3 Harfli Marketler Dosyasında Kritik Savunmalar: “Reklam Baskısı Yok, Sorun NACE Koduydu”

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, Zabıta Müdürü Hakan Yılmaz ve eski Bolu Bel A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Temel, 3 harfli zincir marketlere yönelik “reklam baskısıyla irtikap” iddialarına ilişkin mahkemede kapsamlı savunmalar yaptı. Sanıklar, reklam zorlaması yapıldığı iddialarını reddederken, dosyanın temelinde NACE kodu denetimlerinin bulunduğunu savundu.

3 Harfli Marketler Dosyasında Kritik Savunmalar: “Reklam Baskısı Yok, Sorun NACE Koduydu”
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A+ A-

“3 Harfli Marketler” dosyasında savunmalar peş peşe geldi

Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu sanıkların yargılandığı irtikap davasında, bu kez kamuoyunda “3 harfli marketler dosyası” olarak bilinen bölüm ele alındı.

İddianamede, Bolu Belediyesinin A101, BİM ve ŞOK marketlerine yönelik denetimleri baskı unsuru olarak kullandığı, BOLSEV Vakfı üzerinden reklam anlaşması yapılmaya zorladığı ve bu yolla haksız menfaat sağlandığı öne sürülüyor.

Mahkemede sanıkların savunmaları alınırken, toplantı tarihleri, denetim süreci, NACE kodu uygulamaları ve reklam anlaşmaları ayrıntılı şekilde tartışıldı.

Ali Sarıyıldız: “Sadece BİM ile reklam anlaşması yaptık”

İlk olarak savunma yapan BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, yalnızca BİM ile reklam anlaşması yapıldığını söyledi.

Sarıyıldız, BİM yetkilisinin kendisine reklam fiyatını sorduğunu belirterek,

“BİM yöneticisi bana geldi. 12 bin 500 lira reklam fiyatı aldığını söyledi. ‘10 bin TL olur mu?’ diye sordu. Yönetim kurulu olarak kabul ettik. Reklamları gönderdi, faturaları kesip yayınladık. A101 ile görüştük ancak fiyat konusunda anlaşamadık. ŞOK ise bizi arayıp reklam vermek istemediğini söyledi, ben de ‘tamam’ dedim.” ifadelerini kullandı.

Süleyman Can: “Zabıtaya talimat vermedim”

Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can ise marketlere yönelik denetim baskısı yapıldığı iddiasını kesin bir dille reddetti.

Can, savcılıkta verdiği ifadelerin geçerli olduğunu belirterek,

“Atıfta bulunulan iddiaları kabul etmiyorum. Zabıta Müdürüne kesinlikle talimat vermedim. Herhangi bir zorlama söz konusu değildir. Eksiklikler tespit edildi, Encümen gerekli işlemleri yaptı. Kesinlikle talimatım olmadı.” dedi.

Hakan Yılmaz: “Denetimler genel uygulamaydı”

Tutuksuz yargılanan Bolu Belediyesi Zabıta Müdürü Hakan Yılmaz da denetimlerin tüm marketleri kapsayan rutin uygulamalar olduğunu söyledi.

Yılmaz,

“Marketlere genel denetim yaptık. Çoğunda eksiklik vardı. 15 gün süre verdik. Süre sonunda bazı marketler ruhsat işlemleri için başvurdu. BİM, Nuhmar ve Avantaj Market bunların arasındaydı. ŞOK ve A101 ise herhangi bir başvuru yapmadı. Başkanlarımdan reklam ya da BOLSEV konusunda hiçbir talimat almadım. İddia edilen toplantıların hiçbirine katılmadım.” ifadelerini kullandı.

Tanju Özcan: “Asıl mesele reklam değil, NACE kodu”

Tutuklu yargılanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ise savunmasında soruşturmanın temelinde reklam meselesi değil, NACE kodu denetimlerinin bulunduğunu ileri sürdü.

Özcan, A101 avukatının şikâyetiyle sürecin başladığını savunarak iddianamede toplantı tarihinin dahi yanlış yazıldığını öne sürdü.

“Dilekçede 24 Mayıs’ta toplantı yapıldığı yazıyor. Oysa toplantı 25 Haziran’da yapıldı. Savcılık iddianamenin başında 24 Mayıs’ı yazmış, sonunda 25 Haziran olarak düzeltmiş. Denetimler ise Mayıs ayında başlamıştı. Yani reklam teklifini kabul etmedikleri için denetim yapıldığı iddiası zaman olarak mümkün değil.”

Özcan, dosyanın Bakanlık müfettişleri tarafından da incelendiğini belirterek,

“İki müfettiş üç ay boyunca inceleme yaptı. Bilirkişi raporları hazırlandı. Sonuçta ‘Ceza hukuku anlamında suç bulunmamaktadır’ denildi. Zabıtanın denetimlerinin hakkaniyetli ve hukuka uygun olduğu tespit edildi.” dedi.

“Hiç kimse tehdit edilmedi”

Özcan, market temsilcilerinin ilk ifadelerinde tehdit iddiasında bulunmadığını savunarak,

“Kimse ‘Reklam vereceksiniz, yoksa…’ şeklinde bir söz söylendiğini belirtmedi. Ama 18 ay sonra böyle iddialar ortaya çıktı. Ayrıca ‘Denetimle reklamın ne ilgisi var?’ diyen kişilerin ifadeleri alınmadı.” diye konuştu.

“BİM eksiklerini giderdi, ikinci denetime gerek kalmadı”

BİM’e ikinci denetim yapılmaması konusuna da değinen Özcan,

“İlk denetimde eksikler tespit edildi. 15 günlük süre içinde eksikler giderildi. Temel eksiklik NACE koduydu. BİM ve Migros gerekli başvuruları yaptı. Ancak A101 ile ŞOK herhangi bir girişimde bulunmadı.” ifadelerini kullandı.

Özcan, marketlerin asıl kaygısının reklam bedeli olmadığını ileri sürerek şunları söyledi:

“Bunların derdi reklam değil. Ayda 2 bin ya da 10 bin lira reklamın onlar açısından önemi yok. Asıl mesele NACE kodu. Bu kodun değiştirilmesi maliyetli. Yenilenmezse mağaza taşınmak zorunda kalabilir. Bolu’da bu durum ortaya çıkınca bunun Türkiye geneline yayılmasından endişe ettiler. Bakanlık ya da üst düzey birisi bu dosyaya müdahale etti.”

Ergün Temel: “Hiçbir toplantıya katılmadım”

Duruşmada savunma yapan eski Bolu Bel A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Temel de iddialarla ilgisinin bulunmadığını söyledi.

Temel,

“Bolu Bel A.Ş., belediyeden ayrı bir şirkettir. Marketlerle ilgili hiçbir görüşmem olmadı. Göreve geldiğimde reklam panoları vardı. Daha sonra Özel Kalem’den gelen teklif metni marketlere gönderildi. Reklam işleri daha sonra BOLSEV’e devredildi. Sadece Nuhmar Market yetkilisi İbrahim Bey ile görüştüm. Bana teklif geldiğini söyledi, ben de konuyla ilgili bilgim olmadığını belirttim. Zaten birkaç gün sonra reklam işlerini devredeceğimizi söyledim.”

Temel ayrıca,

“2025 yılında görevimden ayrıldım. Şu anda belediyede görevim yok. Bolu Belediyesi ile Bolu Bel A.Ş. arasında yaklaşık 20 kilometre mesafe var. Belediyeye ayda bir ya da iki kez giderdim. İddia edilen toplantılara katılmadım. Hiç kimseyle pazarlık yapmadım, kimseyi zorlamadım.” dedi.

Mahkemede iddia ve savunmalar karşı karşıya geldi

Duruşmada savcılık makamı, zincir marketlerin reklam vermeye zorlandığı ve denetimlerin baskı amacıyla kullanıldığı yönündeki iddiaları gündeme getirirken, sanıklar ise tüm denetimlerin mevzuata uygun yapıldığını, reklam anlaşmalarının gönüllülük esasına dayandığını ve soruşturmanın temelinde NACE kodu denetimlerinin bulunduğunu savundu.


 

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.