YİNE, YENİ, YENİDEN
- Telegram
Türk Pop Müziği’nin yaşayan efsanelerinden Nilüfer’in 1992 yazında çıkardığı albümün adını yazıma başlık olarak seçmemin bir sebebi var: Emeklilikte Yaşa Takılanlar -yani EYT- yasası palas pandıras çıktığında, emeklilik şartlarını sağlayan bendeniz de çöpsüz üzüm gibi borçsuz harçsız dilekçemi verip emekli olmuştum. 2023’ün Nisan ayından bu yana harca harca bitmez, aşırı yüksek (!) emekli maaşımı alarak, emekli hayatı yaşamaya başladım.
Aslında emekli olduğum andan itibaren hissettiğim, çalışma yaşamı boyunca ruhen ve bedenen üzerime çöken yorgunluğu atma isteği idi. Çoğunlukla evde ya da sevdiğim insanlarla mümkün olduğunca bir arada bulunmaya çalışarak geçti emekliliğin ilk zamanları. Evden çıkmayı tercih etmediğim anlar için dostların sorduğu popüler soru olan “Canın sıkılmıyor mu Allah aşkına?!” sorusuna verdiğim yanıt hep aynıydı: “Yok be, can sıkıntısı da neymiş!”
Günler günleri kovaladı; onlarca kitap okunup bitirildi, Göynük Gazetesi’ndeki köşem için binlerce satır yazı yazıldı, Netflix’in dizi ve film kütüphanesi acımasızca sömürüldü. Dışarıdan bakınca “amaçsız”mış gibi görünen zamanların aslında ne de ferahlatıcı olduğu defalarca izah edildi.
Derken birkaç hafta önce, evvelce de çalıştığım kurumdan bir iş teklifi geldi. Allah var ya, hiç de aklımda yokken geldi bu teklif. Kurulduğu günden itibaren güzel ilçemiz Göynük için son derece kıymetli bir eser olarak gördüğüm Özel Göynük Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde mesaiye başladım. Yazımın başlığındaki gibi; yine, yeni ve yeniden…
Yılların imbiğinden süzülüp gelen çalışma hayatı tecrübemi, önceki dönemlerden çok daha ayakları yere basar bir ruh hali içerisinde aktarmaya çalışıyorum birkaç haftadır eskimeyen bu kurum için. Sanırım bu dönemki gayretim, emekli olmadan önceki haletiruhiyeme nazaran biraz daha stresten uzak şekilde ama ayrı bir ciddiyet içerisinde tezahür edecek. SGK primi gününü doldurmaya çalışan bir bireyin çekingenliğindense, adeta bir beyin fırtınasındaymışçasına farklı noktalara dokunabileceğim bir moda geçiş yaptım desem yanlış konuşmamış olurum.
Belki de emeklilik, hayattan el etek çekmek değil; tam tersine, hayata hangi noktadan ve hangi ruh hâliyle ona dokunacağını seçebilme özgürlüğüdür. Bugün yeniden çalışıyor olmam, eksik kalan günleri tamamlama telaşından değil; birikmiş sözleri, öğrenilmiş sabırları ve dinginleşmiş bir zihni işe katma isteğindendir. Yani bu kez takvim değil, niyet konuşuyor. Yine buradayım; yeni değilim belki ama her şeye yeniden bakabilecek kadar tazeyim.





















