Er Meydanının Yiğidi Durali Altun'a Veda
- Telegram
Bir yiğit daha göçtü bu dünyadan…
Ama ardında sadece bir isim değil, bir karakter, bir ömürlük iz bırakarak.
Durali Altun;
Kırkpınar’ın er meydanında teriyle yoğrulmuş, Kırkpınar Yağlı Güreşleri gibi asırlık bir geleneğin hakkını vermiş;
Gerede Esentepe güreşlerinde yiğitliğini sadece bileğiyle değil, yüreğiyle de ispat etmiş bir başpehlivandı.
O, başpehlivanlığı sadece bir unvan olarak taşımadı Onu, alın teriyle kazandı. Her türlü ayak oyunlarının, gurupçuluğun, kayırmanın mübah olduğu ortamda, ne bir himaye, ne bir kolaylık, ne de bir arka kapı ilişkileri olmadan sadece inanç, emek, sabır ve Allah vergisi bir yetenek ile ben varım dedi ve başarılı oldu.
İşte onun hikâyesi buydu.
Çünkü o; güreşi sadece rakibi yenmek sanmadı, güreşi ata sporu olarak sevdi o spora gönül verdi.
Bir Anadolu çocuğuydu. Geredenin has evladıydı. Tabiki insan olarak hepimizin olduğu gibi hataları ve eksiklikleri vardı ve onların bedelini de yaşamının her döneminde fazlasıyla ödedi.
Toprağın kokusunu bilen, emeğin kıymetini anlayan, köyünü, Gerede’sini yüreğinde taşıyan, Gittiği her yerde katıldığı her müsabakada memleketini sırtında bir bayrak gibi taşıyan,
hemşerisine sırtını değil, gönlünü yaslayan bir adamdı.
Bugün onu toprağa değil;
hatıralara, dualara ve gönüllere emanet ediyoruz. Allah kabrini nur mekanını cennet etsin.
Gerede’nin yiğit evladı, Anadolu’nun vakur delikanlısı
Durali Altun’a Allah’tan rahmet;
ailesine, sevenlerine ve tüm güreş camiasına sabır ve başsağlığı diliyorum.
























