Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve kamuoyunda “Bolu Belediyesi irtikap davası” olarak bilinen davanın üçüncü gününde, bu kez BOLSEV Vakfı’nın Kurban Bayramı öncesinde yürüttüğü iddia edilen kurban bağışı kampanyası masaya yatırıldı. Yaklaşık 13 bin lira hisse bedeli üzerinden 34 bağışçıdan toplam 845 bin lira toplandığı, ancak kurban kesimi gerçekleştirilmediği iddiasına ilişkin sanıklar tek tek savunma yaptı.
Duruşmada tutuklu sanık BOLSEV Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız ile görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın yanı sıra Aydan Özdemir ve Leyla Beykoz da dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
“Başlangıçta amacımız gerçekten kurban kesmekti”
Savcılıkta verdiği ifadeye ek yapmak istediğini belirten Ali Sarıyıldız, ilk planlarının gerçekten kurban organizasyonu düzenlemek olduğunu söyledi.
Sarıyıldız, Tanju Özcan ile yaptığı görüşmede belediyenin yıllardır yaptığı kurban organizasyonuna benzer bir çalışmayı vakıf adına da gerçekleştirmeyi planladıklarını belirterek, “Amacımız kurban kesmekti. Ancak zaman daraldıkça hayvan temini ve kesilen kurbanların nerede muhafaza edileceği konusunda sıkıntı yaşayacağımızı anladık.” dedi.
Kurban bağışı kampanyası için hazırlanan billboard ve sosyal medya görsellerinin belediyenin internet sitesindeki afişlerden alınarak yayınlandığını anlatan Sarıyıldız, “Yayınlandıktan sonra bunun hata olduğunu fark ettik. Kurban bağışı adı altında para toplayamayacağımızı anladık. Reklamların kaldırılması talimatını verdim.” ifadelerini kullandı.
“Reklamlar kaldırılıncaya kadar bağışlar yatırıldı”
Reklamlar kaldırılmadan önce vatandaşların bağış yapmaya başladığını söyleyen Sarıyıldız, “Bu süreçte 34 kişi bağış yaptı. Reklamların kaldırılmasıyla birlikte kampanyayı sonlandırdık.” dedi.
Sürecin çok hızlı geliştiğini belirten Sarıyıldız, bu aşamada vakıf yöneticileri Aydan Özdemir ve Leyla Beykoz ile herhangi bir görüşme yapmadığını ifade ederek, “Onlar bu sürecin içerisinde değildi.” diye konuştu.
“845 bin liraya tek kuruş dokunmadık”
Vakfın çalışanlarının Vakıflar Genel Müdürlüğü ile görüştüğünü anlatan Sarıyıldız, kurum yetkililerinin denetime geleceklerini bildirdiklerini söyledi.
Toplanan paranın hiçbir şekilde kullanılmadığını vurgulayan Sarıyıldız, “845 bin lirayı muhafaza altına aldık. Tek kuruşuna dokunmadık. Kurban kesmedik, çocuklara da yardım yapmadık. Çünkü ileride hukuki sıkıntı yaşayabileceğimizi düşündük.” dedi.
Mahkeme başkanının “Neden vazgeçtiniz?” sorusuna ise, “Hayvan tedariki, muhafazası ve kesim organizasyonunun mümkün olmadığını gördük. Ayrıca Valilik ve ilgili kurumlardan izin alınması gerektiğini sonradan öğrendik. Bunu bilmiyorduk.” yanıtını verdi.
Sarıyıldız, kurban organizasyonuyla ilgili yönetim kurulu kararı alınmadığını, karar alınacak olsaydı Aydan Özdemir ve Leyla Beykoz’un da toplantıya katılması gerektiğini söyledi.
Tanju Özcan: “Ali Sarıyıldız benim sağ kolumdu”
Savunmasına soruşturma sürecini eleştirerek başlayan Tanju Özcan, savunma hakkının kısıtlandığını öne sürdü.
“Mağdurların ifadelerini bilmeden ifade verdim. Tutuklanırken nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla karşı karşıya olduğumu öğrendim.” diyen Özcan, BOLSEV’in kuruluş sürecinde Ali Sarıyıldız’ın en aktif isim olduğunu belirterek, “Ali Bey benim sağ kolumdu. Vakfın dinamosu gibiydi. Gelir artıracak projeler üzerinde sürekli çalışıyorduk. Sigorta acentesi kurulması gibi birçok fikir geliştirdik.” ifadelerini kullandı.
“Belediye 17 yıldır kurban bağışı topluyor”
Özcan, Bolu Belediyesinin yaklaşık 17 yıldır kurban bağışı topladığını, son yıllarda ise Valilik izni alınarak bu organizasyonun gerçekleştirildiğini söyledi.
Belediyenin aşevinde her gün yaklaşık 2 bin kişiye yemek çıktığını belirten Özcan, “Kurban bağışları sayesinde kırmızı et alımı için hiç ihale yapmadık. Belediye bu organizasyona aylar öncesinden hazırlanıyor.” dedi.
“Vakfın böyle bir organizasyon yapması mantıklı değildi”
Vakfın kurban bağışı toplamasının hukuken ve ekonomik açıdan mümkün olmadığını savunan Özcan, “Vakfın kurban bağışı toplama yetkisi yok. Valilik ve Vakıflar Genel Müdürlüğünden izin alınması gerekiyor. Hukukçu olduğum için bunu biliyorum. Böyle bir talimat vermem söz konusu olamaz.” diye konuştu.
Özcan, “845 bin liralık kurban organizasyonundan vakfa ne kalacak? 5 bin lira mı, 10 bin lira mı? Böyle bir işe tevessül etmemiz mantıklı değil.” dedi.
Kendi sosyal medya hesaplarından vakfın kurban kampanyasını hiç paylaşmadığını söyleyen Özcan, “Vakıf böyle bir kampanya yürütseydi ben de paylaşırdım. Paylaşmamış olmam da bunun göstergesidir.” ifadelerini kullandı.
“Bir telefonla milyonlarca lira bağış toplarım”
Savunmasının dikkat çeken bölümünde Özcan, “İstesem bir telefonla milyonlarca lira bağış yaptırabilirim. Böyle bir yöntemle vakfa gelir sağlamaya ihtiyaç duymazdım.” dedi.
34 bağışçının hiçbirinin şikâyetçi olmadığını vurgulayan Özcan, “Buradaki insanların amacı vakfa katkı sağlamaktı. Dolandırıcılık kastı olsa Ali Sarıyıldız’ın ilk bağışı kendi kardeşi yapar mı?” diye konuştu.
Bağışçılardan bazılarının kurban kesimi için telefonla arandığı yönündeki beyanlar hatırlatılınca Özcan, bunun belediyenin yıllardır yaptığı kurban organizasyonu nedeniyle yaşanmış olabileceğini, belediye ile vakıf süreçlerinin karıştırılmış olabileceğini savundu.
“Bu davanın merkezinde benim”
Özcan, “Bu davanın objesi benim. Ana yemek benim. Ben yargılanmasaydım bu insanlar da yargılanmayacaktı. Arkadaşlarım adına gerçekten üzülüyorum.” ifadelerini kullandı.
Mahkeme başkanının, “Ali Sarıyıldız hakkında herhangi bir yaptırım düşündünüz mü?” sorusuna ise Özcan, “Ali Bey vakıflarla görüşmüş, paraya dokunmamış. Belediyenin bağış organizasyonu ile vakfı iyi niyetle karıştırmış olabilir. Kötü niyetli olduğunu düşünmüyorum.” yanıtını verdi.
Aydan Özdemir: “Ceza sorumluluğu üyelikten değil fiilden doğar”
Tutuksuz sanık Aydan Özdemir ise kurban organizasyonunda hiçbir görevi olmadığını belirterek, “Soyut ve çelişkili beyanlarla tutuklandım.” dedi.
Billboard afişlerini yalnızca soruşturma sırasında gördüğünü söyleyen Özdemir, “Para hareketlerinden haberim yoktu. Hesaplar üzerindeki tüm yetki Ali Sarıyıldız’daydı. Ceza sorumluluğu üyelikten değil fiilden doğar.” ifadelerini kullandı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü ile yalnızca denetim konusunda görüştüğünü belirten Özdemir, “Vakfımız hazır, gelip denetleyebilirsiniz dedim. Bunun dışında hiçbir görüşmem olmadı.” diye konuştu.
Leyla Beykoz: “25 jandarmanın gece evime gelmesini kabul edemiyorum”
Eski Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ise vakıfta yalnızca sekreter olarak görev yaptığını belirtti.
“Kurban bağışı kampanyasından soruşturma başladıktan sonra haberim oldu.” diyen Beykoz, mali konularda hiçbir yetkisinin bulunmadığını ifade etti.
Kendisi ve kardeşinin belediyeye kurban bağışı yaptığını söyleyen Beykoz, “Vakfın bağış topladığını bilseydim belediyeye değil vakfa bağış yapardım.” dedi.
Gece saatlerinde gözaltına alınmasına da tepki gösteren Beykoz, “25 jandarmanın gece evime gelmesini kabul edemiyorum. Bir telefon edilse ifadeye gelirdim.” ifadelerini kullandı.
Duruşma devam edecek
Kurban bağışı dosyasına ilişkin sanık ve avukat savunmalarının tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti kurban bağışı ile ilgili mağdurların ifadelerini almaya başladı.
İddianamede, BOLSEV Vakfı adına düzenlenen kurban bağışı kampanyasında 34 kişiden toplanan 845 bin lira karşılığında kurban kesimi yapılmadığı belirtilirken, sanıklar ise kampanyanın uygulanamayacağının anlaşılması üzerine reklamların kaldırıldığını, toplanan paraya hiçbir şekilde dokunulmadığını ve hukuki belirsizlik nedeniyle kurban kesimi ile yardım faaliyetlerinin gerçekleştirilmediğini savundu.


























