Geçmişten Günümüze Görkemli Hatıra: Göynük'ün "Zafer Kulesi" ve Mehmet Hurşit Akkaya'nın Mirası
- Telegram
Tarihi dokusuyla zamana meydan okuyan Göynük’e tepeden bakan Zafer Kulesi, yalnızca taş ve ahşaptan ibaret bir yapı değil; aynı zamanda bir dönemin ruhunu, bir zaferin coşkusunu ve önemli bir devlet adamının imzasını taşıyan abidevi bir semboldür. Bir kasabaya tepeden kuş bakışı bakabilmek tarihin izlerine şahit olmaktan da ötesi şehrin nefes alış verişini gözlemlemek için harika bir duraktır anlamı bir kuleden çok daha fazladır hem ziyaretçiler için hem de şehirde yaşayanlar için önemli bir mirastır. Bu kule, 1922 yılında, Sakarya Meydan Muharebesi'nin şanına ithafen, o dönemin Göynük Kaymakamı Mehmet Hurşit Akkaya tarafından yaptırılmıştır. Hurşit Bey, o zorlu Milli Mücadele yıllarında Anadolu'nun birçok köşesinde görev almış, sıradan bir bürokrat olmanın ötesinde, içinde bulunduğu coğrafyaya eser bırakan bir vizyonerdir. Zafer Kulesi, onun Kaymakamlık görevini sadece idari bir makam olarak görmediğini, aynı zamanda tarihi bilinci gelecek nesillere aktarma misyonu olarak kabul ettiğini gösterir. Bir ilçe kaymakamının, memleketin kaderini değiştiren bir zaferin anısını, kendi görev bölgesinin siluetine kalıcı olarak işlemesi takdire şayandır. Bu, devletin halkıyla kurduğu güçlü bağın ve ortak hissiyatın somutlaşmış halidir.
Ancak Mehmet Hurşit Akkaya'nın hikayesi sadece Göynük ile sınırlı değildir ve kişiliği de tek bir sıfatla tanımlanamaz. İlerleyen yıllarda Rize'nin ilk valisi olduğunda, sert mizacı ve şehir planlaması adına bazı tarihi yapıları yıkma kararı nedeniyle halk arasında "Kara Vali" ya da "Deli Hurşit" gibi lakaplarla anılmıştır. Bu, bir devlet adamının kariyer yolculuğunda nasıl farklı coğrafyalarda farklı algılar yarattığının çarpıcı bir örneğidir. Bir yerde zaferin nişanesini diken ve takdir toplayan bir idareci, bir başka yerde radikal kararları nedeniyle tartışma konusu olabilmektedir.
Bugün Göynük’te Zafer Kulesi'ne baktığımızda, Mehmet Hurşit Akkaya’nın iki yönlü mirasını görüyoruz:
1. Milli Ruhun Mimarı: Göynük'te bıraktığı eser, onun vatanseverliğini ve Zafer'e olan inancını sembolize eder. Bu kule, sadece Göynük'ün değil, topyekûn bir milletin hafızasına kazınmış bir anıttır.
2. Kararlı Devlet Adamı: Rize’deki hikayesi ise, Hurşit Bey'in kişiliğindeki tavizsiz kararlılığı ve döneminin koşullarında modernleşme adına attığı belki de tartışmalı adımları yansıtır.
Sonuç olarak, Kaymakam Mehmet Hurşit Akkaya, Göynük’ten Rize’ye uzanan kariyerinde, görev yaptığı her yere kendi mührünü basmış, unutulmayacak bir iz bırakmış bir figürdür. Mehmet Hurşit Akkaya’nın Kariyerinin Farklı Yüzleri
Eğitimi ve Erken Kariyeri
Hukuk Eğitimi: Hurşit Bey, idari göreve başlamadan önce hukuk eğitimi almıştır. Bu, onun kararlarında kanunlara ve hukuka verdiği önemi gösterir, ancak aynı zamanda bazı radikal kararlarının da hukuki bir zemine dayandığı anlamına gelir.
Milli Mücadele'ye Katkısı: Göynük Kaymakamlığı (1921-1923) dönemi, Milli Mücadele'nin en kritik zamanlarına denk gelir. Akkaya, sadece Zafer Kulesi'ni yaptırmakla kalmamış, aynı zamanda bölgedeki halkı örgütleme ve lojistik destek sağlama gibi konularda da aktif rol oynamıştır. Zafer Kulesi, bu halkın moralini yüksek tutma çabalarının bir nişanesi olarak görülebilir. Mehmet Hurşit Akkaya, ne yazık ki görev başındayken genç yaşta ve bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiştir. Bu ani ölüm, onun Rize'de başlattığı birçok projenin yarım kalmasına neden olmuştur.Bugün bu kıymetli devlet adamını anarken rahmetle ve saygıyla anıyoruz memleketimize ve ülkemize yaptığı hizmetlerden dolayı kendisine minnettarız.Öte yandan kendisinin hizmette bulunduğu kadim şehir Göynük’ü ziyaret eden herkesin, Zafer Kulesi'nin merdivenlerini tırmanırken, sadece manzaraya değil, aynı zamanda geçmişin karmaşık ve cesur bir devlet adamının ruhuna da baktığını hatırlaması gerekir.
Eserler kalır, isimler tartışılır. Göynük’ün siluetindeki Zafer Kulesi ise, tarihi, kararlılığı ve zafer coşkusunu sonsuza dek fısıldamaya devam edecektir.























