ADALETİN BÜTÜN HALKALARI BİRBİRİNE EMANET

ADALETİN BÜTÜN HALKALARI BİRBİRİNE EMANET
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A+ A-

14.08.2026 Tarihli bir Cuma Günü Yazısı:

Değerli meslektaşlarım, dostlarım, kardeşlerim; hepimiz çok iyi biliyoruz ki, Adalet hizmeti, birbirinden kopuk mesleklerin değil, aynı yüksek ideale farklı görevlerle hizmet eden hukukçuların ortak eseridir.
Hâkim; hiçbir gücün, makamın, çevrenin ve beklentinin etkisi altında kalmadan yalnızca hukuka, vicdani kanaatine ve dosyadaki delillere göre karar veren kişidir. Onun önünde güçlü ile güçsüz, zengin ile yoksul, yönetici ile yönetilen aynı hukuk düzeninin eşit süjeleridir. Hâkimin gerçek gücü yetkisinde değil; bağımsızlığında, tarafsızlığında, bilgisinde, vicdanında ve adalet karşısındaki sarsılmaz dürüstlüğündedir.
Savcı; devlet adına hareket ederken yalnızca suçlayan değil, gerçeği ve adaleti arayan hukuk insanıdır. Suçlunun cezalandırılmasını istemek kadar masumun korunmasını da görev bilmeli; leh ve aleyhteki bütün delilleri aynı titizlikle değerlendirmelidir. Çünkü devletin kudreti, cezalandırma gücünün sınırsızlığında değil; bu gücü hukuk içinde, ölçülü ve adil kullanabilmesinde görünür.
Avukat; savunma hakkının, adil yargılanmanın ve hak arama özgürlüğünün teminatıdır. Savunmanın sustuğu yerde adalet eksik kalır; avukatın itibarsızlaştırıldığı yerde hukuk devleti yara alır. Avukat, yalnızca temsil ettiği kişinin değil, hukukun ve adaletin gerçekleşmesine hizmet eden bağımsız bir mesleğin mensubudur. Onun bilgisi, cesareti ve meslek ahlakı, adalet terazisinin doğru tartmasının vazgeçilmez güvencelerindendir.
Noter ise hukuki güvenliğin, işlem emniyetinin ve toplumsal barışın sessiz fakat son derece güçlü teminatıdır. Noterlik, uyuşmazlık doğduktan sonra çözüm arayan değil; hukuki işlemlere açıklık, kesinlik ve güven kazandırarak uyuşmazlıkları daha doğmadan önleyen bir adalet hizmetidir. Noterin tarafsızlığı, dikkati, bilgisi ve sorumluluk bilinci; kişilerin iradelerinin doğru biçimde hukuka yansımasını, hakların korunmasını ve toplumsal ilişkilerde güvenin kökleşmesini sağlar.

Hâkim, savcı, avukat ve noter… Görevlerimiz farklı, fakat hizmet ettiğimiz değer aynıdır: Adalet.

Bizler birbirimizin rakibi değil; hukukun üstünlüğünü ayakta tutan büyük bir yapının birbirini tamamlayan asli unsurlarıyız. Bu mesleklerden birinin zayıflaması, diğerlerinin de gücünü ve itibarını azaltır. Çünkü adalet zinciri, ancak bütün halkaları sağlam olduğu zaman millete güven verebilir.

Kırk üç yıllık meslek hayatım boyunca farklı görev ve sorumluluklarda edindiğim tecrübe bana göstermiştir ki adalet, yalnızca iyi kanunlarla değil; o kanunları bilgiyle yorumlayan, vicdanla uygulayan, baskılar karşısında eğilmeyen ve adaleti şahsi menfaatlerinin üzerinde tutan hukukçularla hayat bulur. Kanunun metni ne kadar mükemmel olursa olsun, onu uygulayan insan liyakatten, ahlaktan ve sorumluluk duygusundan uzaksa adalet eksik kalır. Buna karşılık bağımsızlığına, tarafsızlığına ve meslek onuruna sahip çıkan hukukçular, en zor zamanlarda dahi devleti hukuk sınırları içinde tutmayı başarırlar. Adalet hizmetinde liyakatten vazgeçilemez. Sadakat kişilere, çevrelere ve geçici güç odaklarına değil; Anayasa’ya, hukukun üstünlüğüne, meslek ahlakına ve millete gösterilmelidir. Hukukçu, alkışın değil hakkın; korkunun değil vicdanın; menfaatin değil adaletin tarafında durmalıdır. Çünkü adalet makamları, sahiplerine imtiyaz sağlayan yerler değil; sorumluluğu, fedakârlığı ve gerektiğinde bedel ödemeyi göze almayı gerektiren emanetlerdir.

Biz Türk hâkimleri, savcıları, avukatları ve noterleri olarak çok iyi biliyor ve inanıyoruz ki; hukukçusunun tarafsızlığına, bilgisine, dürüstlüğüne, sorumluluk duygusuna, fedakârlığına, vatanseverliğine, millet sevgisine ve çalışkanlığına güvenen toplumlar daima medeniyet yürüyüşünün ön saflarında yer alır. Bizim son gayemiz; adaleti yalnızca mahkeme salonlarında ve resmî belgelerde değil, milletimizin vicdanında da hâkim kılmaktır. En büyük başarımız, hiçbir vatandaşın hakkını ararken korkuya kapılmaması; en yüce makamımız, milletimizin gönlünde kazandığımız güven; taşıyabileceğimiz en büyük unvan ise adil bir hukukçu olarak anılmaktır.
Unutmayalım ki makamlar geçici, unvanlar fanidir. Kalıcı olan; mazlumun duası, hakkı teslim edilmiş insanın huzuru ve ardımızda bırakacağımız adaletli bir isimdir.
Milletimizin adalete olan inancını güçlendirmek, hukukun üstünlüğünü her şart altında savunmak ve devletimizi adalet temelleri üzerinde geleceğe taşımak; hepimizin ortak sorumluluğu, son gayesi ve yegâne şeref payesidir.
Allah bizleri haktan, hukuktan ve adaletten ayırmasın; taşıdığımız emanete layık, milletimizin güvenine mazhar ve vicdanlarımız karşısında daima başı dik hukukçular olmayı nasip etsin.
                          
   Mehmet Yılmaz
  H A K İ M
 YARGITAY ONURSAL ÜYESİ

Göynük Gazetesi'nde yayımlanan köşe yazıları, yazarlarının kişisel görüşlerini yansıtmaktadır.
Her köşe yazısı yalnızca yazarı sorumluluğundadır ve Göynük Gazetesi'nin kurumsal görüşünü temsil etmez.
Yazılarda dile getirilen fikir, eleştiri ve değerlendirmeler, düşünce özgürlüğü çerçevesinde yayımlanmaktadır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.