METALLICA, İSTANBUL, ATİNA ve HİERAPOLİS

METALLICA, İSTANBUL, ATİNA ve HİERAPOLİS
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A+ A-

Şimdi başlığa bakıp “Metallica da ney kardeşim?! Bize ne!?” filan diyebilirsiniz. Haklı da olabilirsiniz ancak bu yazı sadece dünya müzik tarihinin en büyük rock gruplarından biri olan Metallica ile sınırlı olmayacak. İşin içinde organizasyon beceriksizlikleri, ıskalanan ülkesel ve kültürel tanıtım ile turistik faaliyetler gibi değişik unsurlar da mevcut.

Metallica tarihçesinden bahsedip kafanızı ütülemeye hiç niyetim yok. Biz rock ve heavy metal dinleyicisi tayfa biraz öyleyizdirçünkü; biri sevdiğimiz müzik grubu hakkında küçücük bir şey sormayagörsün, anlatırız da anlatırız! Sadece şu kadarını bilmeniz yeterli: Metallica 1981’de kurulan ve yaklaşık 45 yıldır aralıksız müzik yapan, 11 adet stüdyo albümüyayınlamış, dünya genelinde 125 milyonun üzerinde albüm satış rakamına ulaşmış bir müzik grubu.

İşte bu grup geçenlerde “komşu” Atina’da bir konser verdi. Konserin önemi; grubun 11inci stüdyo albümü olan 72 Seasons’ın Avrupa turnesinin açılış konseri olmasıydı. Eğer organizasyonu becerebilseydik Atina yerine İstanbul’dan başlayacaktı Avrupa turnesi. Ama olmadı maalesef.

Konser İstanbul’da yapılabilseydi grubun devasa sahnesi ve ekipmanları İstanbul’a gelecek, grup konser tarihinden 4-5 gün önce gelip kurulum ve prova yapacaktı. Ancak stadyum kiralarının astronomik düzeyde ve de grubun ekipmanlarını taşıyan tırların ülkeye giriş çıkışından kaynaklı gümrük maliyetlerinin yüksek olması ile yüzlerce tonluk ekipmanın, bir sonraki ayak olan Atina’ya ulaştırılmasındaki lojistik sıkıntılardan ötürü planlanan İstanbul ayağı iptal edildi.

Stadyum kirası derken spesifik olalım: İstanbul’daki bir stadyumun bu konser için kiralanması 600 bin Avro gibi rakamları bulurken Atina Olimpiyat Stadı’nın sadece 65 bin Avro’ya kiralandığı ifade edildi. Ayrıca ülkemize giriş-çıkış yapacak her bir tır için de yaklaşık 4 bin Avro ek gümrük maliyeti düşünüldüğünde iptalin gerekçesinin kâğıt üzerinde anlaşılabilir olduğu sonucuna varıyoruz.

Peki Atina’da neler oldu derseniz; organizatörler yaklaşık 90 bin seyirciye bilet sattı, grubun 16 yıl aradan sonra Atina’ya yeniden gelişi gibi bir önemi vardı konserin. Ama asıl ses getiren ve dünya kamuoyuna servis edilen olay ise grubun rahmetli Mikis Theodorakis’in Zorba’sını çalması ve yerel rock grubu olan Trypes’in Den Houras Pouthena (Hiçbir Yere Sığmıyorsun) adlı şarkısını yorumlaması oldu desek abartmış olmayız. Bu, Metallica’nın turnelerinde yıllardır devam ettirdiği bir gelenek aslında. Gittikleri her ülkede grubun solo gitaristi Kirk Hammet ve bas gitaristi Robert Trujillo, o ülkenin yerel müziklerinden örnekler veriyorlar. (Bu arada müzisyenlerin isimlerini özellikle verdim. Zira ileriki satırlarda bunu nedenini anlayacaksınız)

Şimdi hayal ediyorum: Konser İstanbul’daymış mesela. Rams Park Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nde. Grup sahnede yine harikalar yaratıyor. Ve olay yerel müziklere geliyor. İki müzisyen Barış Manço’dan Dönence’yi ya da Erkin Babadan Fesuphanallah’ı çalıyor. Seyirci çılgınlar gibi haykırarak eşlik ediyor onlara. Sonrasında ise Moğollar’dan Dinleyiverin Gari’yi çalıyorlar. (Müzik dünyamızın önemli rock gruplarından Pentagram’ın “Bir” şarkısı ise felsefi açıdan Metallica’nın misyonuna daha yakın bir parça olabilir aslında.) Kalabalığın coşkusunu kulaklarımda hissediyorum sanki. Ama puf! Birçok hayal gibi bu da sönüveriyor maalesef.

Gelelim asıl ilginç kısıma. Yukarıda isimlerini zikrettiğim müzisyenler Kirk Hammet ve Robert Trujillo Atina konserinin hemen ardından kimilerine göre spontane bir şekilde, bana göre ise zaten planladıkları şekilde Türkiye’ye geldiler. Denizli, Pamukkale, Hierapolis Antik kenti ve diğer antik kalıntıları gezerek hatıra fotoğrafları çektiler ve sosyal medyada paylaştılar. Müzisyenlerin kendi sözleri ile “harika ilhamlar topladılar” ve bu günübirlik ziyaret sona erdi.

Sonuna kadar esnetilebilecek eften püften sebeplerle bu konserin yapılamaması ile neler kaçırdık derseniz, öncelikle ben dahil daha İstanbul’da organize edilen 5 Metallica konserine gitme olanağı bulamamış olan müzikseverler, grubu daha önce izlemiş olan ancak bir kez daha izlemek isteyen hayranlarbundan mahrum kaldı. Çevremizdeki az sayıda komşu ülkelerden bir Metallica konserini canlı izlemek isteyen konukları da İstanbul yerine Atina’ya kaptırdık. Denebilir ki “Ama efendim stadyum kirasını düşük tutar, gümrüklemeyi de es geçersek ülkemizin vergi gelirleri azalır…” filan. Avrupa’nın yaramaz ve müflis çocuğu Yunanistan bizdekinin onda biri gibi rakamlara stadyum kiralayınca battı mı şimdi? Şey diyen de çıkabilir: “Yav kardeşim elin amarikalı müzik grubuna verilen paralardan dolayı döviz yurtdışına kaçıyor.” Onlara da vereceğim cevap şu olur: “Birader, Osimhen’i, N’golo Kante’yi filan döviz yerine öpücükle mi aldınız acaba?!?

Belki de konu rock grubu Metallica değildir. Asıl konu, büyük fırsatları küçük hesaplara kurban etme alışkanlığımızdır. İstanbul, Avrupa turnesinin açılışına ev sahipliği yapabilecek bir şehirdi. Dünyanın dört bir yanından binlerce insanı ağırlayabilir, milyonlarca kişiye ulaşan bir tanıtım fırsatı yakalayabilirdik. Bunun yerine turne Atina'dan başladı.

Sonra ilginç bir şey oldu. Metallica gelmedi ama grubun iki üyesi geldi. Pamukkale'yi gezdiler, Hierapolis'te fotoğraf çektirdiler, ilhamlarını topladılar ve ayrıldılar. Kısacası biz konseri kaçırdık, onlar manzarayı kaçırmadı. Belki de bütün hikâyenin özeti budur: Elimizdeki değerin farkına ancak onu başkaları değerlendirdiğinde varıyoruz.

Göynük Gazetesi'nde yayımlanan köşe yazıları, yazarlarının kişisel görüşlerini yansıtmaktadır.
Her köşe yazısı yalnızca yazarı sorumluluğundadır ve Göynük Gazetesi'nin kurumsal görüşünü temsil etmez.
Yazılarda dile getirilen fikir, eleştiri ve değerlendirmeler, düşünce özgürlüğü çerçevesinde yayımlanmaktadır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

1 yorum yapılmış

  • Melike (21 saat önce)
    👏🏿👏🏿👏🏿
    0
    0
    Yanıtla