BUTLAK MUTLAN !

BUTLAK MUTLAN !
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A+ A-

 

Eskiden tartışmanın da bir adabı vardı; insanlar birbirine “ayıp oluyor” derdi.

Şimdilerde doğrudan “yok hükmündesin” diyorlar birbirlerine.

Bu aralar “mutlak butlan” diye bir laf öyle bir yayıldı kizannımca yakında veresiye defterlerine bile hukuk müşaviri bakacak.

Nesli tükenme tehlikesi altındaki mahalle bakkalına gidip;

— Abi iki ekmek bir süt yazar mısın deftere? dediğinde

— Kusura bakma. Senin veresiye hesabı, geçen ayki ödeme şekil şartlarını taşımadığı için mutlak butlan oldu. yanıtınıalabilirsin.

Bazı kelimeler vardır. Bir anda moda olur. İnsanlar ne anlama geldiğini tam bilmese de kullandığında kendini Birleşmiş Milletler raportörü gibi hisseder.

Bir dönem “algoritma” vardı mesela.

Mahallede internet çekmeyince bile “algoritmadan dolayı” deniyordu.

Sonra “travma” mesela...

Çocuk topunu komşunun balkonuna kaçırıyor:

— Tüh, travma olacak şimdi bu durum çocukta…

İlkokuldaki öğretmenlerimiz “Anlamını bilmediğiniz kelimeyi cümle içinde kullanın ki öğrenin” derdi.

Konjonktür” kelimesini cümle içinde kullanan bir arkadaş hâlâ gözümün önündedir:

— Ben konjonktür gördüm öğretmenim.

Aferin evladım…

Kullandık, öğrendik, içselleştirdik.

Şimdi de “mutlak butlan” çıktı.

Öyle hızlı yayıldı ki geçen gün apartman toplantısında duydum.

Alt kattaki Abdurrahman Bey ayağa kalktı:

— Bu aidat artışı usul ve esas yönünden sakattır. Ben bu kararı tanımıyorum.

Aynı zamanda yönetici de olan karşı komşu MuslihittinBey hemen karşılık verdi:

— Zaten sizin yöneticilik döneminiz baştan butlan!

Bir an kendimi anayasa mahkemesiyle kalorifer kazanı arasında sıkışmış gibi hissettim.

Eskiden insanlar kavga ederdi.

Şimdi birbirini geçersiz sayıyor.

Karısı kocasına kızıyor:

— Bu evlilik benim açımdan yok hükmündedir.

Adam cevap veriyor:

— Senin yaptığın menemen de soğanlı, bu yüzden hukuki bir zemini yok zaten.

Kahvede 101 oynayanlar bile değişti.

— O taş oraya işlenmez.

— Niye?

— Usul hatası var. Bu el mutlak butlan.

Bir gün çay bahçesinde yanlışlıkla “Bir açık çay alabilir miyim?” deme gafletinde bulundum. Adam yüzüme garip garip baktı ve bilmiş bir eda ile;

— Açık çay talebiniz filanca sayılı kararnameyle yürürlükten kaldırılmıştır abi... dedi.

Memleket olarak hukukî terimleri günlük hayatımızasokmayı çok seviyoruz ama hukukun mantığını sokmak konusunda aynı performansı gösteremiyoruz.

Herkes birbirinin hayatını hükümsüz ilan etmeye dünden hazır ama kimsenin dönüp aynaya bakacak mecali yok.

Trafikte adam kırmızı ışıkta geçiyor, camdan kafasını çıkarıp sana bağırıyor:

— Sana ehliyet veren kasap mutlak butlan!

Sosyal medyada biri farklı düşünüyor:

— Bu görüş zaten yok hükmünde.

Kimse artık “yanlış” demiyor.

Çünkü yanlış dersen karşıdakinin hâlâ düzeltme olasılığı var demektir.

Ama “butlan” dediğin anda karşındaki insanı komple sistem dışına atıyorsun.

Galiba memlekette en büyük moda artık bu:

İnsanları silmek.

Belgeleri silmek.

Bir üniversiteyi komple silmek.

Fikirleri silmek.

Geçmişini silmek.

Dostlukları silmek.

Birbirini tek cümlede hükümsüz ilan etmek…

Yakında nüfus müdürlüğünden şöyle bir mesaj gelirse hiç şaşırmayacağım:

Yapılan inceleme sonucunda vatandaşlığınız şekil eksikliği nedeniyle iptal edilmiştir. İyi günler dileriz.

Göynük Gazetesi'nde yayımlanan köşe yazıları, yazarlarının kişisel görüşlerini yansıtmaktadır.
Her köşe yazısı yalnızca yazarı sorumluluğundadır ve Göynük Gazetesi'nin kurumsal görüşünü temsil etmez.
Yazılarda dile getirilen fikir, eleştiri ve değerlendirmeler, düşünce özgürlüğü çerçevesinde yayımlanmaktadır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.