MUDURNU–GÖYNÜK ARASI KADAR KISA BİR HİKÂYE

MUDURNU–GÖYNÜK ARASI KADAR KISA BİR HİKÂYE
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A+ A-

Geçenlerde Bolu’daki çetin bir kaya kadar ekrem sahibi biryerel yönetici “Yol yapmayı sizden öğrenecek değiliz!” diye diklenmişti. Siz siyaset sahnesindesiniz diye her şeyi biliyor olmadığınız gibi, biz de politikacılığı tercih etmedik diye zır cahil değiliz sayın yönetici. Dilimiz döndüğünce fikrimizi beyan etmekte özgürüz.

Bazı yollar vardır, haritada kısa görünür ama üzerinde geçirilen her dakika insana uzuun uzun düşündürür. Mudurnu ile Göynük arasındaki yol da onlardan biri. Kış günü bu yoldan geçen bir otobüsün, yük taşıyan bir kamyonun ya da şahsi otomobilin içindeyken, yolun kendisinden çok ona neden bu haliylemahkûm olduğunu düşünür insan. Zira bu yol yeni sayılır; ama yaşından daha yorgun gözükmektedir. Daha doğrusu, savaştan çıkmıştan beter vaziyettedir.

Asfalt yer yer çökmüş, tarlalara musallat olup araya buraya toprak öbeği yığan köstebekler, sanki bu yolun altında da yoğun mesai harcamışlar gibi! Şoförler araçlarının hızını düşürüyor, slalom yapmak zorunda kalıyor, yolcular ya da kamyon kasasındaki malzemeler maddenin eylemsizlik özelliği gereğisavrulup duruyor. Yüksek sesle dile getirilmese de herkesin aklında şu iki soru: “Bu yol ne zaman yapılmıştı? “ve daha can yakıcı olan diğeri, “Bu işin hesabını kim verecek?

Mesele bir yolun bozulması değil elbette. Yollar bozulur. Hava şartları vardır, ağır tonajlı araçlar vardır, zaman faktörü vardır. Ama mesele, bozulan her şeyin ardından aynı sessizliğin gelmesi. Ne bir açıklama ne bir sorumluluk… Veya “neden” sorusuna verilmiş bir cevap. Sanki gravyer peynirine dönüşmüş asfalt da insanların bu sessizliğine alışmış gibi.

Mudurnu–Göynük yolu, küçük bir coğrafyada büyük bir alışkanlığın özeti aslında. Yapılan işin kısa sürede işlevini yitirmesi, ardından yeniden yapılması ve bunun olağan kabul edilmesi… Paranın kimden çıktığı, nasıl harcandığı, neden bu kadar çabuk heba olduğu sorularıysa çoğu zaman, zamansızca bozulan bu yolda kalıyor.

Oysa başka coğrafyalarda yol yalnızca yol değildir; bir rapordur, bir denetimdir, bir imzadır. Bozulduğunda sebebi konuşulur, sorumlusu bilinir. O sorumlu yeri geldiğinde sorumluluğunun gereğini yapar. Bizdeyse yol bozulur, hikâyesi yarım kalır. Başlangıcı vardır ama sonucu yoktur.

Bu yüzden Bolu – Mudurnu – Göynük arası sadece kilometrelerle ölçülmez. O yol, kamusal kaynaklarlakurduğumuz ilişkinin de mesafesidir aslında. Kısa mı uzun mu olduğu, biraz bakış açımıza bağlıdır; neşeli bir yolculuksa ne de çabuk bitiverdiğine hayıflanırız, gerginsek o yol asırlar kadar uzun zaman çeker. Ama kesin olan şudur ki bu mesafe, hesap sormayı öğrenebildiğimiz gün kısalacaktır.

Yoldur; bozulur, yeniden yapılır, yapılmalıdır da. Ama asıl ihtiyaç, asfaltın altına değil, soruların üstüne gitmektir. Çünkü yol denilen şey yalnızca insanları bir yerden bir yere götürmez; içinde yaşanılanın nasıl bir toplum olduğunu da gösterir.



 

Göynük Gazetesi'nde yayımlanan köşe yazıları, yazarlarının kişisel görüşlerini yansıtmaktadır.
Her köşe yazısı yalnızca yazarı sorumluluğundadır ve Göynük Gazetesi'nin kurumsal görüşünü temsil etmez.
Yazılarda dile getirilen fikir, eleştiri ve değerlendirmeler, düşünce özgürlüğü çerçevesinde yayımlanmaktadır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

2 yorum yapılmış

  • Selahattin Yıldızhan (1 hafta önce)
    Cevap veriyorum bu yol hiç bir zaman yapılmadı ve 2002 den beri hesap soran da yok veren de bugüne kadar söyledik şikayet ettik sonuç koca bir sıfır.
    %100
    %0
    Yanıtla
  • Nedim hoca (1 hafta önce)
    Bizim halkımız harcanan paranın kendi parası olduğunun farkına varır ve ona göre hesap sorarsa ancak işler düzelir.yoksa sen yazarsın ben söylerim, ama çoğunluk bana ne derse,siyasiler nasılsa bize oy veriyorlar derse, hesap soran olmazsa daha çok beter oluruz.
    %100
    %0
    Yanıtla