Encümen üyeleri ortak savunma yaptı: “Talimat almadık, kararlar mevzuata uygundu”

Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Bolu Belediyesi irtikap davasının ikinci gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alındı. Encümen üyeleri ve belediye bürokratları, marketlere yönelik işlemlerin tamamen zabıta raporlarına göre yapıldığını, hiçbir siyasi ya da idari talimat almadıklarını savundu.

Encümen üyeleri ortak savunma yaptı: “Talimat almadık, kararlar mevzuata uygundu”
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A+ A-

Bolu Belediyesi’ne yönelik yürütülen irtikap soruşturması kapsamında açılan davanın ikinci gününde duruşma, tutuksuz sanık Belediye Meclis Üyesi ve Encümen Başkanı Hüseyin Ekrem Serin’in savunmasıyla başladı. Gün boyunca belediye meclis üyeleri ile encümen üyeleri tek tek hakim karşısına çıkarak suçlamalara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Sanıkların ortak savunmasında, marketlere yönelik denetim ve yaptırımların tamamen mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiği, encümen kararlarının oy birliğiyle alındığı ve hiçbir aşamada Belediye Başkanı Tanju Özcan, başkan yardımcıları ya da başka bir yöneticiden talimat alınmadığı vurgulandı.

“30 yıllık belediyecilik tecrübem var”

2019 yılında belediye meclis üyesi seçildiğini belirten Hüseyin Ekrem Serin, Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın yoğunluğu nedeniyle encümen üyeliğine getirildiğini söyledi. Yaklaşık 30 yıllık belediyecilik tecrübesi bulunduğunu ifade eden Serin, 2024 seçimlerinde yeniden belediye meclis üyesi seçildiğini ve encümen başkanlığı görevini sürdürdüğünü anlattı.

Görev yaptığı süre boyunca binlerce encümen kararına imza attıklarını belirten Serin, alınan tüm kararların oy birliğiyle kabul edildiğini söyledi.

“En isabetli kararları vermeye çalıştık.”

“Marketler de diğer iş yerleri gibi denetlendi”

Serin, marketlere yönelik denetimlerin rutin belediyecilik faaliyetleri kapsamında yapıldığını belirterek, zabıta müdürlüğünün hazırladığı dosyaların fotoğraflarla birlikte encümene gönderildiğini ifade etti.

“Yalnızca marketler değil, diğer iş yerleri de aynı şekilde denetleniyordu. Zabıtanın hazırladığı dosyalar bize ulaştığında encümen olarak değerlendirmemizi yapıyor ve kararımızı veriyorduk.” dedi.

“Kimsenin talimatını almadım”

Soruşturma sürecinde mülkiye başmüfettişleri ve jandarmaya verdiği ifadelerin arkasında olduğunu belirten Serin, mahkemede de aynı beyanlarını yineledi.

Belediyede uzun yıllar görev yaptığını belirten Serin, Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın çok sayıda görüşme yaptığını bildiğini ancak bu görüşmelerin içeriğini hiçbir zaman bilmediğini söyledi.

“Encümende aldığımız kararlarda hiç kimseden talimat almadım. Tanju Özcan’ın da bu konuda bana hiçbir talimatı olmadı.”

Serin ayrıca Özcan’ın görev süresi boyunca encümen toplantılarına en fazla üç kez katıldığını ve alınan kararlarla ilgili herhangi bir yönlendirmede bulunmadığını ifade etti.

“Marketlere eşit davrandık”

Marketlere yönelik kapatma kararlarının önceki dönemlerde de uygulandığını söyleyen Serin, tüm işletmelere eşit davranıldığını savundu.

“Takdir hakkımızı çoğu zaman marketlerin lehine kullandık. Eğer eksiklikleri görmezden gelseydik bugün burada farklı suçlamalarla yargılanıyor olabilirdik.”

Tanju Özcan’dan sorular

Savunmanın ardından mahkeme başkanının izniyle söz alan Tanju Özcan, Serin’e Ali Sarıyıldız ile bu konular hakkında görüşüp görüşmediğini sordu.

Serin ise,

“Ali Bey encümende görev yapmadığı için bu konularla ilgili hiçbir görüşmemiz olmadı.”

cevabını verdi.

Özcan’ın, başkan yardımcılarından herhangi bir telkin gelip gelmediği yönündeki sorusuna ise,

“Süleyman Can ile uzun yıllar birlikte çalıştık. Marketlerle ilgili bana hiçbir zaman telkinde bulunmadı.”

yanıtını verdi.

Cahit Görüş: “Karar vermezsek başka türlü suçlanırdık”

Tutuksuz sanık Belediye Meclis Üyesi ve Encümen Üyesi Cahit Görüş de önceki ifadelerinin tamamının arkasında olduğunu belirterek savunmasını yaptı.

“Başka bir şey söylersem yalan söylemiş olurum.”

diyen Görüş, encümenin tamamen zabıta müdürlüğünden gelen evraklara göre karar aldığını söyledi.

Ruhsat dışı ürün satışı tespit edilen marketlerde yalnızca ilgili bölümün kapatılmasının teknik olarak mümkün olmadığını belirten Görüş,

“Bir odanın içini ayırıp kapatamazsınız. Bu nedenle bütün iş yeri hakkında işlem uygulanmak zorundaydı. Marketlere eksikliklerini gidermeleri için 15 gün süre verildi. Bu sürede gerekli düzenlemeleri yapabilirlerdi.”

ifadelerini kullandı.

“Ceza vermesek başka suçlamayla karşılaşırdık”

Görüş, verilen kararların mevzuat gereği olduğunu belirterek,

“Biz karar vermesek bu kez görevimizi yapmadığımız gerekçesiyle başka türlü suçlanırdık.”

dedi.

Şubesi fazla olan zincir marketlere daha fazla işlem uygulanmasının da doğal olduğunu belirten Görüş, her şubenin ayrı ayrı denetlendiğini ifade etti.

“Bankalara da aynı uygulamalar yapıldı”

Savunmasının ardından söz alan Tanju Özcan’ın sorusu üzerine Görüş, marketlerin yanı sıra başka işletmeler hakkında da benzer kararlar alındığını söyledi.

Bazı bankalar hakkında da uygunsuz tadilat nedeniyle kısmi ya da tam kapatma kararları verildiğini belirten Görüş,

“Vatandaş mağdur olmasın diye kapatma işlemlerini hafta sonuna denk getirmeye çalışıyorduk.”

ifadelerini kullandı.

Buse Özkan: “Yangın çıkışları gibi ciddi eksikler vardı”

Tutuksuz sanık Belediye Meclis Üyesi Buse Özkan ise görev yaptığı dönemde encümen toplantılarında kararların ilgili müdürlüklerden gelen dosyalar doğrultusunda alındığını belirtti.

Özcan,

“Kararlar tamamen kanun hükümlerine uygundu. Tanju Özcan benim görev yaptığım dönemde hiçbir encümen toplantısına katılmadı.”

dedi.

Dosyalarda yalnızca NACE kodu ihlalleri bulunmadığını belirten Özkan,

“Yangın çıkışları gibi can ve mal güvenliğini ilgilendiren eksiklikler de vardı.”

ifadelerini kullandı.

Reklam sözleşmeleriyle ilgili iddiaları ise dosya kapsamında öğrendiğini söyleyen Özkan, BOLSEV yönetiminde de görev almadığını belirtti.

Mehmet Ağan: “10 gün vekalet ettim, imzam olduğu için yargılanıyorum”

Tutuksuz sanık İtfaiye Müdürü Mehmet Ağan, olayların yaşandığı dönemde İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü olarak görev yaptığını, Yazı İşleri Müdürü Tahsin Aslan’ın izinli olması nedeniyle yaklaşık 10 gün süreyle vekaleten encümen toplantılarına katıldığını söyledi.

“Denetimlerden de toplantılardan da haberim yoktu. Olayı jandarmada gözaltına alındığımda öğrendim. Sadece vekalet ettiğim dönemde imzam bulunduğu için yargılanıyorum.”

diyen Ağan beraatini talep etti.

Naim Ayhan: “Encümen talimatla çalışan bir kurum değildir”

Encümenin doğal üyesi olan Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ise 21 yıldır encümen üyeliği yaptığını belirtti.

Encümenin altı kişiden oluşan, kolektif karar veren bir organ olduğunu söyleyen Ayhan,

“Hiç kimsenin talimatıyla çalışan bir kurum değildir. Zabıtanın nereyi denetleyeceğine karar verme yetkimiz yoktur.”

ifadelerini kullandı.

Ayhan, tüm kararların oy birliğiyle alındığını belirterek hakkındaki suçlamaları reddetti ve beraatini istedi.

Sinan Pekcan: “Dosyaları toplantıda görüyoruz”

İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Sinan Pekcan da encümen üyelerinin dosyaları toplantı sırasında gördüğünü söyledi.

Yerinde denetim yapma yetkilerinin bulunmadığını ifade eden Pekcan,

“İmar Müdürlüğü’nün ruhsat denetimi yapma görevi yoktur. Kimsenin bize talimat vermesi de söz konusu değildir.”

dedi.

Duruşma sürüyor

Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada ikinci gün duruşması, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor. Mahkemenin ilerleyen oturumlarında diğer sanıkların savunmaları ile taraf avukatlarının beyanlarının dinlenmesi bekleniyor.


 

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.