Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Bolu Belediyesi’ne yönelik irtikap davasında, kamuoyunda “kafe ruhsatı dosyası” olarak bilinen bölümde sanıkların savunmaları alındı. Dosyada, bir kafenin ruhsat işlemleri karşılığında BOLSEV Vakfı’na bağış yapılmasının istendiği ve bu kapsamda 100 bin liranın rüşvet olarak alındığı iddiası yargılamaya konu oldu.
Mahkemede ilk olarak hakkında ses kaydı bulunduğu belirtilen Bolu Pazarcılar ve Manavlar Esnaf Odası ile Bolu Köroğlu Esnaf ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Mustafa Altındal savunma yaptı.
“Özel görüşme yapılmadı”
Altındal, iddia edildiği gibi Belediye Başkanı Tanju Özcan ile özel bir görüşme gerçekleştirilmediğini söyledi.
Belediyede 10-15 kişinin katıldığı manavlar istişare toplantısı sırasında M.K.’nin içeri davet edildiğini anlatan Altındal, yalnızca yaşadığı ruhsat sorununu başkana ilettiğini ifade etti.
“Başkana, ‘Köylüm, dükkânıyla ilgili sıkıntısı var, arz etmek istiyor.’ dedim. Kendisi de ilgili müdürlere soralım, yardımcı olalım dedi. O görüşmede para konuşulmadı.”
Kapı önünde M.K.’nin bağış yapmak istediğini söylediğini belirten Altındal, kendisinin ise buna karışmadığını savundu.
“Bağışa karışmam, gönlünüzden ne koparsa dedim.”
“100 bin lira kasada bekledi, sonra iade edildi”
Altındal, yaklaşık iki-üç ay sonra M.K.’nin 100 bin lirayı getirdiğini ancak şehir dışında olduğu için paranın kooperatif personeline bırakıldığını anlattı.
Paranın BOLSEV’e yatırılmadığını, şahsına da geçmediğini belirten Altındal, “Daha sonra M.K.’nin işletmenin kendi üzerine olmadığını öğrendik. Para kasada bekledi, ardından kuzenine teslim edilerek iade edildi. Ne vakfa yatırıldı ne de ruhsat işlemi başladı. ifadelerini kullandı.
“Rüşvet almadım”
Hakkındaki suçlamaları reddeden Altındal, “Beni rüşvete aracılık etmekle suçluyorlar. Ben hiçbir zaman Tanju Başkana ‘ruhsat için şu kadar bağış verecekler’ demedim. Rüşvet almadım, suçlamaları kabul etmiyorum.” şeklinde savunma yaptı.
Kasaya koyan personel de ifade verdi
Dosyada tutuksuz sanık olarak yargılanan kooperatif personeli Mertcan Ay da mahkemede dinlendi. Şoför olarak görev yaptığını belirten Ay, boş zamanlarında ofiste yardımcı olduğunu söyledi. M.K.’nin yanında bir kişiyle geldiğini anlatan Ay, “Başkanın olmadığını söyledim. Bana bir miktar para uzatarak ‘Başkanın bilgisi var, alacak’ dedi.” ifadelerini kullandı. Paranın ne amaçla getirildiğini bilmediğini savunan Ay, “Ben sadece kasaya koydum. Yetkim yoktu. O paranın daha sonra ne olduğunu da bilmiyorum.” dedi.
“Başkanın borcu vardır diye düşündüm”
Ay, olay sırasında herhangi bir şüphe duymadığını belirterek, “Başkanın bir alacağı ya da vereceği vardır diye düşündüm. İlk kez başıma gelen bir olaydı. ifadelerini kullandı.
Tanju Özcan: “Böyle bir teklifle geleni odadan kovarım”
Dosya kapsamında savunma yapan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ise iddiaların tamamını reddetti. Mustafa Altındal aracılığıyla belediyeye gelen kişilerle yalnızca kısa bir görüşme yaptığını belirten Özcan, herhangi bir bağış pazarlığı yapılmadığını söyledi. “Biz bu vakfı küçük esnaftan para almak için kurmadık. Küçük esnafın çocuklarına burs vermek için kurduk.” diyen Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birisi odama gelip ‘Vakfa katkı vereyim, işimi çöz’ dese bırakın çözmeyi, odadan kovarım. Ben böyle bir ilişkiye asla girmem.”
“Toplantı değil, 2-3 dakikalık ayaküstü görüşmeydi”
Söz konusu buluşmanın resmi bir toplantı olmadığını belirten Özcan, “2-3 dakikalık ayaküstü bir görüşmeydi. Büyük ihtimalle oturun bile demedim. Sorunu dinledim, ilgili müdürlere sorulmasını söyledim.” ifadelerini kullandı. Kafenin yerini bugün dahi bilmediğini söyleyen Özcan, belediye başkanı olarak günde onlarca kişiyle görüştüğünü belirtti.
“7 ay boyunca kimse gelip sormadı”
Özcan, iddiaların hayatın olağan akışına da uymadığını savunarak, “Madem para verilmişti, neden yedi ay boyunca kimse gelip ‘Biz bağış yaptık, ruhsatımız ne oldu?’ diye sormadı?” diye konuştu.
“Cezaevindeyken dosyadan haberim oldu”
SEGBİS aracılığıyla ifade verdiğini söyleyen Özcan, dosyanın ayrıntılarını tutuklandıktan sonra öğrendiğini anlattı. “Cezaevinde gazete okurken Albay Tatü’nün tutuklandığını öğrendim. İki hafta sonra SEGBİS bağlantısına çağrıldım ve olayın asıl şüphelisi olduğumu öğrendim.” ifadelerini kullanan Özcan, avukatıyla görüşmeden ifade verdiğini de belirtti. Mahkemede olayı ancak hayal meyal hatırladığını söyleyen Özcan, “Günde 50 ila 100 kişiyle görüşüyorum. Bana Albay Tatü, ‘Yeğenlerinin sorunu var, görüşür müsünüz?’ dedi. Sorunlarını dinledim. Bahsedilen kafenin bugün bile yerini bilmiyorum.” dedi.
Özcan ayrıca, Mustafa Altındal’ın iddia ettiği gibi bağış konusunun kendi yanında konuşulmadığını, bu iddianın kapı dışında geçtiğinin ileri sürüldüğünü belirterek, para trafiğiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını savundu.


























