Başkan Özcan: “Suçlamayı Anlamadım, Ne Yaptığımı Söyleyin”

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, irtikap suretiyle icbar suçlamasıyla yargılandığı davada ilk kez esasa ilişkin savunmasını yaptı. Hakkındaki suçlamaları anlamadığını söyleyen Özcan, iddianamede kendisinin veya ailesinin menfaat sağladığına ilişkin tek bir iddia bulunmadığını savundu. Mahkeme salonunda BOLSEV Vakfı, Nazmi Güzel ile yaşanan süreç, MASAK raporu ve siyasi değerlendirmeler dikkat çeken başlıklar oldu.

Başkan Özcan: “Suçlamayı Anlamadım, Ne Yaptığımı Söyleyin”
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A+ A-

“Suçlamayı anlamadan savunma yapamam”

Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Bolu Belediyesi’ne yönelik irtikap soruşturmasının duruşmasında savunmasını yapan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, sözlerine mahkeme heyetine teşekkür ederek başladı.

“Bugünkü yargılama herkese hayırlı olsun. Şu ana kadarki tutum ve davranışlarınızdan maddi gerçeğe ulaşmak için gayret içerisinde olduğunuzu görüyorum.” diyen Özcan, savunmasına devam edebilmesi için öncelikle suçlamayı tam olarak anlaması gerektiğini belirtti.

“Ben suçlamamı anlamadım. Bundan sonraki savunmama devam etmem için suçlamayı anlamam lazım.” ifadelerini kullandı.

“178 sayfalık iddianamede bana sağlanan menfaat yok”

İddianameyi baştan sona okuduğunu söyleyen Özcan, yolsuzluk iddiasının somut şekilde ortaya konulmadığını savundu.

“178 sayfalık iddianamede ‘Tanju Özcan kendisine şu kadar menfaat sağlamıştır, ailesine menfaat sağlamıştır’ şeklinde tek bir iddia göremedim. Belediyenin hangi ödemesi nedeniyle bana suçlama yöneltiliyor?” diye soran Özcan, belediyenin hangi işleminde usulsüzlük yapıldığının da açıklanmadığını söyledi.

“Adrese teslim ihale yapılmış mı? Beş liralık iş yirmi liraya yaptırılmış mı? Bunların hiçbirini göremedim.” dedi.

“MASAK raporu neden iddianamede yok?”

Savunmasında MASAK raporuna da değinen Özcan, raporun iddianameye konulmadığını belirterek bunun sebebinin banka hesaplarında veya mal varlığında şüpheli bir para hareketi bulunmaması olduğunu ileri sürdü.

“Benim banka hesaplarımda çelişen tek bir para hareketi yok. Belediyenin imar uygulamalarıyla kendime menfaat sağlamış mıyım? Belediyenin şirketlerinden bir kuruş zimmetime geçirmiş miyim?” ifadelerini kullandı.

“BOLSEV’e kaynak bulmak suç mu?”

Yargılanma nedeninin BOLSEV Vakfı olduğunu savunan Özcan, vakıf aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine yardım edildiğini söyledi.

“Diyorlar ki; vakıf kurmuşsunuz, burs vermişsiniz, engellilere tekerlekli sandalye almışsınız, hasta yatağı sağlamışsınız, huzurevi çalışmaları yapmışsınız. Buna kaynak toplamışsınız. İddia şu; bu kaynağı toplarken zenginlere baskı yapmışsınız.”

“Kendime veya arkadaşlarıma tek kuruş aktardığım iddiası yok.” diyen Özcan, suçlamaları kabul etmediğini belirtti.

“En dürüst belediye başkanına operasyon yapıldı”

Mahkeme salonunda dikkat çeken siyasi açıklamalarda da bulunan Özcan, hakkında yürütülen soruşturmanın siyasi olduğunu öne sürdü.

“Bu operasyon en dürüst ve en şeffaf belediye başkanına yapıldı. Memnuniyet oranı en yüksek belediyelerden biriyiz. Bize gösterilen muamele, 50 bin kişinin katili terörist başı Abdullah Öcalan’a gösterilmedi. Ben F Tipi Cezaevi’nde yatıyorum, o ise daha rahat koşullarda.”

Özcan ayrıca, “Ben istifa edip AK Parti’ye katılsaydım bunlar olacak mıydı? BOLSEV yerine aynı kaynak TÜGVA’ya aktarılsaydı yine yargılanacak mıydım?” ifadelerini kullandı.

“Kendimi adalet önünde eşit hissetmek istiyorum”

Cezaevine girdikten sonra SEGBİS aracılığıyla ifadeler verdiğini anlatan Özcan, hangi dosya kapsamında ifade verdiğini dahi bilmediğini söyledi.

“Kendimi adalet önünde eşit hissetmek istiyorum. Herkesin hukuk önünde eşit olması gerekir.” dedi.

Nazmi Güzel ile yaşanan süreci anlattı

Savunmasının önemli bölümünü müşteki Nazmi Güzel ile yaşanan olaylara ayıran Özcan, Güzel’i yıllardır tanıdığını ancak yakın ilişkileri olmadığını söyledi.

2025 yılının ilk aylarında hafta sonu belediyeye ziyarete gelen Nazmi Güzel’in, BOLSEV Vakfı’nın çalışmalarını öğrendikten sonra destek vermek istediğini anlattı.

“Kendisi ‘Biz de Bolu’da çalışıyoruz, üzerimize düşeni yapalım’ dedi. Ben de Ali Sarıyıldız ile görüşmesini söyledim. Biz kendi aramızda hiçbir zaman reklam bedeli ya da para konuşmadık.”

Bir hafta sonra Ali Sarıyıldız’ın kendisini arayarak Nazmi Güzel’in reklam karşılığında 1,5 milyon liralık çek verdiğini söylediğini aktaran Özcan, süreçte yaşanan gelişmeleri ayrıntılarıyla anlattı.

“Reklam sözleşmesini imzalamadı, parasını iade edin dedim”

Özcan, aylar sonra reklam sözleşmesinin hâlâ imzalanmadığını öğrendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Ali bana, ‘Başkanım Nazmi reklam göndermiyor, sözleşmeyi de imzalamıyor’ dedi. Ben de ‘Parasını iade edin. Bu adam iyi niyetli değil.’ dedim. Ancak IBAN numarasını vermediği için para gönderilemedi.”

“DSİ izin vermedi, ruhsat versek suç işleriz denildi”

Nazmi Güzel’in belediyeye gelerek ruhsat işlemlerini sorması üzerine ilgili teknik birimlerden bilgi aldığını anlatan Özcan, projenin belediye tarafından değil, DSİ tarafından reddedildiğini söyledi.

“Yetkililer bana, ‘Başkanım DSİ projeyi durdurdu. Bu haliyle ruhsat verirsek suç işlemiş oluruz.’ dediler. Bunun üzerine yapabileceğimiz bir şey olmadığını gördük.”

“Parayı iade etmek istedik”

Nazmi Güzel’e reklam sözleşmesini imzalamadığı için parasını geri göndermek istediklerini söylediğini belirten Özcan, “Ali’ye IBAN numaranı ver, paranı gönderelim. Seninle çalışmak istemiyoruz dedim. Sonradan Ali’ye giderek ‘Tanju beni fırçaladı, sözleşmeyi imzalayacağım’ demiş.” ifadelerini kullandı.

“Eşini belediyeye ben aldırdım”

Savunmasında Nazmi Güzel’in eşiyle ilgili de açıklama yapan Özcan, kızlarının vefatının ardından iyi niyet göstergesi olarak eşini Bolu Belediyesi’ne naklen aldırdığını söyledi.

“Hukuk fakültesi mezunuydu ama hiç avukatlık yapmamıştı. Milyonlarca liralık bütçesi olan bir belediyede tecrübesiz birine vekalet veremezdik. Bundan sonra bana husumet beslemeye başladı.” dedi.

“Şahsi husumet güdüyor”

Geçen yıl Haziran ayında yeniden karşılaştıklarını belirten Özcan, çözüm süreciyle ilgili yaptığı eleştiriler nedeniyle Nazmi Güzel ile tartışma yaşadıklarını öne sürdü.

“Diyarbakır’dan gelmişti. Bana, ‘Sen örgüt lideri hakkında bunu söyleyemezsin. Akrabalarım seni kınıyor.’ dedi. Ben de ‘Haddini bil Nazmi.’ dedim. Zaten ondan sonra bu süreç başladı. Bana şahsi husumet güdüyor.”

“Bu kadar pişkin iftira atan insan görmedim”

Savunmasının sonunda müşteki hakkında sert ifadeler kullanan Özcan, “Bu kadar pişkin bir şekilde iftira atan bir insan görmedim. Karısı da beni defalarca şikâyet etti.” diyerek sözlerini tamamladı.


 

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.