan, o çiçekli kırlardan birer birer çekilip alındık. O berrak pınarların yerini, hayatın o bitmek bilmeyen telaşları, geçim dertleri, resmi evraklar, fatura kuyrukları, yetişilmesi gereken mesailer ve yorgunluklar aldı.&nbsp;Büyümeyi bir marifet, varılacak en güzel menzil sanırken, meğer o memleketin yamaçlarında bıraktığımız çocukluğumuzmuş hayatın en güzel çağı.&nbsp;Ne çabuk inandık büyüdüğümüze, ne çabuk unuttuk o saf halimizi...Bugün hangimiz zamanın o kırık aynasının karşısına geçip şöyle uzun uzun kendine bakmaya cesaret edebilir? O aynaya baktığımızda gördüğümüz, o eski pervasız, neşeli çocuk değil maalesef. Solgun yılların, çekilen sıkıntıların omuzlarımıza yüklediği yorgun bir gölge duruyor karşımızda. Gözlerimizin etrafındaki o ince çizgilere bakıp dudaklarımızdan dökülen o meşhur soruyu soruyoruz hepimiz: "Kimdik, kim olduk biz?"Hayatın acımasız çarkları arasında koştururken, o aynadaki gölge dönüp bize usulca fısıldıyor: "İşte bu senden geriye kalan." O an insanın içinden derin, çok derin bir "Vay be!" kopuyor. Hayatın elinde ne kadar biçare, zamanın karşısında ne kadar aciz olduğumuzu iliklerimize kadar hissediyoruz.&nbsp;Aynanın sırrı dökülmüş, gençliğin yeli geçmiş ve geriye sadece yorgun bir insan kalmış gibi hissediyoruz.Ama durun, yazıyı burada, bu hüzünlü ve boynu bükük yerde bitirmeyeceğim. Çünkü bizim kanımızda, bizim toprağımızda umutsuzluğa yer yok. Şarkının o can alıcı yeri, bize asıl reçeteyi, asıl ilacı veriyor: "Asla bitmez hayatta güneşli yarınlar, Her yürekte yaşayan bir çocuk varsa umut var!"Zaman yüzümüzü kırıştırabilir, hayat omuzlarımıza tonlarca yük bindirebilir. Gölgemiz yorgun düşebilir, adımlarımız eskisi kadar hızlı olmayabilir. Fakat o göğüs kafesimizin altında çırpınan kalpteki çocuğu yaşatmak, tamamen bizim elimizde. Sokakta koşan bir çocuğu gördüğümüzde gözlerimizin içi gülüyorsa, yeni demlenmiş bir çayın kokusu içimizi ısıtıyorsa, bir bahar sabahı yüzümüze vuran güneşe ya da bereketiyle yağan yağmura şükredebiliyorsak... O çocuk hala orada, bizimle beraber nefes alıyor demektir.Sevgili okurlar, o kırık aynada yorgun gölgemize bakıp hayıflanmak yerine, içimizdeki o neşeli çocuğa sıkıca sarılalım. O çocuğu dünyanın kahrına ezdirmeyelim; onun merhametini, onun saf sevgisini kaybetmeyelim.&nbsp;Çünkü dünya ancak o çocukların gözünden bakabildiğimiz sürece yaşanabilir, güzel bir yer olacak.Kalın sağlıcakla; içinizdeki o pırıl pırıl çocuğun ellerini hiç bırakmadan, her yeni güne umutla uyanarak...Sevgilerimle,&nbsp; ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/biz-cocukken</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
	  <category></category>
	  <image>/fotolar/2026/09/biz-cocukken-20260921122234.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/biz-cocukken-20260921122234.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>GÜVENİN KURUMSALLAŞMIŞ HÂLİ: NOTERLİK</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/guvenin-kurumsallasmis-hli-noterlik</link>
	  <description>
		<![CDATA[  ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ &nbsp;Kökenleri Antik Roma dönemindeki scriba, tabellio ve notariuslara kadar uzanan noterlik; insanlığın hukuk düzeni içinde geliştirdiği en eski, köklü ve seçkin kurumlardan biridir. Çağlar değişmiş, devletler kurulup yıkılmış, hukuk sistemleri farklılaşmış; ancak insanların iradelerini güven içinde açıklama, hukukî işlemlerini kayıt altına alma ve gelecekte doğabilecek uyuşmazlıkları daha doğmadan önleme ihtiyacı hiçbir zaman ortadan kalkmamıştır.Bu nedenle noterlik, tarih boyunca yalnızca belge düzenleyen teknik bir makam değil; hukuka duyulan güvenin, toplumsal barışın ve hukukî istikrarın teminatı olan seçkin bir hukuk mesleği olarak varlığını ve önemini korumuştur.İslam hukuku da insanlar arasındaki borç ve hukukî ilişkilerin yazılı hâle getirilmesine büyük önem vermiştir. Kur’an-ı Kerim’in en uzun ayeti olan Bakara Suresi’nin 282’nci ayetinde, belirli bir vadeye bağlı borç ilişkilerinin yazılması, yazıcının tarafsızlık ve adaletle hareket etmesi ve işlemin tanıklar huzurunda güvence altına alınması emredilmiştir. Böylece yazılı belge, adil yazıcı ve tanıklık; yalnızca hukukî güvenliğin araçları değil, aynı zamanda hakka, adalete ve kul hakkının korunmasına ilişkin ilahî bir sorumluluğun unsurları hâline gelmiştir.Türk-İslam devlet geleneğinde ve Osmanlı Devleti’nde hukukî işlemlerin kayıt ve güvence altına alınması görevini uzun süre kadılar ve onların yardımcıları olan naipler yerine getirmiş; sözleşmeler, borç ilişkileri, vekâletler, vasiyetler, aile ve miras hukukuna ilişkin işlemler şer‘iyye sicillerine kaydedilmiştir. Bu siciller, bugün dahi yalnızca hukuk tarihimizin değil; sosyal, ekonomik ve kültürel hayatımızın da en güvenilir hafızalarından biridir.Cumhuriyet döneminde ise noterlik, çağdaş hukuk devletinin gereklerine uygun biçimde müstakil bir kurum olarak düzenlenmiştir. Türk hukukunda noterlik, sıradan bir serbest meslek faaliyeti değil, kanunla kurulmuş bir kamu hizmetidir. Noterlerin görevleri, yetkileri, sorumlulukları, denetimleri ve düzenledikleri belgelerin hukukî sonuçları kanunla belirlenmiştir. Nitekim Noterlik Kanunu, noterliği; hukukî güvenliği sağlamak ve uyuşmazlıkları önlemek amacıyla işlemleri belgelendiren ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getiren bir kamu hizmeti olarak tanımlamıştır.Bu tanım, noterlik kurumunun varlık sebebini son derece açık biçimde ortaya koymaktadır: Hukukî güvenliği sağlamak ve uyuşmazlıkları daha ortaya çıkmadan önlemek.Noterlik Kurumunun Temel İşlevine gelince:Noterin görevi, yalnızca önüne getirilen bir belgeye mühür basmak veya bir imzayı tasdik etmekten ibaret değildir. Noter; işlemi yapan kişinin kimliğini tespit eden, hukukî işlem ehliyetini değerlendiren, gerçek iradesini araştıran, beyan ile irade arasındaki uyumu gözeten, işlemin emredici hukuk kurallarına, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı olup olmadığını inceleyen tarafsız bir hukukçudur.Noterlik işleminin temelinde şu evrensel ilkeler bulunmaktadır:1-Hukuka bağlılık,2-Tarafsızlık ve bağımsızlık,3-Kimliğin doğru ve güvenilir biçimde tespiti,4-İşlem ehliyetinin değerlendirilmesi,5-Beyanın bilinçli ve serbest iradeye dayanması,6-Tarafların işlemin hukukî sonuçları hakkında aydınlatılması,7-Kişisel verilerin ve meslek sırrının korunması,8-İşlemin kalıcı ve güvenilir biçimde kayıt altına alınması,9-Hile, sahtecilik, baskı ve kötüye kullanımın önlenmesi,10-Güçsüz ve korunmaya muhtaç tarafın gözetilmesi.Noter, işlem yaparken yalnızca Noterlik Kanunu’nu değil; işlemin niteliğine göre Türk Medeni Kanunu’nu, Türk Borçlar Kanunu’nu, Türk Ticaret Kanunu’nu, aile ve miras hukukuna ilişkin hükümleri, kişisel verilerin korunmasına dair kuralları ve ilgili diğer bütün mevzuatı gözetmek zorundadır. Bu yönüyle noter, kendisine tevdi edilen kamu hizmetini hukuk düzeninin bütünü içinde ve ağır bir meslekî sorumluluk bilinciyle yerine getirir.Noterin en önemli ve en hassas görevlerinden biri, açıklanan beyanın işlem sahibinin gerçek, bilinçli ve serbest iradesini yansıtıp yansıtmadığını değerlendirmektir. Kimliğin doğru tespiti tek başına yeterli değildir. Kimliği tespit edilen kişinin işlem yapma yeteneğine sahip olması; işlemin anlamını, kapsamını ve sonuçlarını kavraması; yanılma, aldatma, korkutma veya herhangi bir baskı altında bulunmaması da gerekir.Burada özellikle altı çizilmesi gereken husus, kişinin iradesine yönelik açık veya örtülü baskının tespitidir.Yaşlılık, hastalık, zihinsel zayıflama, aile içi bağımlılık, ekonomik çaresizlik, üçüncü kişilerin yönlendirmesi veya fiziksel ve psikolojik baskı; kişinin dışarıdan bakıldığında usulüne uygun görünen bir beyanda bulunmasına rağmen gerçek iradesinin sakatlanmasına yol açabilir. Noter, böyle bir ihtimal karşısında pasif kalamaz. İşlem sahibini gözlemlemek, gerektiğinde kendisiyle yalnız görüşmek, işlemin anlam ve sonuçlarını kavrayıp kavramadığını araştırmak, tereddüt hâlinde ek bilgi ve belge istemek ve serbest iradenin bulunmadığı kanaatine varırsa işlemi yapmaktan kaçınmakla yükümlüdür.Bu görev, bir hukuk hâkiminin davadan feragat eden, davayı kabul eden veya sulh olan tarafın açıklamasının serbest iradeye dayanıp dayanmadığını değerlendirmesine benzer. Zira hukuk düzeni bakımından önemli olan yalnızca bir beyanın açıklanmış olması değil, o beyanın kişinin özgür ve bilinçli iradesinin ürünü olmasıdır.Noterin bu noktadaki dikkati; yaşlıların, engellilerin, okuma yazma bilmeyenlerin, ekonomik veya ailevi baskı altında bulunanların ve hukukî işlem karşısında zayıf durumda olan kişilerin korunması bakımından hayati önem taşır. Noter, güçlü olanın iradesini kayda geçiren değil; hukuk karşısında herkesin iradesini eşit derecede koruyan tarafsız bir güven makamıdır.Noter belgelerinin hukuki değeri:Noterlerin kanunî yetkileri kapsamında düzenleme veya onaylama biçiminde gerçekleştirdikleri işlemler, hukuk düzeninde güçlü bir ispat kuvvetine sahiptir. Kanunun öngördüğü şekilde düzenlenen noter senetleri, ilgililerin gerçek iradelerinin ve noter huzurunda gerçekleşen işlemlerin resmî kaydıdır. Düzenleme biçimindeki noter senetleri, kanunda öngörülen kapsamda sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliği taşırken; onaylama işlemleri de imza ve tarih başta olmak üzere kanunun tanıdığı ölçüde güçlü bir ispat güvencesi sağlar.Ancak noterlik işleminin değeri yalnızca ispat hukukundaki kuvvetinden ibaret değildir. Noterlik belgesi; kamu makamlarının, mahkemelerin, gerçek ve tüzel kişilerin doğruluğuna güvenerek işlem yaptığı bir kamusal güven belgesidir. Bu belgenin arkasında noterin hukuk bilgisi, meslekî tecrübesi, tarafsızlığı, kişisel sorumluluğu ve devletin denetim gücü bulunmaktadır.Noterlik işte bu nedenle bir “önleyici adalet” kurumudur. Mahkemeler çoğu zaman uyuşmazlık ortaya çıktıktan sonra devreye girer; noter ise uyuşmazlığın doğmasını engellemeye çalışır. Hâkim bozulan hukuk düzenini yeniden kurarken noter, hukuk düzeninin bozulmaması için çalışır. Bu bakımdan güçlü bir noterlik sistemi, güçlü bir yargının rakibi değil; onun en kıymetli yardımcısı ve tamamlayıcısıdır.Bu işlevi ve misyonu gereği Çekişmesiz Yargı İşleri hususda yargının işleyişine katkısının neler olabileceği ve Noterliğin Geleceği noktasında ki değerlendirmelerime gelince:Günümüzde adli makamlarımız ağır ve giderek artan bir iş yüküyle karşı karşıyadır. Hâkim ve savcılarımız, yoğun dosya sayısı içinde hakikaten yargısal değerlendirme gerektiren çekişmeli ve önemli uyuşmazlıklara yeterli zamanı ayırmakta güçlük çekmektedir.Oysa taraflar arasında gerçek bir uyuşmazlığın bulunmadığı, esas itibarıyla kimlik, irade, belge ve şekil denetimi gerektiren birçok çekişmesiz yargı işi; yargısal güvenceler korunmak, görev sınırları açıkça belirlenmek ve gerektiğinde hâkim denetimine başvurma yolu açık tutulmak suretiyle noterlik kurumuna bırakılabilir.Bu yaklaşım, Avrupa’daki önleyici hukuk ve Latin noterliği anlayışının da temelini oluşturmaktadır. Noterlik kurumundan etkin biçimde yararlanılması;1-Mahkemelerin iş yükünü azaltacak,2-Hâkimlerin çekişmeli ve karmaşık uyuşmazlıklara daha fazla zaman ayırmasını sağlayacak,3-Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmasına katkıda bulunacak,4-Vatandaşın hukuk hizmetine daha hızlı ve kolay ulaşmasını mümkün kılacak,5-İşlem maliyetlerini ve bürokrasiyi azaltacak,6-Sahtecilik ve irade sakatlığı iddialarını önleyecek,7-Hukukî öngörülebilirliği ve toplumsal güveni güçlendirecektir.Buradaki amaç, yargı yetkisinin özünü oluşturan çekişmeli uyuşmazlıkları noterliğe devretmek değildir. Amaç; niteliği itibarıyla yargısal hüküm kurmayı gerektirmeyen, taraflar arasında çekişme bulunmayan ve noterlik güvencesi altında daha hızlı sonuçlandırılabilecek işleri doğru bir görev paylaşımıyla noterlik kurumuna tevdi etmektir.Bu görev paylaşımı, yargıyı zayıflatmaz; aksine hâkimi gerçek yargılama faaliyetine yoğunlaştırarak adalet hizmetinin niteliğini yükseltir. Çünkü adaletin değeri yalnızca doğru karar verilmesinde değil, doğru kararın zamanında verilmesindedir. Geciken adaletin doğurduğu toplumsal maliyet ise yalnızca tarafların değil, bütün hukuk düzeninin omuzlarına yüklenir.Gelelim Türk Noterliğinin Gücü ve Tarihî Sorumluluğuna:Türk noterliği; hukuk eğitimi, uygulama tecrübesi, kurumsal hafızası, teknik altyapısı ve ülke çapındaki teşkilat yapısıyla bu sorumluluğu üstlenebilecek yeterliliğe sahiptir.Noterlerin Adalet Bakanlığının gözetim ve denetimine tabi olmaları, Türkiye Noterler Birliğinin meslekî düzenleme ve denetim işlevi, işlemlerin güvenli elektronik sistemler üzerinden kayıt altına alınması ve noterlerin hukukî, cezai ve disiplin sorumluluğu; noterlik hizmetinin güvenilirliğini güçlendiren temel unsurlardır.Vatandaşlarımızın noterlik kurumuna duyduğu güven ve noterlik belgelerine atfettiği itibar da bu kurumsal birikimin doğal sonucudur. Bu güven, bir günde meydana gelmemiş; yıllar boyunca tarafsızlıkla yerine getirilen kamu hizmetinin, meslek ahlakının ve hukukî sorumluluk bilincinin eseri olarak oluşmuştur.Dijital çağda noterliğin görevi ortadan kalkmayacak; bilakis kimlik hırsızlığı, elektronik sahtecilik, yapay zekâ yoluyla oluşturulan yanıltıcı içerikler ve sınır aşan hukukî işlemler karşısında daha da önemli hâle gelecektir. Teknoloji, noterin yerine geçecek bir araç değil; noterin hukukî denetimini, erişilebilirliğini ve hizmet hızını güçlendirecek bir imkân olarak değerlendirilmelidir. Dijital dönüşümün merkezinde teknoloji değil, insan iradesinin ve hukuk güvenliğinin korunması bulunmalıdır.Türk noterleri ve noterlik teşkilatı; yetişmiş kadrosu, hukukî donanımı, tecrübesi, teknolojik altyapısı ve çalışma azmiyle Türk milletine ve Türk yargısına daha fazla hizmet etmeye hazırdır.Noterlik kurumu kendisine verilecek her görevi; varoluş felsefesine, tarihî misyonuna, hukukun üstünlüğü ilkesine ve kamu hizmetinin vakarına uygun biçimde yerine getirecek güçtedir. Yeter ki noterlik, yalnızca belge tasdik eden bir makam olarak değil; hukukî güvenliği sağlayan, irade özgürlüğünü koruyan, uyuşmazlıkları önleyen ve adalet hizmetinin etkinliğini artıran köklü bir hukuk kurumu olarak değerlendirilsin.Çünkü güçlü noterlik, güçlü hukuk güvenliği; güçlü hukuk güvenliği ise güçlü devlet ve huzurlu toplum demektir.Noterlik, geçmişten devraldığı şerefli mirası geleceğe taşıyan; insan iradesini belgeye, belgeyi güvene, güveni ise adalete dönüştüren köklü bir hukuk kurumudur.Mehmet YILMAZYARGITAY ONURSAL ÜYESİ&nbsp;NOTERLER BİRLİĞİ GENEL SEKRETERİ ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/guvenin-kurumsallasmis-hli-noterlik</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
	  <category></category>
	  <image>/fotolar/2026/09/guvenin-kurumsallasmis-hli-noterlik-52325.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/guvenin-kurumsallasmis-hli-noterlik-52325.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>BİR ÖMÜR VATAN İÇİN: KIBRIS GAZİSİ ÜZEYİR KUBLAY</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/bir-omur-vatan-icin-kibris-gazisi-uzeyir-kublay</link>
	  <description>
		<![CDATA[  ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Bazı insanlar vardır…Onların hayatı yalnızca kendilerine ait değildir. Yaşadıkları, mücadele ettikleri, sustukları ve geride bıraktıkları hatıralar; bir köyün, bir ilçenin, hatta bir milletin ortak hafızasına dönüşür.Bolu’nun Göynük ilçesine bağlı Arıkçayırı köyü de böyle kıymetli bir ismi bağrında taşımıştır:Kıbrıs Gazisi Üzeyir Kublay…Onun adı yalnızca bir nüfus kaydında, eski bir fotoğrafın arkasında ya da bir gazinin taşıdığı madalyanın hatırasında kalmamalıdır.Çünkü gazilik, bir insanın hayat hikâyesinden çok daha fazlasıdır.Gazilik; vatanın zor gününde öne çıkmanın, gerektiğinde canını ortaya koymanın ve yıllar geçse de o günlerin sorumluluğunu sessizce taşımaya devam etmenin adıdır.Bir köyden Kıbrıs’a uzanan hayatÜzeyir Kublay’ın hikâyesi, Arıkçayırı’nın mütevazı topraklarından başlayıp Kıbrıs’a kadar uzanan bir vatan hikâyesidir.Belki o günlerde köyün yolları bugünkü gibi değildi.Belki haberler bugünkü kadar hızlı ulaşmıyordu.Ama vatan sevgisinin yolu hiçbir zaman uzak değildi.Anadolu’nun nice köyünde olduğu gibi Arıkçayırı’nda da gençler, gerektiğinde “Vatan” denildiğinde geride bıraktıklarını düşünmeden yola çıkmayı biliyordu.Üzeyir Kublay da o neslin insanlarından biriydi.Kıbrıs’a giden yol onun için yalnızca bir görev yeri değildi.O yol; ailesinden, köyünden ve sevdiklerinden ayrılarak bilinmeyene doğru atılan bir adımdı.Kıbrıs Barış Harekâtı’nın zorlu günlerinde görev yapan Mehmetçiklerden biri olarak tarihin o önemli sayfasında kendi yerini aldı.Gazilik, milletin ortak emanetidirGazilik yalnızca geçmişte yaşanmış bir görevin unvanı değildir. Gazilik, milletin ortak hafızasında taşınan büyük bir emanettir.Bir gazi, vatanın bağımsızlığı ve milletin güvenliği için fedakârlık yapmış kişidir. Onun taşıdığı madalya, yalnızca kendi cesaretinin değil, milletçe sahip olduğumuz değerlerin de sembolüdür.Gazilerimiz, savaş meydanlarında gösterdikleri kahramanlığın yanı sıra, barış günlerinde taşıdıkları hatıralarla da toplumumuza ışık tutarlar. Onların hayatları, genç nesillere vatan sevgisinin, sorumluluk duygusunun ve fedakârlığın ne anlama geldiğini anlatır.Bu nedenle gazilerimize saygı göstermek yalnızca bir görev değil, aynı zamanda millî bir sorumluluktur.Yıllar geçer, hatıralar kalırSavaşlar biter.Silahlar susar.Cepheler geride kalır.Ama bazı hatıralar insanın içinde yaşamaya devam eder.Gazilerimizin taşıdığı en büyük yüklerden biri de belki budur.Onlar yaşadıklarını her zaman anlatmazlar.Çünkü bazı acılar kelimelere sığmaz.Bazı geceler unutulmaz.Bazı yüzler hafızadan silinmez.Bazı yollar, bazı sesler ve bazı vedalar insanın ömrü boyunca yüreğinin bir köşesinde kalır.Üzeyir Kublay’ın hayatına baktığımızda da yalnızca bir Kıbrıs Gazisi görmemeliyiz.Arıkçayırı’nın bir evladını, Göynük’ün bir değerini ve Türkiye’nin yakın tarihine tanıklık etmiş bir neslin temsilcisini görmeliyiz.Gazilerimize sahip çıkmak, geçmişimize sahip çıkmaktırGazilerimize duyduğumuz saygı, yalnızca belirli gün ve haftalarda gösterilecek bir ilgiyle sınırlı kalmamalıdır.Onları ziyaret etmek, hâllerini hatırlarını sormak, ihtiyaçları olduğunda yanlarında olmak ve hayat hikâyelerini gelecek nesillere aktarmak hepimizin sorumluluğudur.Çünkü gazilerimize sahip çıkmak, aslında kendi tarihimize sahip çıkmaktır.Onların yaşadıkları unutulursa, vatan uğruna yapılan fedakârlıkların anlamı da zamanla zayıflar.Oysa bir millet, kendisi için mücadele edenleri hatırladığı sürece güçlüdür.Gazilerimizin isimleri okullarda, meydanlarda, köylerde ve aile sohbetlerinde yaşamalıdır. Çocuklarımız, bugün sahip oldukları özgürlüğün ve güvenin kendiliğinden oluşmadığını bilmelidir.Vefa, hatırlamaktırBugün belki de en çok ihtiyacımız olan şeylerden biri vefadır.Çünkü vefa sadece bir insanın hayattayken elini sıkmak değildir.Vefa, aradan yıllar geçse bile onun adını hatırlamaktır.Bir gazinin hikâyesini çocuklara anlatmaktır.Bir köyün tarihini gelecek kuşaklara aktarmaktır.“Bizim köyden de bir Kıbrıs Gazisi çıkmıştı” diyebilmenin gururunu yaşatmaktır.Üzeyir Kublay’ın adı da işte bu yüzden yaşamalıdır.Çünkü bugün rahatça yaşadığımız hayatın arkasında, geçmişte görev başında olan insanların fedakârlıkları vardır.Biz onların yaşadığı günleri görmedik.Cephede yanlarında değildik.Neler hissettiklerini belki hiçbir zaman tam olarak bilemeyeceğiz.Ama en azından hatırlayabiliriz.Ve hatırlamak, vefanın en güzel biçimidir.Arıkçayırı’nın bir evladıGöynük’ün köyleri sadece taş evlerden, eski çeşmelerden, tarlalardan ve yollardan ibaret değildir.Her köyün bir hafızası vardır.O hafızanın içinde nice isimler, nice hayatlar ve nice fedakârlıklar saklıdır.Arıkçayırı’nın hafızasında da Üzeyir Kublay’ın özel bir yeri vardır.Bugünün çocukları onun adını duyduğunda belki Kıbrıs’ı hiç görmemiş olacak.Belki o günlerin Türkiye’sini hayal etmekte zorlanacak.Ama onlara anlatacağımız bir cümle yeter:“Sizin bugün özgürce büyüyebilmeniz için bir zamanlar sizin gibi genç insanlar vatan için yola çıktı.”İşte gazilerimizi anlamanın en sade yolu budur.Bir teşekkür borcumuz varBugün Üzeyir Kublay’ın adını anarken aslında yalnızca bir kişiyi anmıyoruz.Kıbrıs’ta görev yapan bütün Mehmetçikleri, gazilerimizi ve onların ailelerini de saygıyla hatırlıyoruz.Çünkü bir insan cepheye giderken yalnız gitmez.Arkasında annesini, babasını, eşini, çocuklarını, kardeşlerini ve koca bir köyü bırakır.Bekleyenlerin de payı vardır bu fedakârlıkta.Bu nedenle gazilerimize duyduğumuz minnet, sadece onların şahsına değil; onların arkasında sessizce bekleyen ailelerine de yönelmelidir.Son sözBugün Arıkçayırı’nda bir rüzgâr esse…Köyün eski yollarından biri sessizce uzansa…Belki geçmişten bugüne bir ses gelir:“Biz bu vatan için yola çıktık.”O ses, Üzeyir Kublay’ın ve onun gibi nice kahramanın sesidir.Bizlere düşen ise o sesi susturmamak…Gazilerimizin hikâyelerini unutmamak…Onların isimlerini çocuklarımıza ve torunlarımıza anlatmak…Çünkü bir milletin büyüklüğü yalnızca kazandığı zaferlerle değil, o zaferlerin bedelini ödeyenleri ne kadar hatırladığıyla da ölçülür.Kıbrıs Gazisi Üzeyir Kublay…Arıkçayırı’nın evladı, Göynük’ün değeri, bu vatanın gazisi…Sizin şahsınızda, Kıbrıs’ta görev yapan bütün Mehmetçiklerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.Unutmadık.Unutmayacağız.Unutturmayacağız.Çünkü bazı isimler yalnızca mezar taşlarında değil, milletin hafızasında yaşar.Ve Üzeyir Kublay’ın adı da o hafızada daima yaşayacaktır. ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/bir-omur-vatan-icin-kibris-gazisi-uzeyir-kublay</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
	  <category></category>
	  <image>/fotolar/2026/09/bir-omur-vatan-icin-kibris-gazisi-uzeyir-kublay-42608.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/bir-omur-vatan-icin-kibris-gazisi-uzeyir-kublay-42608.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>Kıbrıscık ve Seben İçin Ortak Akıl Masada</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/kibriscik-ve-seben-icin-ortak-akil-masada</link>
	  <description>
		<![CDATA[ Kıbrıscık ve Seben’in kalkınma potansiyelinin değerlendirilmesi amacıyla yaklaşık 15 kişilik heyet, iki ilçede ziyaret ve saha incelemelerinde bulundu. Görüşmelerde kırsal kalkınmadan turizme, tarımdan gençlik ve kültür çalışmalarına kadar birçok başlık ele alındı. ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Gerçekleştirilen program kapsamında Kıbrıscık ve Seben’de çeşitli ziyaretler ve saha incelemeleri yapıldı. Heyet, ilçelerin mevcut potansiyelini yerinde değerlendirirken, sürdürülebilir kalkınmaya yönelik uygulanabilir proje fikirleri üzerine görüş alışverişinde bulundu.Program kapsamında Kıbrıscık Belediye Başkanı Emin Tekemen, Kıbrıscık Kaymakamı Feyza Yılmaz ve Seben Kaymakamı Metehan Güngör ziyaret edildi. Görüşmelerde; kırsal kalkınma, turizm, tarım, gençlik, doğa ve kültür alanlarında geliştirilebilecek çalışmalar ile kurumlar arası iş birliği imkânları değerlendirildi.Potansiyel sahada incelendiHeyette Ankara Bolu Dernekleri Federasyonu Başkanı Mehmet Bilgin, Ankara Bolulular Derneği ve Ankara Sürdürülebilir Kalkınma Dernek Başkanı Metin Alparslan, Sürdürülebilir Kalkınmada Maderşahı Atılımlar Dernek Başkanı Azime Arıkan, Mengen Sürdürülebilir Kalkınma Dernek Başkanı Yücel Tanol, Seben Sürdürülebilir Kalkınma Dernek Başkanı Mustafa Kıraç, Kıbrıscık Sürdürülebilir Kalkınma Dernek Başkanı Muhammet Ali Kıvrak, Bolu Sürdürülebilir Kalkınma Dernek Başkanı Eyüp Ahi ve Dörtdivan Kalkınma Dernek Başkanı Şaban Kırıkoğlu yer aldı.Çalışmalara ayrıca Bolu Arıcılar Birliği Başkanı İsmail Ünalan, Kıbrıscık Yazıcı Köyü Kalkınma Dernek Başkan Vekili Mehmet Çeltek, Nurcan Nur Uzunöz, Sema Çanakpınar, ARAF Şirketler Grubu Başkanı Fatih Çil, ARAF Şirketler Grubu’ndan Melike Rüya Kaya, Yeniden Refah Partisi Bolu İl Başkanı ve BÖSKAD Yönetim Kurulu Üyesi Selçuk Erten ile Seben Sürdürülebilir Kalkınma Derneği üyesi Şerafettin Batyar da katıldı.Heyet, Kıbrıscık Dağ Evleri, Kıvrak Ceviz Bahçesi ve Toraman mevkisindeki çeltik tarlalarını yerinde inceleyerek devam eden çalışmalar hakkında bilgi aldı ve yeni proje imkânlarını sahada değerlendirdi.“Konuşmaktan öte, sahayı görmek”Programın temel amacının yalnızca fikir alışverişinde bulunmak değil, ilçelerin ihtiyaçlarını yerinde tespit ederek uygulanabilir projeler ortaya koymak olduğu belirtildi.Kıbrıscık ve Seben’in sahip olduğu doğal, kültürel ve ekonomik potansiyelin değerlendirilmesi, yeni yatırım ve proje fırsatlarının oluşturulması ve iki ilçe arasında iş birliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.Çalışmaların; kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve iş dünyasının katkılarıyla sürdürülmesi planlanıyor.Kıbrıscık ve Seben için ortak akıl, ortak proje ve ortak gelecek hedefiyle gerçekleştirilen buluşmada, sahadan çıkan fikirlerin somut projelere dönüştürülmesi vurgusu öne çıktı.#Kıbrıscık #Seben #Bolu #SürdürülebilirKalkınma #OrtakAkıl&nbsp; ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/kibriscik-ve-seben-icin-ortak-akil-masada</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
	  <category>Gündem</category>
	  <image>/fotolar/2026/09/kibriscik-ve-seben-icin-ortak-akil-masada-20260918114742.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/kibriscik-ve-seben-icin-ortak-akil-masada-20260918114742.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>MAKAM GEÇER, GÜVEN KALIR…</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/makam-gecer-guven-kalir</link>
	  <description>
		<![CDATA[  ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ 18.09.2026 Tarihli Cuma Günü YazısıHepimiz iyi biliriz ki, makamlar geçici, kudret sınırlı, menfaat üzerine kurulan yakınlıklar ise vadesi dolduğunda dağılmaya mahkûmdur. İnsanları bir süre etrafınızda tutabilirsiniz; fakat gönüllerinde yer edinmek, ancak güven, sadakat ve samimiyetle mümkündür.Makamın çevresinde toplananlar, makam sona erdiğinde başka kapılara yönelebilir. Kudrete yaklaşanlar, güç zayıfladığında uzaklaşabilir. Menfaatin bir araya getirdiği insanlar, hesapları değiştiğinde birbirlerine yabancılaşabilir. Ancak kendisine güven veren, zor gününde elinden tutan, düştüğünde kaldıran ve yokluğunda dahi hukukunu koruyan insan unutulmaz.Hiç akıldan çıkarmayalım gerçek güç; insanları korkuyla yönetmek, imkânlarla yanında tutmak ya da nüfuzla kendine mecbur bırakmak değildir. Gerçek güç, hiçbir makam ve menfaat bağı bulunmadığı hâlde insanların size gönülden güvenmesi, varlığınızdan huzur duyması ve yokluğunuzu samimiyetle hissetmesidir.İnsan gönlü zorla fethedilmez; adaletle, merhametle, vefayla ve güzel ahlakla kazanılır. Sadakat yalnız iyi günlerde aynı sofraya oturmak değil, zor zamanda aynı yükün altına girebilmektir. Dostluk, güçlü olana yakın durmak değil; güçten düştüğünde de onun yanında kalabilmektir. İnsanlık ise kimsenin görmediği yerde dahi doğruyu yapmak, iyiliği bir gösteri veya karşılık beklentisi hâline getirmemektir.Hayatın sonunda geriye, hangi makamları işgal ettiğimizden çok hangi gönüllere dokunduğumuz; ne kadar kudret sahibi olduğumuzdan çok, o kudreti adalet ve iyilik uğrunda nasıl kullandığımız kalır. Çünkü insanın asıl itibarı, oturduğu koltukla değil; kalktığı zaman arkasından söylenen hayırla ölçülür.İnsanları etrafında tutan şey makam, kudret veya hesap değil; onlara verdiğin güven, gösterdiğin sadakat ve zor zamanlarında sergilediğin insanlıktır. Zira gerçek güç, insanları yönetebilmekte değil; hiçbir mecburiyetleri olmadığı hâlde onların gönlünde güvenilir, saygın ve vazgeçilmez bir yer edinebilmektedir.Allah hepimize böyle bir karakter ve bu karaktere uygun yaşanan, nankörlükten uzak kalınan şerefli ve haysiyetli bir ömür nasip etsin.&nbsp;Mehmet YILMAZYARGITAY ONURSAL ÜYESİNOTERLER BİRLİĞİ GENEL SEKRETERİ ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/makam-gecer-guven-kalir</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
	  <category></category>
	  <image>/fotolar/2026/09/makam-gecer-guven-kalir-45413.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/makam-gecer-guven-kalir-45413.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>Coşkunyürek Mudurnu’da Sahaya İndi</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/coskunyurek-mudurnuda-sahaya-indi</link>
	  <description>
		<![CDATA[ AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek, Mudurnu’da gerçekleştirdiği program kapsamında teşkilat mensupları, muhtarlar, esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. İlçenin ihtiyaçları ve devam eden çalışmalar değerlendirildi. ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek, Mudurnu ziyaretinde yoğun bir program gerçekleştirdi. Coşkunyürek’in ilçe temaslarının ilk durağı AK Parti Mudurnu İlçe Teşkilatı oldu.İlk durak teşkilatİl Yönetim Kurulu Üyeleri Mustafa Özkan ve Nuri Kartal ile birlikte AK Parti Mudurnu İlçe Teşkilatı’nı ziyaret eden Coşkunyürek, İlçe Başkanlığı görevine başlayan Vedat Çelikateş ve teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi.Toplantıda Mudurnu’nun ihtiyaçları, devam eden çalışmalar ve ilçenin geleceğine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.Coşkunyürek, bugüne kadar Mudurnu’da görev yapan ilçe başkanları ve yönetim kurulu üyelerine ilçeye kazandırdıkları hizmetler nedeniyle teşekkür ederek, görevi devralan Vedat Çelikateş ve teşkilat mensuplarına başarı dileklerini iletti.Muhtarlarla hizmet istişaresiTeşkilat ziyaretinin ardından Mudurnu’daki muhtarlarla buluşan Coşkunyürek, köylerde gerçekleştirilen ve planlanan hizmetleri değerlendirdi.Muhtarların talep ve ihtiyaçlarını dinleyen Coşkunyürek, vatandaşlardan gelen beklentilerin karşılanması ve sorunların çözümü için ilgili kurumlar nezdinde girişimlerde bulunulacağını belirtti.Muhtarların vatandaşlarla kamu kurumları arasında önemli bir köprü olduğunu ifade eden Coşkunyürek, hizmetlerin ilçenin en ücra noktalarına kadar ulaştırılması için çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti.Esnaf ve vatandaşlarla buluştuMudurnu programının son bölümünde ise esnaf ve vatandaş ziyaretleri gerçekleştirildi.İlçe merkezinde esnafı ziyaret eden Coşkunyürek, vatandaşlarla da bir araya gelerek talep, beklenti ve önerilerini dinledi. Mudurnu’nun ihtiyaçları üzerine vatandaşlarla sohbet eden Coşkunyürek, hemşehrilerin yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti.Coşkunyürek, ziyaretlerin ardından Mudurnulu esnafa bol ve bereketli kazanç, vatandaşlara ise sağlık ve huzur temennisinde bulundu.Mudurnu’daki temaslarını değerlendiren Coşkunyürek, teşkilat, muhtarlar, esnaf ve vatandaşlarla birlik ve beraberlik içerisinde ilçenin ihtiyaçlarının takipçisi olacaklarını belirterek, Mudurnu için çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.&nbsp; ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/coskunyurek-mudurnuda-sahaya-indi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
	  <category>Gündem</category>
	  <image>/fotolar/2026/09/coskunyurek-mudurnuda-sahaya-indi-20260918000812.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/coskunyurek-mudurnuda-sahaya-indi-20260918000812.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>OTOBÜSTE KAÇAKÇILIK ŞOKU</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/otobuste-kacakcilik-soku</link>
	  <description>
		<![CDATA[ Bolu’da jandarma ekiplerinin Anadolu Otoyolu üzerinde gerçekleştirdiği iki ayrı operasyonda, yolcu otobüsünde bulunan iki şüphelinin çanta ve valizlerinde piyasa değeri yaklaşık 760 bin TL olan kaçak ürün ele geçirildi. ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kaçakçılıkla mücadele kapsamında yürüttükleri çalışmalarını sürdürüyor.Anadolu Otoyolu üzerinde gerçekleştirilen iki ayrı operasyonda, İstanbul istikametine seyir halinde olan bir yolcu otobüsünde yolcu olarak bulunan iki şüpheli mercek altına alındı.Adli makamlardan alınan arama kararı doğrultusunda şüphelilere ait çanta ve valizlerde yapılan aramalarda piyasa değeri yaklaşık 760 bin TL olan çok sayıda kaçak ürün ele geçirildi.VALİZLERDEN ÇIKANLAR ŞAŞIRTTIJandarma ekiplerinin gerçekleştirdiği aramalarda;23 bin 500 adet elektronik sigara kiti,1.600 paket kaçak sigara,47 adet elektronik sigaraele geçirilerek el konuldu.Operasyon kapsamında yakalanan 2 şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı.Bolu İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamada, bölgenin huzur ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik kaçakçılıkla mücadele operasyonlarının, vatandaşların desteğiyle kararlı ve aralıksız şekilde sürdürüleceği belirtildi.&nbsp; ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/otobuste-kacakcilik-soku</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 16:50:00 +0300</pubDate>
	  <category>Asayiş</category>
	  <image>/fotolar/2026/09/otobuste-kacakcilik-soku-47164.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/otobuste-kacakcilik-soku-47164.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
	<item>
      <title>MUDURNU BELEDİYESİ 8 ARACI SATIŞA ÇIKARIYOR</title>
	  <link>https://www.goynukgazetesi.com/haber/mudurnu-belediyesi-8-araci-satisa-cikariyor</link>
	  <description>
		<![CDATA[ Mudurnu Belediyesi, İtfaiye Garajında bulunan 8 aracı açık artırma usulüyle satışa çıkarıyor. İhale 22 Eylül’de gerçekleştirilecek. ]]>
	  </description>
	  <content:encoded>
	  	<![CDATA[ Mudurnu Belediyesi bünyesinde bulunan 8 araç, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi kapsamında açık artırma usulüyle satışa sunulacak.Belediyenin İtfaiye Garajında bulunan araçların satış ihalesi, 22 Eylül 2026 Salı günü saat 14.00’te, Mudurnu Belediye Başkanlığı toplantı odasında yapılacak.8 ARAÇ SATIŞA ÇIKACAKİhalede satışa sunulacak araçlar ve muhammen bedelleri şöyle:14 LB 996 – 2000 model Iveco: 200 bin TL14 DK 236 – 1998 model Mitsubishi: 220 bin TL14 DZ 519 – 1998 model Mercedes: 200 bin TL14 BA 112 – 2000 model Hyundai: 180 bin TL14 ED 874 – 1986 model Ford: 158 bin TL14 AU 301 – 1999 model Ford: 180 bin TL14 BB 755 – 2006 model Ford: 270 bin TL14 EY 435 – 1999 model Iveco: 180 bin TLAraçların muhammen bedelleri 158 bin TL ile 270 bin TL arasında değişirken, ihale kapsamında yüzde 3 oranında geçici teminat alınacak.ŞARTNAME BELEDİYEDEN TEMİN EDİLEBİLECEKİhaleye ilişkin şartname, Mudurnu Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğünde görülebilecek. İlgililer, şartnameyi bedeli karşılığında satın alabilecek.Mudurnu Belediyesi tarafından yapılan duyuruda, araç satış ihalesine ilişkin kamuoyuna bilgi verildi.&nbsp; ]]>
	  </content:encoded>
	  <guid>https://www.goynukgazetesi.com/haber/mudurnu-belediyesi-8-araci-satisa-cikariyor</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 16:47:00 +0300</pubDate>
	  <category>Gündem</category>
	  <image>/fotolar/2026/09/mudurnu-belediyesi-8-araci-satisa-cikariyor-37226.jpg</image>
	  <enclosure url="/fotolar/2026/09/mudurnu-belediyesi-8-araci-satisa-cikariyor-37226.jpg" type="image/jpeg" length="500000"/>
	  <source url="https://www.goynukgazetesi.com">Göynük Gazetesi - Haber</source>
    </item>
  </channel>
</rss>