Yeni Yıl, Yeni Hayaller

Yeni Yıl, Yeni Hayaller
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A+ A-

Kıymetli Hemşehrilerim, Değerli Okurlar, Güzel Göynük’ümün Güzel İnsanları;
Zaman dediğimiz mefhum ne de hızlı akıp gidiyor… Hani Zafer Kulesi’nin gölgesi bir düşer bir kalkar, mevsimler Akşemseddin Diyarı’nın tepelerinden rüzgar gibi geçer ya; işte koca bir yılı, 2025’i de öylece geride bıraktık. Acısıyla tatlısıyla, hüznüyle neşesiyle bir takvim daha eskidi ömrümüzden.
Şimdi kapımızda gıcır gıcır bir yıl; 2026 var.

Her yılbaşı öncesi adetimizdir; "Bu sene ne değişecek, ne kazanacağız, cebimiz ne kadar dolacak?" diye hesaplar yaparız. Elbette hanemiz bereketli olsun, Göynük’ümüz kalkınsın, işimiz gücümüz rast gitsin isteriz. Bunlar en doğal hakkımız. Ama bu sefer, bu yeni yılın eşiğinde, ben sizlerle başka bir dertleşmek, başka bir hayalimi paylaşmak istiyorum.
Gelin bu sene, binalardan, taşlardan, duvarlardan önce "gönülleri" konuşalım.
Çünkü bir memleketin asıl harcı çimento değil, merhamettir, sevgidir, muhabbettir. Benim 2026’dan, o bembeyaz sayfadan en büyük beklentim şudur dostlar: vicdanın yılı olsun bu yıl.

Öyle bir yıl olsun ki; haber bültenlerini açmaya korkmayalım. "Yine mi?" demeyelim. Kadına şiddetin uygulandığı değil, kadınlarımızın baş tacı edildiği; anaların gözünden yaşın değil, sadece mutluluk parıltısının aktığı bir yıl olsun. Bir çocuğun kılına zarar gelmesin. Çünkü bir çocuğun ağladığı yerde, mevsim bahar olsa ne yazar, yıl 2026 olsa ne yazar? Masumların, meleklerin yüzünün güldüğü, korkusuzca sokaklarda koşup oynadığı bir sene olsun. İnsanlığımızı hatırladığımız, "merhamet" kelimesinin hakkını verdiğimiz bir yıl olsun.
Ve bir de şu içimizdeki ağırlıklardan kurtulalım diyorum...

Hayat zor, geçim derdi herkesi geriyor. Bazen kalp kırıyoruz, bazen inciniyoruz. Ama üç günlük dünya değerli okurlar... Vallahi değmez. 2026, küslüklerin son bulduğu, dargınların barıştığı bir "helalleşme" yılı olsun.
Komşu komşuya yüz çevirmesin, kardeş kardeşe sırt dönmesin. Selamı sabahı kestiğiniz kim varsa, bu yılbaşı bir vesile olsun, arayın, bir çayını için. İnanın Göynük’ün sokakları, birbirine gülümseyen insanlarla çok daha güzel. Bizim en büyük zenginliğimiz birliğimizdir, omuz omuza duruşumuzdur.

Peki ya Göynük? Bizim Sevdalı Olduğumuz Memleketimiz?
Elbette ilçemiz için de hayallerimiz büyük. Ama benim inancım odur ki; biz bir olursak, biz birlik olursak, Göynük’ün önünde hiçbir engel duramaz.
2026’da halkıyla, esnafıyla, mülki amiriyle, genciyle yaşlısıyla tek bir yumruk olmuş bir Göynük hayal ediyorum.

"Sen-ben" tartışmasının bittiği, "Biz Göynük için ne yapabiliriz?" sevdasının başladığı bir dönem olsun. Herkes şevkle çalışsın, halkımız memleketine sahip çıksın. Dedikodunun değil, projelerin; ayrışmanın değil, kardeşliğin konuşulduğu muhabbetlerimiz olsun.
Çünkü bu topraklarda Akşemseddin Hazretleri’nin manevi nefesi var. Bu topraklara huzursuzluk, kavga, şiddet yakışmaz. Bize yakışan; edeptir, saygıdır, üretimdir, gelişimdir.

Sözün özü kıymetli hemşehrilerim;
2026 yılı; hanenizden bereketin, bedeninizden sağlığın, yüreğinizden "Allah korkusu" ve insan sevgisinin eksik olmadığı bir yıl olsun.
Sofranız şen, muhabbetiniz bol, vicdanınız rahat olsun.
Küslükler bitsin, şiddet son bulsun, sevgi kazansın.

Umutla ve muhabbetle...

Yeni yılınız kutlu olsun.

Göynük Gazetesi'nde yayımlanan köşe yazıları, yazarlarının kişisel görüşlerini yansıtmaktadır.
Her köşe yazısı yalnızca yazarı sorumluluğundadır ve Göynük Gazetesi'nin kurumsal görüşünü temsil etmez.
Yazılarda dile getirilen fikir, eleştiri ve değerlendirmeler, düşünce özgürlüğü çerçevesinde yayımlanmaktadır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.