Bir Milletin İradesi, Bir Cumhuriyetin Emaneti

Bir Milletin İradesi, Bir Cumhuriyetin Emaneti
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A+ A-

Bazı tarihler takvimlere, bazıları milletlerin ruhuna yazılır. 29 Ekim, Türk milletinin kendi kaderine kendi iradesiyle hükmettiği; bağımsızlığını Cumhuriyetle taçlandırdığı, geleceğini hiçbir gücün insafına bırakmayacağını dünyaya ilan ettiği gündür.

İşgalin karanlığında, yokluğun ve yoksulluğun ortasında, kendisine biçilen esareti reddeden bir millet ayağa kalktı. Anadolu’nun bağrında yükselen istiklal iradesi; cephede Mehmetçiğin cesaretiyle, kağnı başında anaların fedakârlığıyla, milletin duası ve sarsılmaz imanıyla büyüdü. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı, hürriyetinden vazgeçmeyen bir milletin nelere muktedir olduğunu bütün dünyaya gösterdi; işgal altındaki mazlum milletlerin yüreğinde de bağımsızlık ümidini yeşertti.

Cumhuriyet, işte o büyük mücadelenin zaferle mühürlenmiş eseridir. Her karışında bir fedakârlığın, her temel taşında bir şehidin hakkı bulunan mukaddes bir emanettir.

Bu emanette, evladını cepheye uğurlarken gözyaşını içine akıtan anaların sabrı; dönmeyi düşünmeden yürüyenlerin cesareti; toprağa düşerken vatanı ayağa kaldıranların son nefesi vardır. Bugün hür bir vatanın göğü altında başımız dik yaşayabiliyorsak, bunu onların ödenmez hakkına borçluyuz.

Cumhuriyetin bize yüklediği sorumluluk, bu büyük mirası hayatın her alanında yüceltmektir. Millî egemenliği korumak, demokrasiyi güçlendirmek, hukukun üstünlüğünü hâkim kılmak; bağımsız ve tarafsız yargıyı, insan onurunu, vicdan ve inanç hürriyetini titizlikle gözetmektir.

Çünkü milletin iradesiyle kurulan Cumhuriyet, milletin adalete duyduğu güvenle güçlenir.

Ömrünü adalet hizmetine vermiş bir hukuk insanı olarak inanıyorum ki Cumhuriyete sadakat; yetkiyi emanet, kamu hizmetini sorumluluk, devletin imkânlarını milletin hakkı bilmeyi gerektirir. Liyakate sahip çıkmayı, kul hakkından sakınmayı, güçsüzün hakkını güçlü karşısında korumayı gerektirir. Makamlar geçer; millete karşı sorumluluğumuz ve vicdanımızın önündeki hesabımız kalır.

Ve sevgili gençler;
Sizler, bu milletin asırlara uzanan yürüyüşünün yeni adımlarısınız. Bilginizle, ahlakınızla, cesaretinizle, emeğinizle bu ülkenin yarınlarını kuracaksınız. Aklınızı ve vicdanınızı hür tutun. Araştırın, sorgulayın, üretin; hakkınızı savunurken başkasının hakkını da kendi hakkınız kadar aziz bilin. Bilimde, sanatta, hukukta, teknolojide insanlığa değer katın. Bu bayrağı daha yükseğe taşıyacak kudret, sizin çalışkanlığınızda ve karakterinizdedir.

Cumhuriyetimizin 103. yılında, bu toprakları bize vatan kılanların hatırası önünde aynı inanç ve kararlılıkla söz veriyoruz: İstiklalimize sahip çıkacağız.
Millî iradeyi ve hukuku yücelteceğiz.
Kardeşliğimizi koruyacağız.
Cumhuriyetimizi, bizden sonraki nesillere daha güçlü, daha müreffeh ve daha adil bir ülkeyle birlikte emanet edeceğiz.

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, kahraman silah arkadaşlarını; istiklalimiz, vatanımız ve millî irademiz uğruna can veren bütün şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmet, minnet ve hürmetle anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun! 
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!
Mehmet Yılmaz
Yargıtay Onursal Üyesi
Türkiye Noterler Birliği Genel Sekreteri

Göynük Gazetesi'nde yayımlanan köşe yazıları, yazarlarının kişisel görüşlerini yansıtmaktadır.
Her köşe yazısı yalnızca yazarı sorumluluğundadır ve Göynük Gazetesi'nin kurumsal görüşünü temsil etmez.
Yazılarda dile getirilen fikir, eleştiri ve değerlendirmeler, düşünce özgürlüğü çerçevesinde yayımlanmaktadır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.