ÜÇ POŞETİN ANATOMİSİ
- Telegram
Maalesef artık her şeyi kanıksamada ustalaştık. Baştan şunu söyleyeyim; burada dile getireceklerim, kişisel gözlemlerime ve kamuoyuna yansıyan fiyat karşılaştırmalarına dayanıyor. Önceki yıllarda asgari ücret açıklanır açıklanmaz 3 harfli zincir marketlerin bir gün içerisinde yaptığı fahiş zamlara tepki gösterirdik. Ama şimdi bir bakıyorum ki 100 gram kahve 100 liraya yaklaşmış hatta bazı markalarda 100 TL'yi bile geçmiş. Marketlerin sadece kendilerinde satılacak özel markalarda ürettirdiği kahveler bile 65-70 TL bandında satılıyor. Ben bir kahve tutkunu olduğum için özelde kahveyi dile getirmem normal. Ama ya temel ihtiyaç maddelerindeki yüksek fiyatlara ne demeli?!
Sadece marketler değil pazar yeri de alev alev. 4 limon 50 TL, 1 kilo domates 100 TL... Domatesi de kışın alma, mevsiminde al dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız ama mevsiminde de 75-80 lira bandında yiyorduk biz bu domatesi. 2-3 parça poşete 500-600 lira verince insanın feleği şaşıyor. Kaldı ki poşetlerin içerisinde de tencereye koyacak tek bir sebze bile yok!
Vatandaşın Temu, AliExpress gibi sitelerden, yani Çin'den uygun fiyatla ürün almasının da önü bir yönetmelik değişikliği ile kesildi geçenlerde biliyorsunuz. Bir son dakika değişikliği olmaz ise 6 Şubat'tan itibaren bu tür siteler yerli pazar yeri uygulamalarından farksız bir halde çalışacaklar. Aslında fiilen o bir yasaklama değil. Çok çok önce bir üst sınır olmaksızın alışveriş yapılırken bir anda alışveriş üst limiti 150 avroya düşürülmüştü. Sonrasında ise bu 150 avro'luk limit 30 avroya kadar çekildi. O da yetmemiş olacak ki bu limiti en son olarak 1 avroya kadar düşürdüler. Dediğim gibi bu bir yasaklama değil ama fiilen yurt dışından bireysel alışveriş yapmanın önüne geçilmiş oldu bu kararla.
Tüketiciyi koruma, dış ödemeler dengesindeki açık ve yerli üreticinin korunması gibi bahanelerle alınan bu karar daha yürürlüğe bile girmeden yerli pazar yeri uygulamalarında örneğin 1.000 TL'lik bir ürünün fiyatı birdenbire 3.000 TL'ye kadar yükseldi.
İşin ilginç yanı satışa konu olan ürün Türkiye'de üretilmiyor, Çin'den ithal ediliyor. Ben aynı ürünü Çin kaynaklı satış sitesinden bireysel kullanımım için tane ile 1000 TL'nin bile çok çok altında fiyatlara temin edebilirken sırf yerli üretici korunsun pompalamasıyla neden 4-5 katı fiyatla almak isteyeyim ki?! Bu durumda hakları korunan yerli üretici ve tüketici mi olmuş oluyor?
Çok düşük maliyetlerle ithal edildiği bilinen ürünlerin son kullanıcıya yani tüketiciye yüksek fiyatlarla sunulması ne zamandan beri tüketiciyi korumak oldu?
Tekrar etmek gerekirse bahse konu ürünlerin neredeyse hiçbiri ülkemizde üretilmeyip doğrudan Çin'den ithal ediliyor zaten. Dolayısıyla tüketiciyi geçtim yerli üreticinin korunması bu kararın neresinde Allah aşkına?!
Bugün pahalı olan kahve değil, limon değil, domates değil. Pahalı olan; çaresizliğin normalize edilmesi. Ucu Çin’e dayanan bir ürünün “yerli üretici” etiketiyle üç katına satılması, sadece cüzdanı değil, aklı da hedef alıyor. İnsan bir yerden sonra fiyatlara değil, bu hikâyelere itiraz etmek istiyor. Çünkü mesele artık neyi satın aldığımız değil; neden bu kadar sessiz kaldığımız.























