Düğünlerimizi Zorlaştırmayalım

Düğünlerimizi Zorlaştırmayalım
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A+ A-

Hani derler ya; "Düğün denilen şey; gönül işi…" Gerçekten de öyle. Hepimizin aklında, gönlümüzde bir düğün hatırası vardır. Kimi zaman davul zurnanın sesiyle sokakları inleten mahalle düğünleri… Kimi zaman köy meydanında kazanlarla pişen pilavın, komşularla paylaşıldığı sofralar… O zamanlar düğünler sade ama bereketliydi. İnsanlar yorulmaz, borca batmaz, gençler de evlenmekten korkmazdı.

Sevgili Peygamberimiz'in kızı Hz. Fâtıma’yla Hz. Ali’nin düğününü hatırlayalım. Hz. Fâtıma’nın çeyizi bir parça kadife, bir su tulumu ve bir yastıktan ibaretti. Ama o düğüne katılanlar, "Biz, Fâtıma’nın düğününden daha güzelini görmedik." dediler. Çünkü o düğünde gösteriş yoktu, israf yoktu, borç yoktu. Var olan; muhabbet, dua ve bereketti.

Peygamberimiz (s.a.s) buyuruyor ki: "En bereketli nikâh, zorluğu ve külfeti en az olanıdır."

Bir başka hadisinde de bize şu ölçüyü veriyor: "Kolaylaştırın, zorlaştırmayın! Müjdeleyin, nefret ettirmeyin!"

Bugün etrafımıza baktığımızda ise işin rengi biraz değişmiş gibi. Salonlar, süslemeler, fotoğraf çekimleri, gelin arabaları, takılar derken düğün masrafları çoğu gencin hayallerini bile kuramayacağı kadar büyüyor. Gencecik insanlar evlenmek istiyor, bu konuyu gündeme alıyor ama "Masrafları nasıl karşılayacağız?" diye düşünüyor, düşünülmeyecek gibi de değil sanki... Bir evlilik, daha başlamadan ağır borçlarla, belgelerle gölgeleniyor.

Oysa evlilik Allah’ın emri, Resûlullah’ın sünnetidir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) evliliği "dinin yarısını korumaya vesile" olarak anlatıyor. Kur’an-ı Kerim’de de Rabbimiz, evlilik hakkında şöyle buyuruyor:

"Kendileriyle huzur bulasınız diye sizlere kendi cinsinizden eşler yarattı ve aranıza sevgi ve merhamet koydu. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır."

Demek ki evliliğin özü sevgi, huzur, muhabbet ve merhamet… Düğünlerimiz de aslında bu nimete şükür için bir vesile. Ama şükür, gösterişle değil; tevazu ve ölçülülükle olur.

Sevgili okurlar,

Belki de en çok kendimize şu soruyu sormalıyız: Biz düğünlerimizi Allah’ın rızasına uygun mu yapıyoruz, yoksa insanların ne diyeceğini mi düşünüyoruz? Eğer düğünlerimiz gençleri zorlaştırıyor, aileleri ve eşleri borç batağına sürüklüyorsa, orada bereketten veya huzurdan bahsedemeyiz. Düğünlerimizi "insanlar eğlensin" diye yapmak yerine, masrafları azaltarak daha sade bir şekilde gerçekleştirebiliriz.

Haydi gelin; düğünlerimizi kolaylaştıralım, evlilikleri zorlaştırmayalım. Gösteriş yerine samimiyeti, israf yerine bereketi tercih edelim. Eğlencemizi de Rabbimizin helal ve haram sınırlarını gözeterek yaşayalım.

Unutmayalım ki; en güzel düğün en pahalı olan değil, gönülleri dua ile birleştiren, sevgiyi pekiştiren düğündür. Çünkü asıl bereket, sadelikte ve samimiyettedir.

En bereketli nikâh, zorluğu ve külfeti en az olanıdır. (İbn Hanbel, 83)

Saygılarımla,

 


 

Göynük Gazetesi'nde yayımlanan köşe yazıları, yazarlarının kişisel görüşlerini yansıtmaktadır.
Her köşe yazısı yalnızca yazarı sorumluluğundadır ve Göynük Gazetesi'nin kurumsal görüşünü temsil etmez.
Yazılarda dile getirilen fikir, eleştiri ve değerlendirmeler, düşünce özgürlüğü çerçevesinde yayımlanmaktadır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

1 yorum yapılmış

  • Hz. Şaban (22 saat önce)
    Sn. yazar küçük bi hikaye anlatayım: Vaktiyle bir ağa varmış. Oğlunu everecekmiş. Demiş ki damdaki danalardan birini kurban edin. Tas kebabı, etin suyuna pilav felan yapın. Neyse dillere destan düğün olmuş. Ağa bir yandanda merak ediyor. Acaba köylü düğün hakkında ne diyecek diye. Köyün çıkışındaki köprünün altına saklanmış, gelen geçenin yorumunu dinliyor. Düğünden dönen iki köylüden biri öbürüne bilmem naaptımın ağası, iki dana devirememiş diye söylenmiş. Diyeceğim o ki sayın yazar elalem ne der düşüncesi oldukça biz sizin yazınızdaki gibi mütevazi düğünler felan yapamayız.......
    0
    0
    Yanıtla