BİR ÇOCUĞUN GÖZLERİNDEKİ UMUT, HEPİMİZİN SORUMLULUĞUDUR

BİR ÇOCUĞUN GÖZLERİNDEKİ UMUT, HEPİMİZİN SORUMLULUĞUDUR
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A+ A-

Bazen bir ziyaret, insanın yüreğine yıllarca unutamayacağı bir haber bırakır…

Geçtiğimiz günlerde yolum yine Göynük’e düştü. İnsan doğup büyüdüğü, çocukluğunun sokaklarında iz bıraktığı yerlere her gittiğinde geçmişi de beraberinde götürür. Bir selam, eski bir dostun yüzü, tanıdık bir sokak, yıllar öncesinden kalan bir hatıra… Hepsi insanın yüreğinde ayrı bir kapıyı aralar.

Çocukluk arkadaşımı ziyarete gittim. Yılların ardından edilen sohbetler, eski günlerin hatırlanması, çocukluğumuzun masumiyetine yapılan küçük yolculuklar… Her şey bildiğimiz gibiydi. Ta ki bir haber duyana kadar…

Çocukluk arkadaşımın oğlunun kanser tedavisi gördüğünü öğrendim.

İnanın, bazı haberler vardır; insan ne söyleyeceğini bilemez. Boğazınız düğümlenir, kuracağınız bütün cümleler yarım kalır. Bir an çocukluğunuz gelir gözünüzün önüne. Bir zamanlar birlikte koştuğunuz, oyunlar oynadığınız, hayatın yükünü henüz tanımadığınız o günler… Şimdi ise arkadaşınızın evladının hayatın en zorlu sınavlarından birini verdiğini öğrenirsiniz.

İnsan o an anlıyor ki hayat, bazen en ağır imtihanlarını hiç beklemediğimiz kapılara bırakıyor.

Bir çocuğun hastane odasında geçirdiği günleri, annesinin gözlerinde sakladığı korkuyu, babasının güçlü görünmeye çalışırken içine attığı hüznü düşünüyorsunuz. Bir yandan evladının iyileşmesi için dua eden, diğer yandan ona umut olmaya çalışan bir aile…

Ve insanın aklına tek bir soru geliyor: Bir çocuğun en büyük derdi, hangi oyuncağıyla oynayacağı, hangi arkadaşına kavuşacağı, hangi okul gününde koşup oynayacağı olması gerekirken neden böyle ağır bir mücadeleyle karşı karşıya kalır?

Kasım ayı, bize bu mücadeleyi ve bu mücadelenin içindeki çocuklarımızı bir kez daha hatırlatıyor.

Lösemi, yalnızca bir çocuğun bedeninde başlayan bir hastalık değildir. Bir aileyi, bir evi, bir annenin uykusunu, bir babanın hayallerini de etkileyen zorlu bir süreçtir. Ancak bu mücadelenin karşısında bilim, tıp, dayanışma ve en önemlisi umut vardır.

İşte bu noktada LÖSEV, yani Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı, yıllardır lösemi ve kanserle mücadele eden çocukların ve ailelerinin yanında duruyor. Sağlık desteğinin yanında eğitimden sosyal yardımlara, ailelerin yaşam mücadelesinden çocukların yeniden hayata tutunmasına kadar pek çok alanda önemli bir dayanışma örneği sergiliyor.

LÖSEV’in bize hatırlattığı çok kıymetli bir gerçek var: Bu mücadelede hiçbir aile kendisini yalnız hissetmemeli.

Lösemi denildiğinde aklımıza yalnızca hastaneler, ilaçlar ve tedavi süreçleri gelmemeli. Aklımıza yeniden okula dönmek isteyen çocuklar, arkadaşlarıyla oyun oynamayı özleyen minik yürekler, saçlarının yeniden uzamasını bekleyen kız çocukları, sokakta özgürce koşacağı günleri hayal eden oğlan çocukları gelmeli.

Çünkü onların hayalleri hastalıklarından çok daha büyük.

Bizlere düşen ise bu çocukların hayallerine ortak olmak, ailelerine destek vermek ve toplum olarak dayanışmanın gücünü göstermek.

Bazen bir kök hücre bağışı, bazen doğru zamanda yapılan bir kan bağışı, bazen bir gönüllünün uzattığı el, bazen de yalnız olmadıklarını hissettiren küçücük bir destek… Bir insanın hayatında ne kadar büyük bir anlam taşıyabilir, bunu unutmamalıyız. Elbette her bağışın ve desteğin doğru, güvenilir ve yetkili kurumlar aracılığıyla yapılması da büyük önem taşıyor.

Göynük’ümüzde o güzel memlekette bu dayanışmaya ihtiyacımız var.

Çünkü Göynük, yalnızca tarihiyle, kültürüyle, gelenekleriyle değil; insanının birbirine sahip çıkmasıyla da güzeldir. Bir komşunun derdi diğerinin derdi, bir ailenin sevinci bütün mahallenin sevincidir.

Belki de şimdi bu dayanışmayı yeniden hatırlamanın tam zamanıdır.

Çocukluk arkadaşımın evinden ayrılırken aklımda eski günlerimizden çok, öğrendiğim o haber kaldı. Bir babanın evladı için taşıdığı endişeyi, bir ailenin beklediği güzel haberi düşündüm. İçimden tek bir dua geçti:

Allah hiçbir anne babaya evladının hastalığıyla sınanacağı günler yaşatmasın. Tedavi gören bütün çocuklarımıza şifa, ailelerine sabır ve güç versin.

Ve o küçük yürekler bir an önce hastane koridorlarından çıkıp yeniden okul bahçelerinde koşsun, arkadaşlarıyla gülsün, çocukluklarını doyasıya yaşasın.

Unutmayalım; lösemiyle mücadele eden çocuklarımıza yalnızca geçmiş olsun demek yetmez. Onlara umut olmak, ailelerinin yanında durmak ve bu konuda toplumsal farkındalığı büyütmek hepimizin sorumluluğudur.

Çünkü bir çocuğun yeniden gülümsemesi, yalnızca bir ailenin değil, hepimizin mutluluğudur.

Bu yazıyı, Göynük’te öğrendiğim o acı haberin ardından, tedavi gören bütün çocuklarımıza ve onların umutla bekleyen ailelerine ithaf ediyorum.

Dilerim bir sonraki ziyaretimde duyacağım haber çok daha güzel olur.

Bir çocuğun iyileştiğini, yeniden koştuğunu, yeniden güldüğünü duymak…

Bundan daha güzel hangi haber olabilir ki?

Göynük Gazetesi'nde yayımlanan köşe yazıları, yazarlarının kişisel görüşlerini yansıtmaktadır.
Her köşe yazısı yalnızca yazarı sorumluluğundadır ve Göynük Gazetesi'nin kurumsal görüşünü temsil etmez.
Yazılarda dile getirilen fikir, eleştiri ve değerlendirmeler, düşünce özgürlüğü çerçevesinde yayımlanmaktadır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.