BİRİCİK ÖĞRETMENLERE...

BİRİCİK ÖĞRETMENLERE...
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A+ A-


Öncelikle omuz omuza birlikte kimi engelleri aşarak, birlikte eğlenerek, kimi zaman üzülerek ama hep aynı paydada buluşarak çalıştığım kıymetli öğretmen arkadaşlarıma ve ülkemde hakkını vererek çalışan tüm öğretmenlerimize ithafen; saygımla...  
   24 Kasım Öğretmenler Günü... Kutlu olsun. Kıymetli olsun. Değer görsün. Hep var olsun. 
    Ülkemde ne yazık ki gittikçe itibarsızlaştırılan meslek haline geldi öğretmenlik. Eskiden ne de kıymet verirdik öğretmenlerimize. Gördüğümüz an düğme iliklerdik. Öğretmenler odasının kapısını tıklatmaya çekinirdik. Müdür odasından hiç bahsetmiyorum bile... Söylediklerim korkudan değil, hürmettendi. Aslında çok da geçmişten bahsetmiyorum. Sene 2000. Öğretmenler odasının kapısına geldim ama düşünüyorum nasıl tıklatsam diye. Bazılarımız der ki : “Bu kadar da çekinmemeli öğrenci, öğretmeninden.” Evet, bazen hak da veriyorum ama bu çekinme saygıdandı o zamanlar. Şimdiki -deyim yerindeyse- had bilmezlikten çok daha iyiydi. Ben isterim ki bir öğretmen olarak, öğretmenlerimizin kıymetini bilelim. Onların çocuklarımız için, memleketimiz için, geleceğimiz için çok fazla emek verdiklerinin farkında olalım. Hatta kimi zaman okuldaki öğrencileri için kendi öz evlatlarını ihmal ettiklerini düşünerek vicdan azabı çektiklerini bilelim!.. Öyle kutsal, öyle değerli bir meslek ki öğretmenlik!  
   Bir öğretmen vardır ki sağdan yaklaşır öğrencisine. Diğer öğretmen soldan yaklaşır. Birisi ‘A’yı tükenmez kalemle öğretir, diğeri kurşun kalemle. Ancak tek amaçları vardır: öğretmek, rehberlik etmek. Birisi ‘A’ tekniğini kullanır öğretirken, birisi ‘B’ tekniğini kullanır. Nihayet öğretir. Hepsi aynı yükleme bağlanır sonunda.  
   Öğretmen; yol gösterendir, değer öğretendir, sevgi aşılayandır, kucaklayandır, gülümseyen ve gülümsetendir. Öğretmen kıymetlidir. Öğretmen biriciktir.  
   Ülkemde hakkıyla mesleğini icra eden bütün meslektaşlarıma selam ve sevgiyle... 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Göynük Gazetesi'nde yayımlanan köşe yazıları, yazarlarının kişisel görüşlerini yansıtmaktadır.
Her köşe yazısı yalnızca yazarı sorumluluğundadır ve Göynük Gazetesi'nin kurumsal görüşünü temsil etmez.
Yazılarda dile getirilen fikir, eleştiri ve değerlendirmeler, düşünce özgürlüğü çerçevesinde yayımlanmaktadır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.