Yerel hayvan koruma görevlisi kimlik kartlarının iadesine ilişkin resmi yazıda adres bilgilerinin açık edildiğini öne süren Elif Sarıhan, Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na başvurabilmek için gerekli olan veri sorumlusu bilgilerine ulaşamadığını belirtti. Bu nedenle açtığı davanın reddedildiğini ifade eden Sarıhan, yaklaşık 30 bin lira vekâlet ücreti ödemekle karşı karşıya kaldı.
Bolu’da yaşayan Elif Sarıhan, kişisel verilerinin izni dışında paylaşıldığını öne sürerek başlattığı hukuk mücadelesinde dikkat çeken bir süreç yaşadığını belirtti.
İddiaya göre, Bolu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından yerel hayvan koruma görevlisi kimlik kartlarının iadesine ilişkin gönderilen resmi yazının dağıtım listesinde çok sayıda kişinin isim ve adres bilgileri açık şekilde yer aldı. Yazıda Elif Sarıhan’ın ikamet adresinin de diğer alıcılar tarafından görülebilecek şekilde paylaşılması üzerine hukuki süreç başlatıldı.
06 Şubat 2025 tarihli yazıda, yerel hayvan koruma görevlilerine ait kimlik kartlarının mevzuat değişikliği nedeniyle kuruma teslim edilmesi istenirken, dağıtım listesinde yer alan kişilerin açık adres bilgilerinin de yazıldığı öne sürüldü. Sarıhan, bu durumun kişisel veri ihlali oluşturduğunu savunarak hem adli hem de idari yollara başvurdu.
Sarıhan, olayın ardından Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu belirterek, savcılık tarafından yapılan değerlendirme sonucunda şikâyet edilen kişilerin 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında kamu görevlisi olması nedeniyle soruşturma yapılabilmesi için Bolu Valiliği’nden izin talep edildiğini ifade etti.
Ancak Bolu Valiliği tarafından soruşturma izni verilmemesine karar verildiğini söyleyen Sarıhan, bu karara karşı idari yargı yoluna başvurduklarını ve sürecin halen devam ettiğini belirtti.
Öte yandan Sarıhan, Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na başvuru yapabilmek için gerekli olan veri sorumlusu bilgilerini öğrenmek amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilgili kurumlara başvuruda bulundu. Ancak talep ettiği bilgilere ulaşamadığını belirten Sarıhan, veri sorumlusunun kimliğinin ve iletişim bilgilerinin kendisine bildirilmemesi üzerine Bolu İdare Mahkemesi’nde dava açtı.
Mahkemeye sunulan dava dilekçesinde, KVKK’nın 11’inci maddesi kapsamında yapılan başvuruya rağmen veri sorumlusuna ilişkin bilgilerin verilmediği, bu nedenle KVKK nezdindeki başvuru yollarının etkin şekilde kullanılamadığı ifade edildi.
Bolu İdare Mahkemesi’nin davayı reddettiği ve talep edilen bilgilerin verilmemesi yönündeki işlemi hukuka uygun bulduğu belirtildi. Karar doğrultusunda Sarıhan’ın yaklaşık 30 bin lira vekâlet ücreti ödemesine hükmedildiği öğrenildi.
Yaşadığı süreci değerlendiren Sarıhan, açtığı davanın temel amacının veri sorumlusunu öğrenerek Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na başvurabilmek olduğunu söyledi.
Sarıhan, “Kişisel verilerimin hukuka aykırı şekilde paylaşıldığını düşünüyorum. Bununla ilgili KVKK’ya başvuru yapabilmem için veri sorumlusunun kim olduğunun ve ilgili bilgilerin tarafıma bildirilmesi gerekiyor. Benim mücadelem veri sorumlusunu öğrenerek Kişisel Verileri Koruma Kurumu nezdinde gerekli başvuruları yapmak ve kişisel verilerimin ihlal edilip edilmediğinin incelenmesini sağlamak” dedi.
Kişisel veri ihlali iddiasının henüz esastan değerlendirilmediğini ifade eden Sarıhan, “Bugüne kadar savcılık, soruşturma izni ve idari dava süreçleri yaşandı. Savcılık tarafından yapılan değerlendirme sonucunda şikâyet edilen kişilerin 4483 sayılı Kanun kapsamında kamu görevlisi olması nedeniyle soruşturma yapılabilmesi için Bolu Valiliği’nden izin talep edildi. Valilik soruşturma izni vermedi. Bu karara karşı idari yargı yoluna başvurduk ve süreç halen devam ediyor. Ancak kişisel verilerimin paylaşılmasıyla ilgili esas konuya hâlâ gelemedik. Veri sorumlusuna ilişkin bilgilere ulaşamadığım için KVKK sürecini başlatamıyorum. Buna rağmen veri sorumlusunu öğrenmek amacıyla açtığım davada yaklaşık 30 bin lira vekâlet ücreti ödemeye mahkûm edildim” diye konuştu.
Yaşananların vatandaşın hak arama mücadelesi açısından düşündürücü olduğunu belirten Sarıhan, “Kendimi haklı olduğuma inandığım bir konuda haksız duruma düşürülmüş hissediyorum. Bir vatandaş olarak devletin bir kurumuyla ilgili şikâyetimi yine devletin diğer kurumlarına anlatmaya çalışıyorum. Kişisel verilerimin nasıl ve kim tarafından paylaşıldığını öğrenmek isterken, sanki devleti devlete şikâyet eden bir vatandaş konumuna düştüm. Veri ihlali iddiasının kendisi henüz incelenmeden vekâlet ücretiyle karşı karşıya kalmış olmamın kamuoyunun takdirine bırakılması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Kişisel verilerin paylaşılmasına ilişkin iddialarla ilgili hukuki süreçlerin ise devam ettiği öğrenildi.


























