Gönlümüzdeki Sancak, Başımızdaki Taç
- Telegram
Beni bilirsiniz dostlar... Şu fani hayatta alnımı secdeden gayrı bir yere koymam, kula asla kulluk etmem, Allah'tan başka kimseye başımı eğmem. Ama ne zaman o nazlı hilâli göklerde süzülürken görsem, içim titrer; hürmetle eğilir, öper, başımın üstüne koyarım.
Neden mi? Çünkü o al sancak, bir bez parçası değildir. O; rengini şehidin kanından, ruhunu imanımızdan alır. Hilâl'e baktığımızda Rabbimizi, o parlayan yıldıza baktığımızda Peygamberimiz'i (s.a.v.) görürüz biz. İşte bu yüzden o bayrak sadece bir milletin değil, “anasır-ı İslamiye”nin, yani bu coğrafyadaki tüm Müslüman unsurların ortak namusudur.
Bizim yiğitlerimiz o bayrak yere düşmesin diye toprağa düşerken, arkalarında sadece bir vatan değil, mazlumun sığınağı olan son kaleyi bıraktıklarını biliyorlardı. Birinci Meclis'te Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı, Çerkes'i omuz omuza verip bu sancağı nasıl yükselttiyse, bugün de o sancak bizi bir arada tutan en kavi bağdır.
Vaktiyle bu kutsal emaneti kendi zulümlerine kalkan yapmaya çalışanlar olmadı mı? Oldu. İstiklâl Mahkemeleri'nde âlimlerimizi asanlar da, Menderes'e kıyanlar da, 28 Şubat'ta bacımızın başörtüsüne el uzatanlar da o bayrağın arkasına saklandılar. Ama başaramadılar. Çünkü kirli eller, o bayrağın temizliğini bozamaz. O bayrak zalimin sopası değil, mazlumun duasıdır.
Lakin bugün, sabrımızı taşıran başka bir alçaklıkla karşı karşıyayız.
Görmeyenler, duymayanlar iyi bilsin: Nusaybin-Kamışlı sınır hattında, terör örgütü YPG'nin tasmalı uşakları, bizim şerefimiz olan o bayrağı indirmeye yeltendiler. Bu, öylesine bir provokasyon, basit bir eylem değildir. Bu; doğrudan Türk milletine, devletin varlığına ve bin yıllık kardeşliğimize yapılmış kalleş bir saldırıdır.
Sınırın hemen ötesinden o mübarek bayrağa el uzatan gafiller şunu unutmasın: O bayrak inerse, sadece biz değil, siz de altında kalırsınız! O bayrak, bu coğrafyada huzurun, adaletin ve İslam kardeşliğinin teminatıdır. Ona saldırmak, kendi damarını kesmekten farksızdır.
Şunu herkes zihnine, olmazsa taşla duvarlara kazısın: Bu devlet, bayrağına uzanan eli bugüne kadar havada bırakmadı; bundan sonra da bırakmaz! O alçak girişim kesinlikle cezasız kalmayacaktır. Devletimizin kudreti, milletimizin sarsılmaz iradesi, terörle var olmaya çalışan o sefil zihniyeti ezip geçecek güçtedir.
İçeride bayrağı istismar edenlere de, sınırda bayrağa saldıranlara da cevabımız vardır!
Biz bu topraklarda Türk'üyle, Kürt'üyle, Laz'ıyla etle tırnak gibiyiz. Sizin o kanlı elleriniz, bizim kardeşliğimizi bozamaz. Büyük Türk Milleti, ne tehdide boyun eğer, ne diz çöker ne de o bayrağı indirtir!
O sancak dalgalandıkça biz varız. Ve Allah'ın izniyle, o sancak kıyamete kadar inmeyecek!
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!























