Orman Bölgesinde Bir Kasaba ve Yerel Mimarisi
- Telegram
"Göynük: A Town in a Timber Region" görseldeki bu kıymetli nadide eser 1970 yılında ülkemizin önde gelen üniversitelerinden ODTÜ Mimarlık Fakültesi tarafından hazırlanmış akademik bir envanter çalışmasıdır. Bu değerli eser Anadolu'nun hızla değişen ve kaybolmaya yüz tutan geleneksel mimari mirasını belgelemek amacıyla hazırlanmıştır. Kitap, bir yerleşimi sadece binalar toplamı olarak değil, çevresel, ekonomik ve sosyal bir bütün olarak analiz etmektedir. Kitabın ana tezi, Göynük’ün mimari kimliğinin arkasındaki temel gücün ahşap (kereste) olduğudur.
Bölgenin yoğun orman varlığı, yapı malzemesinden ısınmaya, geçim kaynağından zanaat kollarına kadar her şeyi şekillendirmiştir.
Kitap, kerestenin ormandan kesilip bir konutun taşıyıcı sistemine dönüşme sürecini antropolojik bir bakışla anlatır.
Türkiye’de modern anlamda "restorasyon" ve "tarihi çevre koruma" bilincinin akademik düzeyde gelişmeye başladığı ilk dönem eserlerindendir. Bugün Göynük'te değişime uğramış veya yok olmuş birçok yapısal detayın orijinal halini bu kitapta görmek mümkündür. ODTÜ Mimarlık Fakültesi yayınlarının bu serisi (Eskihisar, Mudurnu gibi diğer kasabaları da içerir) günümüzde sahaflarda ve mimarlık kütüphanelerinde çok nadir bulunan, koleksiyonluk eserler olarak kabul edilir bu eşsiz eserden İstanbul’da bir mezatta bir arkadaşımın eline geçmesiyle haberdar oldum.Bu kıymetli eserde şüphesiz bir çok kişinin emeği vardır hepsine ayrı ayrı emekleri için teşekkür etmek gerekir ancak o dönemde ODTÜ Restorasyon Bölümü'nün başında bulunan veya projeyi yürüten Cevat Erder, Pevsner geleneğinden gelen hocalar veya bölümün kurucu kadrosunun bu eserde büyük emeği vardır onlara ayrıca değerli çalışmaları için şükranlarımızı sunmak isterim. Kültür dediğimiz olgu kanaati fikrimce; yıllar boyunca geçmişten gelen yaşanmışlıklar, örf ve adetler, insanların yaşam tarzıyla katkı sunduğu yılların birikimleriyle bir yığın haline gelmiştir bu birikimleri gelecek kuşaklara aktarmanın çok kıymetli olduğunu ve bir vefa borcu olduğunu bildiğimden elimden geldiğince şehrimizin değerlerini tanıtımını yapmaya ve oluşacak kültürel mirasa bir katkı sunmak adına tarihe arada not düşmeye çalışıyorum. Bu değerli eserin bir baskısını bulduğumda ilk fırsatta Göynük müzesine hediye etmeyi düşünüyorum belki geleceğin mimarisinde yeni kuşak için bir fikir verir ve ilham kaynağı olur.
Bu çalışmada sadece binaları değil, bir "yerleşimi" bütüncül olarak ele alır Yerleşim Dokusu: Göynük'ün topografyaya nasıl uyum sağladığı, sokakların yerleşimi ve mahalle yapısını ele almış Geleneksel Türk evinin "orta sofalı", "dış sofalı" gibi plan tiplerinin Göynük özelindeki varyasyonlarını incel miş Yapım Tekniği olarak Ahşap karkas (hımış) sisteminin detayları, dolgu malzemeleri ve yerel malzeme kullanımını anlatmış Süsleme ve detaylarda Tavan göbekleri, dolap kapakları, pencereler ve saçaklardaki ahşap işçiliğini anlatmış Göynük'ü, Mudurnu veya Safranbolu mimarisiyle karşılaştırmak için bu kitaptaki 1970 öncesi veriler "baz" (temel) kabul edilebilir. Kitaptaki çizimler, dönemin ODTÜ standartlarında (çok yüksek hassasiyetle) hazırlandığı için akademik yayınlarda güvenilir referans olarak gösterilebilir. Manzara ve ışık konusunda evlerin birbirinin güneşini ve manzarasını kesmeyecek şekilde konumlanması (geleneksel Türk şehircilik ilkeleri) şehircilik alanında olduğu kadar komşuluk hakları konusunda da hassas olunduğunun hoşgörünün bir göstergesi değil mi?
Kitabın en önemli kısımlarından bir tanesi de seçilen örnek evlerin (konakların) detaylı analizidir:
Plan Şemalarında Zemin katların (hayat/taşlık) genellikle hizmet alanı (ahır, depo) olarak kullanılması; üst katların ise asıl yaşam alanı olması anlatılmıştır.
Sofalar: Evin kalbi olan "sofa" tipleri (iç sofa, dış sofa) üzerinden mekan organizasyonu anlatılmıştır.
Her odanın kendi içinde bir birim olarak tasarlandığı (sedirler, dolaplar, yüklükler) teknik çizimlerle gösterilmiştir.
Kitap, Göynük'ün sadece estetik bir "eski kasaba" olmadığını, aksine yerel malzeme (ahşap) ile iklimsel ihtiyaçların mükemmel bir dengesi olduğunu savunuyor. 1970 yılındaki bu çalışma, bölgenin 1987 yılında "Kentsel Sit Alanı" ilan edilmesine giden yolda en önemli akademik dayanaklardan biri olduğu kabul edilmektedir. Umarım dileyen herkes bu esere ulaşabilir merak edilen tarihi konaklara ait özgün kesit ve cephe çizimlerini bulabilir zengin kültürel mirasımızı korumak ve gelecek kuşaklara ulaştırabilmek dileğiyle güneşli günler olsun…





















