19. Yüzyılda Göynük Kırsalında Kullanılan Sülale ve Erkek Kişi Adları Tarihçesine Dair
- Telegram
Geçenlerde bir akademik çalışmaya denk geldim çalışmada ilçemizde kullanılan isimlerle ilgili bilgiler yer almaktaydı dikkatimi çeken noktaları özetini sizlerle paylaşmak istedim hem geçmişe ışık tutmak adına hem de biraz olsun geleceğe yön verme adına bizlere yardımcı olması dileğiyle…
Araştırmada Temettuat Defterleri ışığında Göynük kırsalında kullanılan aile ve erkek şahıs adlarını tanıtmayı amaçlamaktaydı. Temettuat Defteri nedir diye soracak olursanız
Temettüat defterleri, 1844-1845 (Hicri 1260-1261) yıllarında Tanzimat reformları kapsamında Osmanlı İmparatorluğu'nda hane bazlı olarak tutulan resmi gelir ve mal varlığı sayım kayıtlarıdır Adaletli bir vergi sistemi kurmak, halkın gelir ve mal varlığını tespit ederek kazanca göre (temettü) vergilendirme yapmaktır.
Bu defterlere, T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı sistemi veya Devlet Arşivleri Katalog üzerinden erişim sağlanabilir defterlerin amacı ;adaletli bir vergi sistemi kurmak, halkın gelir ve mal varlığını tespit ederek kazanca göre (temettü) vergilendirme yapmaktır. Osmanlıca rik'a hattı ile kaleme alınmıştır.
Neyse konumuza dönecek olursak yapılan akademik araştırmayla Aynı zamanda, incelenen adlarla Türk kültürü arasındaki ilişkiye de değinilmiştir. İlçemizin bölgemizin Türk kültüründeki önemi düşünüldüğünde gerek ilk yerleşim yerlerinden biri olması gerek sarayın arka bahçesi olması sebebiyle bu akademik araştırmanın önemli olduğunu düşündüm umarım daha niceleri olur özellikle soyağacı araştırması yapanlara isim ve soyisim kaynağını araştıranlara ilçe tarihi açısından faydalı olabileceğini düşündüm.
Osmanlı Padişahlarından II. Mahmut 1829’da İstanbul’ da bir sayım yaptırmıştır. Sayım daha sonra bütün memleketi kapsayacak şekilde tamamlatılmıştır. Amaç arazi, emlak, sanayi ve ticaret ile ilgili faaliyetlerden elde edilen
gelirlerin tamamını vergiye tabi tutmaktır. Yapılan bu sayım defterleri literatürde Emlak
ve Arazi ve Hayvanat ve Temettuat defterleri olarak bilinmektedir. Bu defterler sadece ekonomik niteliği yönüyle değil, etnik analizlere ait verileri kapsaması açısından da büyük önem taşımaktadır.İncelediğim makaleyle Göynük ve çevresindeki Müslim ve gayrimüslimlerin temettu sayımları incelenerek
bölgenin etnik yapısı hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır. Göynük temettuat defterlerinde kırsal alanda 89 adet köye ait veriler tespit edilmiştir. Bu köyler;
Ahmet Beyler, Akçe Alan, Akçebikar,
Alakcık, Alan, Alpağut, Arabacılar, Arıkçayırı, Arzular, Asameddin, AĢağıboğaz, Ayvazlar, Bağlar,
Bayındır, Bayraklı, Bekir fakihler, Bireman, Boyacılar, Boyalıca, Bölücekova, Bulanık, Conkular, Çalıca
Alan, Çay, Çıtacık, Danişmend, Dedeler, Değirmenözü, Depedibi, Dereboğaz, Dostabey, Durgutlar,
Erbac, Ezvay, Gülözü, Gürünç, Hacı Mahmud, Hacılar Hanesi, Hayırlar, Helaller Mea şeyhler, Himmet
Oğlu, Hisarözü, ibrimözü Bâlâ, Ġlice, İlyas ?,
Kabakulak, Kara Aliler, Kara Ardıç, Kara Yusuf, Kara
Fakihler, Kayabaşı, Kebez, Kınık Beldeciği, Kınık Sarıları, Kınık Bâlâ, Kınıkzir, Kızılkuyu Telbis oğlu,
Kilciler, Kirişler, Kozcağaz, Köstekler, Kösüre, Köybaşı, Kumcuk, Kusumlar, Kuyubikar, Kuyuviran ve
Sekbanlar, Kübür (Köbür), Memeciler, Milyâs, Na’rezanlar, Nardin, Nekid, Okçular, Ödemiş, Sarı Ahmed Oğlu, Sarıcalar, Sarılar, Seki, Susuz, Sünnet, Tâne, Tanrıvermiş, Tatarlar, Tekfurlar,
Timurhanlar, Virancık, Za’feranlar, Zive.
Bu dönemde bu köylerde gayrimüslim yaşadığına ilişkin herhangi bir veri vesikalara yansımamıştır.
A. Göynük’te Kullanılan Sülale Adları
1. Meslek Orijinli Adlar
Köylerde kullanılan şöhret adlarında mesleki statü önemli bir yer tutmuştur. Olası mesleki statülere göre
adlandırılmış soylar şu şekildedir: Çoban, Molla, Molla Oğlu, Arabacı, Arabacı Oğlu, Ayan Oğlu, Bağcı,
Pekmezci Oğlu, Berber Oğlu, Boyundurukçu, Cerrah, CimĢir Oğlu, Çavuş Oğlu, Çubukçu, Davulcu Oğlu, Debbağ Oğlu, Değirmenci Oğlu, Demirci Oğlu, Dersiâm, Dikici Oğlu, Elmacı Oğlu, Emrüdcü
(Vesikalardan anlaşıldığına göre Göynük’te eskiden armut yerine “emrüd” ifadesi kullanılmaktadır.)
Oğlu, Fellah Oğlu, Habbeci Oğlu, Kethüda Oğlu, Hafız, Hafız Oğlu, İmam Oğlu, Kahya Oğlu, Hatip Oğlu, Hatab ( Odun ) Oğlu, Helvacı Oğlu, Kabak Oğlu, Kabakçı Oğlu, Kadı Oğlu, Kahveci Oğlu, Oğlu, Kalburcu Oğlu, Kasap Oğlu, Katırcı Oğlu, Kavukçu Oğlu, Keçeci Oğlu, Kelleci Oğlu, Kileci Oğlu, Kiremitçi Oğlu, Kuşçu Oğlu, Kütükçü Oğlu, Lifci Oğlu, Müftü Oğlu, Nalbant Oğlu, Nazır Oğlu, Semerci Oğlu, Sipahi Oğlu, Sobacı Oğlu, Tiryakçı Oğlu, Topçu Oğlu, Pekmezci, Saraç Oğlu ve Sarraf oğludur
Bazı aileler soy adlarına uygun meslekleri 19. yüzyılda da devam ettirmesine rağmen bazıları farklı meslekler icra etmeye başlamış olmalıdırlar. Nitekim temettuat kayıtlarında kişinin aile adı bir meslekle anılmasına rağmen, ailede bu mesleğin yapıldığına ilişkin bir bilgi yoktur. Mesela Demirci oğlu sülalesine mensup hane amelelik, Dirhemci oğlu sülalesine mensup hane eskicilik, Etmekçi oğlu sülalesine mensup haneler talebe ve hatiplik, Pamuk oğlu sülalesine mensup hane kahvecilik, Terzi oğlu sülalesine mensup hane hizmetkârlık, Debbağ oğlu sülalesine mensup haneler çobanlık ve kiracılık, Üzümcü oğlu sülalesine mensup hane basmacılık ile uğraşmaktadır. Ancak soyadı ile aynı mesleği icra eden aileler de mevcut gözükmektedir.
Millet ve Yer Orijinli Adlar
Göynük’ün Anadolu ve İstanbul arasında bir geçiş sahası olması kente; ülkenin değişik vilayetlerinden, muhtelif milletlerden insanların gelmesi ve yerleşmesinde etkili olmuştur. Nitekim kırsal alanda yaşayan sülaleler içerisinde de tıpkı kent merkezinde olduğu gibi millet ve yer adı ile anılanlar da bulunmaktadır. Millet adı ile anılanlar Arab, Arab oğlu, Barak
oğlu, Baraklı oğlu, Boşnak, Boşnak oğlu, Bozoklu, Çerkes oğlu, Ok oğlu, Kara Kölemen oğlu, Kölemen oğlu, Kazak oğlu, Kumuklu oğlu, Laz oğlu, Semud oğlu, Macar oğlu, Tatar Kâhya oğlu ve Tatar oğludur. Görüldüğü gibi kırsal alanda da Arap, Boşnak, Çerkes gibi gayri Türk orijinli sülale adları bulunmasına rağmen genelde Türk milletinin değişik kollarına mensup boy adları ile tesmiye edilmiş sülaleler yaşamaktadır.
Türk milletine mensup kollardan Barak Türkmen Aşireti Anadolu’nun muhtelif yerlerinde iskân tutmuş büyük bir aşirettir. Baraklar, ağırlıklı olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Kilis, Gaziantep ve Nizip’in güneyi ile Suriye’nin bu havaliye yakın sınır köylerinde yaşarlar.Böylelikle temettuat verileri Barakların Göynük yöresine yerleştiklerini de göstermesi açısından büyük önem arz etmektedir.
Kırsal alanda yer adlarının da sülale adı olarak kullanıldığı dikkat çekmektedir. Buna göre, Göynük kırsalında Bursalı oğlu, Filibe oğlu, Gergerenli oğlu, Moralı oğlu, Giritli oğlu, Tunuslu oğlu, Gürün oğlu, Karahisarlı oğlu, Kilcilerli oğlu, Kızılkuyulu oğlu, Mudurnulu oğlu, Sekili oğlu, ġamlı oğlu, Tanâlı
(Olasılıkla Göynük’ün Tâne Köyü), Tekfurlarlıdır.Mora, Filibe, Girit gibi bazı yer adlarına dayalı sülale adları Göynük’e çok uzak yerlerden olasılıkla gayrimüslim orijinli insanların da göç ettiğini göstermesi açısından önemlidir. Bu sülalelerin Temettüat kayıtlarına Müslüman olarak yansıması bölgede zamanla Türkleşme ve islamlaşma olgularının gerçekleştiğini göstermesi açısından önemlidir.
Bununla beraber tereke kayıtları kadın adları konusunda da bölgedeki Türk ve İslam niteliği önemli ölçüde ispat etmektedir.
Hayvan Orijinli Adlar
Türklerin en eski zamanlardan beri bozkırda yaşadıkları bilinmektedir. Bozkırdaki yaşam tarzında hayvanların en önemli ekonomik unsur olması kaçınılmazdır. Ayrıca günlük yaşamda, askeri sistemde ve Türk mitolojilerinde hayvanların göz ardı edilemeyecek kadar önemli olması da bir başka gerçektir.
Bu nedenle Türk Şahıs adlarında çeşitli hayvan adlarına da rastlamak gayet tabi olacaktır. Türk kültüründe önemli yeri olan belli başlı hayvanlar at, koyun, keçi, inek, manda, öküz, boğa, aslan, pars, kaplan, deve, geyik, çocuk (domuz yavrusu), kartal, doğan, tuğrul ve sungurdur.
Çocuk kelimesinin yaygınlaşmasında insanların yavrularını kötü ruhların tehlikesinden koruma endişesinin etkili olduğu düşünülebilir. Bu nedenle insanlar yavrularına (küçükken) seslenirken bu sevimsiz kelimeyi kullanmaktadır. Nitekim belli bir yaşa erişen çocuklara seslenilirken bu kelimenin
kullanılmadığını görmekteyiz. Türk kültüründe az da olsa köpek, it ve barak, porsuk, kuzu, bala (kuş yavrusu), küçük (köpek yavrusu) ifadeleri de kullanılmıştır. Yazının diğer serisinde ilçemiz ve köylerde kullanılan isimler ve soyisimlerle ilgili araştırma yazısına devam etmeye çalışacağım.

























