Mesele Ne?
- Telegram
Uzun bir aradan sonra herkese merhaba. Umarım her şey yolundadır, keyifliyizdir. Uzun süredir mesele haline getirdiğim aslında birçok şeyin sebebi olan bir durumla geldim karşınıza. Siz okurlarımızla da paylaşmak isterim ki bı mesele tamamen biz insanlarla alakalı bir durum.
Hatırlar mısınız, eskiden müzisyenler her sene ya da iki senede bir albüm çıkarırlardı? Bizler de bu albüm haberlerini büyük bir hasret ve keyifle beklerdik. Çünkü o zamanlar üretim bu zamana kıyasla daha az ve dolayısıyla daha kaliteliydi. İnsanların ürettikleri şeyler o zamanlar haz verirdi. Sabırsızlıkla beklenirdi. Fakat şu an o kadar çok üretim var ki yetişemiyoruz. Yetişemediğimiz için dinlemiyor ve okumuyoruz dikkatli bir şekilde. Her şeyi yüzeysel yapar olduk onca uyaran içinde. Nitekim kaliteli ürün bile haz vermez oldu. Arkadaşlarımız ben bunu yaptım dediklerinde şöyle bir kapağına, kenarına, köşesine bakıp "Aaaa çok güzel, tebrik ederim! "der olduk. Ama gerçekten okuduk mu, dinledik mi, inceledik mi! Maalesef. Hepimiz birer dolandırıcı olmadık mı böylece!
Bu yazdıklarım Yalının yeni çıkardığı tekli şarkısı -albüm değil- Akşamüstü sayesinde geldi aklıma. Ben koyu bir Yalın dinleyicisi ve takipçisi olarak küçüklüğümde -2004- babamın elini tutarak müzik markete gidip 5 TL'ye Yalın'ın Ellerine Sağlık albümünü satın aldığımı hatırlıyorum. Şimdi olsa birçoğumuz albüme para verir miyiz? "Neden verelim ki "seslerini duydum, siz de duydunuz mu! Gerçekten kıymet veriyorsak veririz aslında. Bu bir albüm olabilir, yeni çıkan akademik-edebi kitaplar olabilir. Geçenlerde arkadaşım dedi ki " İnternette var bu kitap, ücretsiz indirip okuyorsun. Neden para verip satın alayım? " Kitabı satın alıp ona değer biçip kokusunu hissederek okuyup dokunarak okuyup sonra da rafa koymak daha anlamlı değil mi, yoksa ben mi çok romantiğim:) Orası meçhul. . .

























