Güzel İlçemizin Kıymetli Kadınlarına…

Güzel İlçemizin Kıymetli Kadınlarına…
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A+ A-

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü… Televizyonları açtığınızda, gazetelerin sayfalarını çevirdiğinizde süslü laflar, büyük salonlarda yapılan gösterişli kutlamalar, vitrinlerde parlayan indirim afişleri göreceksiniz. Şehirlerin o bitmek bilmeyen uğultusu içinde kadınlar günü böyle kutlanıyor. Peki ya burada? Bizim memlekette, Göynük’ün o sessiz, vakur ve tarihi sokaklarında, köylerinde bu günün anlamı nedir?

Gelin bugün o şatafatlı kutlamaları bir kenara bırakalım da, hayatı elleriyle ilmek ilmek dokuyan, bizim topraklarımızın kadınlarını, analarımızı, kız kardeşlerimizi konuşalım.

Bir kadının emeğini anlamak için çok uzağa gitmeye gerek yok. Göynük’te şöyle bir etrafınıza bakmanız yeterlidir. Yıllarını bu topraklara, evine, çocuklarına adamış o kadınlarımızın yüzündeki her bir çizgi, aslında yazılmamış birer destandır. Şehirdeki kadın mesai saati bitince emekli olur belki ama bizim buraların kadınının mesaisi bir ömür sürer.

Özellikle bugün, o altmışlı yaşlarını süren, saçlarına aklar düşmüş ama gözlerindeki o şefkatli ışık hiç sönmemiş emekli kadınlarımızı anmak istiyorum. Köylerimizde, Göynük’ün merkezinde fark etmez; onlar bu memleketin asıl direkleridir. Gençliklerinde tarlada güneşin alnında kavrulan, kışın o ayazında sobayı harlamak için odun taşıyan, ahırda hayvanın derdine düşen, mutfakta bir tas çorbayı yoktan var eden o kadınlar... "Yoruldum" demeyi ayıp sayan, kendi dertlerini içine atıp evladının, eşinin derdiyle dertlenen o güzel insanlar.

Bugün kağıt üzerinde "emekli" sayılıyorlar belki. Ama hangisi köşesine çekilip tam anlamıyla dinlenebiliyor ki? Torun torba peşinde koşmaktan, konu komşunun imdadına yetişmekten, o nasırlı ama bir o kadar da bereketli elleriyle hamur yoğurmaktan, tarhana sermekten yine geri durmuyorlar. Onların emekliliği sadece kağıt üzerindedir, yürekleri ve elleri ölene dek bu hayata hizmet etmeye, üretmeye ayarlıdır.

Biz erkekler bazen hayatın yükünü sadece kendimiz çekiyoruz sanırız. Meydanlarda, kahvelerde, memleket meselesi konuşurken en çok biz yoruluyoruz zannederiz. Oysa o yürüdüğümüz yolların pürüzünü alan, o eve girdiğimizde bizi sıcacık bir aşıyla karşılayan o gizli kahramanların hakkını ne yapsak ödeyemeyiz.

8 Mart, sadece bir takvim yaprağı olmamalı. 8 Mart, Göynük’ün o Arnavut kaldırımlı sokaklarında bastonuyla ağır ağır yürüyen teyzemizin elini öpüp, gözlerinin içine bakarak "İyi ki varsın, hakkını helal et" diyebildiğimiz gün olmalı. 

Onların o bitmez tükenmez sabrına, karşılıksız sevgisine ve bir ömür verdikleri o yüce emeğe duyduğumuz saygıyı gösterme günü olmalı.

Başta Göynük’ümüzün o vefakar, çilekeş ve baş tacı emekli kadınları olmak üzere, hayatımıza anlam katan, dünyayı güzelleştiren tüm değerli kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun. Onların varlığı, bu topraklardaki en büyük bereketimizdir...

Sevgilerimle,

"Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye lâyıksın." M. Kemal ATATÜRK


 

 


 

Göynük Gazetesi'nde yayımlanan köşe yazıları, yazarlarının kişisel görüşlerini yansıtmaktadır.
Her köşe yazısı yalnızca yazarı sorumluluğundadır ve Göynük Gazetesi'nin kurumsal görüşünü temsil etmez.
Yazılarda dile getirilen fikir, eleştiri ve değerlendirmeler, düşünce özgürlüğü çerçevesinde yayımlanmaktadır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.