Sakinliğin, Yeşilin ve Samimiyetin Yurdu
- Telegram
Havasıyla, suyuyla, toprağına can veren nasırlı elleriyle; yüreği güzel insanlarıyla bambaşka bir diyardır Göynük… Sadece o tertemiz havayı solumak bile insana tarifsiz bir huzur bahşeder. Tarihi dokusuyla zamana direnen, her köşesinde geçmişin izlerini saklayan nadide bir yerdir burası. Sabahın ilk ışıkları ahşap evlerin arasından süzülüp yüzümüze değdiğinde, ne kadar kıymetli bir yerde yaşadığımızı bir kez daha hissederiz. Sahip olduğumuz o kıymetli “Cittaslow” (Sakin Şehir) unvanı da bu dinginliğin, bu yeşilin ve doğayla kurduğumuz o sade ama derin bağın en güzel nişanesi değil midir? Zamanın bile saygıyla yavaşladığı bu topraklarda yaşamak, başlı başına bir ayrıcalıktır.
Ne var ki her güzelliğin bir gölgesi, her bahçenin birkaç ayrık otu vardır. Zaman zaman, istemeden de olsa, kırıcı olabilen sözler ya da yanlış anlaşılmalara yol açan ifadeler bu huzurlu atmosfere gölge düşürebilmektedir. Oysa sükûnetin yurdu olan bu güzel coğrafyada, birbirimizi daha iyi anlamaya çalışmak ve kalp kırmamaya özen göstermek hepimiz için çok daha kıymetlidir.
Şu kısacık ömürde, birbirimizi anlamaya çalışmak varken; kırıcı olabilecek sözlerden kaçınmak ve gönülleri incitmemek hepimizin ortak sorumluluğu değil midir? İnsanların duygularına hassasiyetle yaklaşmak, empati kurmak ve iyi niyetle iletişim kurmak, toplumsal huzurun en önemli anahtarlarından biridir.
Elbette insan, bu tür durumların eğitimle de bir ölçüde bağlantılı olduğunu düşünebilir. Okumak, öğrenmek zihni aydınlatır; ufku genişletir. Ancak asıl önemli olan, insanın kendi karakterini geliştirmesi ve insani değerleri hayatının merkezine alabilmesidir. Saygı, sevgi ve anlayış gibi değerler; toplumsal ilişkilerimizin temelini oluşturur. Gönül zenginliği, vicdan ve ahlakla desteklenen bir yaklaşım, her türlü ilişkinin en sağlam dayanağıdır.
Ben, yıllardır mütevazı hayatların içinde büyüyen ama o sadeliğin ardında büyük bir samimiyet taşıyan Göynük insanına inanıyorum. Bizim insanımız; dürüstlüğü, içtenliği ve misafirperverliğiyle bilinir. Ne var ki bazen, günlük hayatın yoğunluğu içinde birbirimize karşı daha anlayışlı olmayı ihmal edebiliyoruz. Oysa geçmişten gelen o güzel komşuluk kültürünü yaşatmak ve birbirimize daha fazla hoşgörüyle yaklaşmak yine bizim elimizdedir.
Daha yaşanabilir, daha huzurlu, daha güçlü bir birlik duygusuna sahip bir Göynük… Sokaklarında dayanışmanın, sevginin, anlayışın ve kardeşliğin konuşulduğu bir Göynük, şüphesiz çok daha güzel olacaktır. Dışarıdan gelenlerin hayran kaldığı bu güzel topraklarda, bu güzelliği birlikte korumak ve geliştirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
Gelin, bu eşsiz güzelliği sadece doğasıyla değil; insanlığıyla da taçlandıralım. Huzuru yalnızca doğada değil, birbirimize duyduğumuz saygıda, sevgide, kardeşlikte ve empati de arayalım…
Sevgilerimle























