Bandırmaspor 6-0 Boluspor

Bu skor bir maç sonucu değil, bir ifşadır!

Bandırmaspor 6-0 Boluspor
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A+ A-

Trendyol 1. Lig’in 6. haftasında Bandırma 17 Eylül Stadyumu’nda yaşananlar, futbolun en acımasız gerçeklerinden birini bir kez daha yüzümüze çarptı: Hazırlıksız, dağınık ve ruhsuz bir takım, rakibin eline adeta hediye paketi sunar. Bandırmaspor, Boluspor’u 6-0 yendi. İlk yarı 5-0 bitti. Amidou Badji iki, Gianni Bruno iki, Tosin Kehinde iki gol attı. Skor tablosu bile utandı.
Bu bir yenilgi değildi. Bu, sistematik bir çöküştü.
Boluspor teknik direktörü Daniel Farrar maç sonrası “bireysel hatalar yaptık, erken gol yedik, 40. dakikada 5-0 olmuştu” dedi. Doğru. Ama bu kadar sığ bir açıklama, bu kadar derin bir sorunun üzerini örtemez. Bireysel hata, bir iki pozisyonda olur. Altı gol yiyip, ilk yarıda beş gol yiyip, sezonun altı maçında hâlâ puan alamamış bir takımın sorunu bireysel hata değildir. Sorun zihniyet, planlama, fiziksel hazırlık ve en önemlisi irade eksikliğidir.
Savunma hattı, adeta bir kapı gibi aralanıyordu. Orta saha baskı kuramıyor, top kayıpları peş peşe geliyordu. Forvet hattı ise neredeyse görünmezdi. Bandırmaspor oyuncuları istedikleri gibi top çeviriyor, istedikleri gibi pozisyon üretiyordu. Boluspor’un sahadaki varlığı, bir “rakip” olmaktan çok, skor üretmeye yarayan bir dekorasyon gibiydi.
Sezon başından beri aynı tablo: puan yok, moral yok, plan yok. Altı maç, sıfır puan. Bu, sadece kötü bir başlangıç değil; alarm zillerinin çaldığı, yönetimin, teknik heyetin ve kadronun birlikte sorgulanması gereken bir durum. Transferler yapıldı, isimler değişti, ama sahaya yansıyan şey hâlâ aynı: organize olamayan, baskıya dayanamayan, geride kaldığında panikleyen bir takım.
Taraftar stada umutla geliyor. Ligin en sadık, en sesli, en sabırlı taraftar gruplarından biri Boluspor’unki. Ama sabrın da bir sınırı var. 6-0’lık bir hezimet, o sabrı tüketir. Stadyumdaki sessizlik, tribünlerin isyanından daha tehlikelidir. Çünkü sessizlik, kopuşun başlangıcıdır.
Boluspor’un sorunu sadece teknik direktör değil. Kadro kalitesi, sezon öncesi hazırlık, antrenman yoğunluğu, taktik disiplin… Hepsi sorgulanmalı. Bandırmaspor, Ertuğrul Arslan yönetiminde net, hızlı ve acımasız bir futbol oynadı. Boluspor ise karşısında bir rakip değil, bir ayna buldu. O ayna, kendi yetersizliğini gösterdi.
Bu maçtan sonra “biz toparlarız” demek kolay. Ama toparlanmak için önce gerçeklerle yüzleşmek gerekir. Bu 6-0, bir kaza değil. Sistemin, hazırlığın ve mentalitenin iflasıdır. Boluspor eğer bu tabloyu değiştirmek istiyorsa, köklü bir muhasebe şart. Yoksa sezon, daha kötü skorlarla anılmaya devam edecek.
Futbol affetmez. Özellikle de kendini affetmeyen takımları.

Göynük Gazetesi'nde yayımlanan köşe yazıları, yazarlarının kişisel görüşlerini yansıtmaktadır.
Her köşe yazısı yalnızca yazarı sorumluluğundadır ve Göynük Gazetesi'nin kurumsal görüşünü temsil etmez.
Yazılarda dile getirilen fikir, eleştiri ve değerlendirmeler, düşünce özgürlüğü çerçevesinde yayımlanmaktadır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.