İddianameye konu olan olayda, kamu ihalesini alan Yiğit Beton’un Bolu Bel A.Ş.‘den hazır beton almak için dönemin yönetim kurulu üyesi Ergün Temel ile görüştüğü belirtildi. İddiaya göre C50 sınıfı beton için ilk etapta 2 bin 300 liralık sözlü teklif verildi ve firma bu fiyatı kabul etti. Ancak daha sonra Ergün Temel’in görevden ayrılmasıyla süreç Belediye Meclis Üyesi ve Bolu Bel A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız tarafından yürütüldü.
Yapılan maliyet çalışmasının ardından C50 beton için bu kez yaklaşık 3 bin 400 liralık yeni fiyat belirlendi. Firma yetkilisinin bu fiyatı kabul etmeyerek kendi beton santralini kuracağını söylemesi üzerine taraflar arasında gerilim yaşandığı iddia edildi. Daha sonraki süreçte firmaya zabıta denetimleri yapıldığı, çeşitli cezalar uygulandığı ve yaşananların soruşturma konusu olduğu belirtildi.
“Maliyet çalışmasını Tanju Başkan istedi”
Mahkemede ilk olarak ifade veren Ali Sarıyıldız, fiyat belirleme sürecinin Tanju Özcan’ın talimatıyla başladığını söyledi.
“Biz de maliyet çalışması yaptık. C50 betonun maliyetini çıkardık. Şirketimiz bugüne kadar C50 beton dökmemişti. Maliyetler değişik çıktı ve yaklaşık 3 bin 400 liralık bir fiyat oluştu.” diyen Sarıyıldız, hazırlanan fiyatın piyasadaki diğer firmalarla da karşılaştırıldığını ifade etti.
“Tanju Başkana ilettik”
Belirlenen fiyatın Tanju Özcan’a sunulduğunu anlatan Sarıyıldız, daha sonra Başkan Özcan’ın firma yetkilisi Cenk Erşerbetçi ile görüşme gerçekleştirdiğini söyledi.
“Diğer firmalara da sorduk. Fiyatlar hemen hemen aynıydı. Tanju Başkana ilettik. Başkan da Cenk Bey’i aradı. Destek Hizmetleri binasında üçümüz bir araya geldik. Fiyatımızı söyledik. Cenk Bey bu fiyatlarla çalışamayacağını ifade etti.” dedi.
“Bizden Alacaksınız, Santral Kurdurtmam Size”
Duruşmanın en dikkat çeken bölümü ise toplantıda yaşandığı öne sürülen diyalog oldu.
Ali Sarıyıldız, firma yetkilisinin kendi beton santralini kuracağını söylemesi üzerine Tanju Özcan’ın sinirlendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Başkanım çok sinirlendi. Cenk Bey beton santrali kurup kendi betonunu üreteceğini söyledi. Bunun üzerine Tanju Başkan, ‘Bizden alacaksınız, santral kurdurtmam size’ dedi. 2 bin 300 liralık fiyat konusu açılınca ortam iyice gerildi.”
Özcan: “Belediye şirketini zarara uğratamazdım”
Savunmasını yapan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ise iddianamedeki suçlamaları kabul etmedi.
İddianamede kendisinin firmayı belediye şirketinden beton almaya zorladığı yönünde bir ifade bulunduğunu ancak bunu destekleyen hiçbir beyan olmadığını söyleyen Özcan, firma yetkilisinin kendi bilgisi dışında Bolu Bel’den fiyat aldığını öne sürdü.
Hazır beton tesisi için belediye şirketinin ciddi yatırımlar yaptığını belirten Özcan, kamu işlerini alan firmalara beton satmayı hedeflediklerini söyledi.
“Şu fiyatın altına vermeyin”
Özcan, fiyat belirlenirken Ali Sarıyıldız’ın diğer hazır beton firmalarıyla da görüştüğünü anlatarak şunları söyledi:
“Ali Bey çalışmış. Hazır betoncular da ‘Madem bunlarla çalışacaksınız şu fiyatın altına vermeyin’ demiş. Yapılan maliyet hesabı 3 bin 400 lirayı gösteriyordu. Biz de en fazla 3 bin 200 liranın altına inilemeyeceğini söyledik. Daha aşağısı belediye şirketini zarara uğratırdı. Buna izin veremezdim.”
“100 milyon liralık kamu zararı olurdu”
Firma yetkilisinin 2 bin 400 lira fiyat konusunda ısrar ettiğini söyleyen Özcan, bunun belediye şirketi açısından büyük zarara neden olacağını savundu.
“50 bin metreküp beton söz konusuydu. Bin liralık fark yaklaşık 100 milyon lira yapıyor. Belediye şirketini zarara uğratamam. Kamu zararı oluşmasına göz yumamam.” dedi.
“Santral kurabilir ama piyasaya satamaz”
Tartışmanın beton santralinin kurulmasına değil, piyasaya satış yapılmasına ilişkin olduğunu savunan Özcan, şu ifadeleri kullandı:
“‘Beton santrali kurarım, Adıyaman’dan getiririm, piyasaya da satarım’ dedi. Ben de kendi işinde kullanmasına itiraz etmedim. Ancak piyasaya satış yapacaksanız bizden alacaksınız dedim. Çünkü Bolu’da faaliyet gösteren firmalar ve burada çalışan yüzlerce insan vardı.”
“Asıl mağdur olan biziz”
Kendisini tehdit eden tarafın firma olduğunu öne süren Özcan, kamu ihalesini alan firmanın devlete yüksek fiyat verdiğini, buna rağmen belediyeden düşük fiyatla beton almak istediğini savundu.
“Asıl mağdur olan biziz. Devlete yüksek fiyat veren firma belediyeden çok daha düşük fiyata beton almak istedi. Buna izin vermedim.” dedi.
“Denetimler rutin yapıldı”
Özcan, firmaya yönelik zabıta denetimlerinin de iddia edildiği gibi baskı amacı taşımadığını belirterek, ruhsatsız faaliyet, kaçak hafriyat malzemesi satışı, belediyeye ait alanda malzeme depolanması, fazla tonajlı araçlarla yolların zarar görmesi ve usulsüz su kullanımı gibi nedenlerle rutin denetimler gerçekleştirildiğini söyledi.
Vali Yardımcısı’nın da tarafları uzlaştırmak amacıyla devreye girdiğini ifade eden Özcan, firmanın iş programında gecikmesi nedeniyle cezayla karşı karşıya kaldığını, bunun sorumluluğunu belediyeye yüklemeye çalıştığını öne sürdü.
“Bu konuda daha önce soruşturma izni verilmedi”
Savunmasının sonunda aynı olayla ilgili daha önce yapılan şikayet üzerine Valilik tarafından soruşturma izni verilmediğini, dosyanın savcılık tarafından da işlemden kaldırıldığını belirten Özcan, “Suç olmadığına karar verilmiş bir olayın yeniden iddianameye konulmasını doğru bulmuyorum. Burada suç falan yok.” ifadelerini kullandı.
Beton santrali ve hazır beton satışıyla ilgili iddiaların ayrıntılı şekilde ele alındığı duruşmada, tarafların olayın gelişimine ilişkin farklı anlatımları mahkeme tutanaklarına geçti. Dava, sanık ve tanıkların dinlenmesiyle devam etti.


























