ULUSLARARSI HUKUK FİLAN

ULUSLARARSI HUKUK FİLAN
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A+ A-

 

2026 senesi ABD'nin Venezuela'ya yaptığı sınır ve hukuk ötesi operasyonla bir hayli de hızlı başladı. Hızlı diyorum, çünkü Venezuela'nın devrik diktatörü 20 küsur yıllık baskıcı yönetimini, Amerikan Delta Force – Delta Gücü askerlerinin operasyonu ile 3 saatte kaybetti.

Aslında ABD'nin neden Venezuela'daki demokrasiye (!) bu kadar ilgi gösterdiğine bakmak lazım. Gerçi operasyon sonrası trump ve kurmaylarının açıklamalarına bakılırsa demokrasiyle filan da öyle aman aman ilgilendikleri de pek yok. Varsa yoksa Venezuela'nın Suudi Arabistan'dan bile fazla olan petrol rezervi ve pek dile getirmeseler de nadir toprak elementleri.

Nadir toprak elementleri (NTE) kimyasal, manyetik ve optik özelliklere göre benzer özellikler gösteren lantanit, itriyum ve skandiyum gibi 17 elementten oluşan bir grup. NTE, günümüzde hibrid ve tam elektrikli otomobilleri, rüzgâr türbinlerini, güneş enerjisi panellerini, MR makinelerini ve birçok temiz enerji teknolojisini hayata geçirmekte.

Şimdi uzun uzadıya petrol, nadir toprak elementi filan diyerek sizi sıkmak istemem. Bu, ayrı bir yazı ya da yazı dizisinin konusu olabilir. Benim asıl üzerinde duracağım konu, ABD'nin bir başka egemen ülkenin topraklarında, uluslararası toplumun onayını dahi almaya gerek görmeden uluslararası hukuk kurallarını da hiçe sayarak operasyon yapması ve o egemen ülkenin 1 numaralı yöneticisini ve karısını yatak odasından alıp kendi ülkesinden deport etmesi.

Ancak Hollywood filmlerinde görülür böyle manevralar. En azından bu operasyona kadar öyle düşünüyorduk, gerçek oldu.  Yanlış anlaşılmasın, kör ölür badem gözlü olur diyerek Venezuela'nın devrik diktatörüne methiyeler dizecek değilim. Elindekilerin değerini ve kendi ülkesinin gücünü bilmemesi, narkotik maddelerin dağıtımı ve ticaretini devlet eliyle yapması, seçimlerde hile ve manipülasyon, ülkesinin insanlarını ağır baskı altında ezmesi gibi onlarca suçu işlemesinden ötürü yargılanması gerekliydi, orası kesin. Ancak bu yargılamalar, dünyanın jandarması olduğunu düşünen bir başka ülkede, ABD'de, değil Venezuela'da yapılmalıydı. Ama heyhat! "Irak'ın devrik diktatörü saddam hüseyin Irak'ta yargılandı da ne oldu?" dediğinizi duyar gibiyim. Siz de haklısınız.

Şimdi kamuoyunda bir endişe: Acaba Venezuela devrik lideri nicolas maduro idam edilir mi edilmez mi? Valla dostlar, medyaya servis edilen maduro fotoğrafını gördünüz. Eller plastik kelepçe ile bağlı, gözler bantla sıkıca kapatılmış, etrafında kollarında DEA* yazan üniformalarla Amerikanajanları... Uyuşturucu baronu gibi davranarak itibar açısından öldürüldü zaten; bu saatten sonra idam edilse n’olur edilmese n’olur!

Eller kelepçeli, gözleri bantlı o fotoğraf karesi yalnızca Venezuela’ya değil, bütün dünyaya servis edildi. Mesaj açıktı: Hukuk, bizim izin verdiğimiz yere kadar var. Uyuşturucu baronu muamelesiyle elleri kelepçelenen ve gözleri bantlanansadece bir diktatör değil, uluslararası hukukun ta kendisiydi aslında. Dün Irak, bugün Venezuela; yarın kim olur bilinmez. Çünkü bu dünyada artık suçlu olup olmamak değil, güçlü olup olmamak belirleyici. Ve güçlü olanlar, yalnızca oyunu kurmuyor, oyunun kurallarını da kendileri yazıyor.

*DEA : Drug Enforcement Administration (Türkçe: Uyuşturucu ile Mücadele Dairesi) ABD Adalet Bakanlığı'na bağlı federal hükûmet dairesi. 

Göynük Gazetesi'nde yayımlanan köşe yazıları, yazarlarının kişisel görüşlerini yansıtmaktadır.
Her köşe yazısı yalnızca yazarı sorumluluğundadır ve Göynük Gazetesi'nin kurumsal görüşünü temsil etmez.
Yazılarda dile getirilen fikir, eleştiri ve değerlendirmeler, düşünce özgürlüğü çerçevesinde yayımlanmaktadır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.