HİMMETOĞLU'NUN ROMA'DAN KALMA SICAK HAZİNESİ, ÇATAK HAMAMI
- Telegram
Bazı sular yalnızca insanın bedenini değil, tarihin yorgunluğunu da yıkar… Göynük’ün Himmetoğlu topraklarında, asırlara meydan okuyan Çatak Hamamı, Roma’dan günümüze uzanan sessiz bir hatırayı yaşatıyor.
Şuan her ne kadar kullanılmasa da yeni yapılan hamama görevini devretmiş olmanın huzuru içinde sanki. Yapıda günümüze kadar ulaşan mimari kalıntılar ve hazne/duvar örmeleri, mimarisinin temelinde Roma dönemi taş ve yapım tekniklerinin bulunduğunu göstermektedir
Bir düşünün… Takvimler bundan yaklaşık iki bin yıl öncesini gösteriyor. Anadolu’nun yollarında Romalılar dolaşıyor, kervanlar geçiyor, askerler yeni seferler savaşlar için görevler için uzak diyarlara ilerliyor. İnsanlar yine yoruluyor, yine dinlenmek istiyor, yine günün telaşından uzaklaşıp sıcak bir suya kavuşmanın hayalini kuruyor.
İşte o günlerden bugüne uzanan bir hikâyenin izlerini, Bolu’nun tarih kokan ilçesi Göynük’te, Himmetoğlu köyü sınırlarında arıyoruz.
Çok geçmeden buluyoruz evet :Çatak Hamamı.İlçe tanıtımlarında resmi kaynaklarda sürekli ismi geçiyor ama tarihi değerlerimize sahip çıkma ve tanıtımını yapma restorasyonunu yapma konusunda bazen sınıfta kalıyoruz.
Ne görkemli bir saray kapısı var ne de turistleri karşılayan mermer sütunlardan oluşan uzun bir yol… Fakat onun, gösterişe ihtiyaç duymayan çok daha kıymetli bir zenginliği var: Geçmişin içinden süzülüp gelen sıcak suyu ve taşıdığı tarih nelere şahit olmuştur kimbilir konuşabilse ne tarihi olayları anlatacak bizlere…
Bolu Valiliğinin Göynük tarihçesine ilişkin bilgilerinde de Himmetoğlu köyü hudutlarındaki Çatak Hamamı, Roma dönemine ait kalıntılarıyla anılıyor. Bölgenin Roma hâkimiyetine girmesiyle birlikte Göynük ve çevresinin, Anadolu’nun büyük tarihî hareketliliğinin bir parçası hâline geldiği düşünülüyor
Milattan önce 74 yılında Bitinya Krallığı’nın Roma hâkimiyetine geçmesi, bu coğrafyanın tarihinde önemli bir dönüm noktasıydı. Elbette Çatak Hamamı’nın tam olarak hangi tarihte yapıldığını gösteren ayrıntılı bir kitabe ya da kesin bir inşa tarihi ortaya konulmuş değil. Ancak bölgedeki tarihî kalıntılar, buranın geçmişten günümüze uzanan önemli bir kültür mirası olduğunu gösteriyor.
Şimdi gözümüzün önüne getirelim: Bir zamanlar bu vadiden geçen insanlar, belki de uzun bir yolculuğun ardından sıcak suyun başında soluklanıyordu. Kim bilir, Roma döneminin bir yolcusu da bugün bizim gibi suyun sıcaklığına şaşırmış, çevresindeki kayalara bakıp dinlenmenin keyfini çıkarmıştı.
Aradan yüzyıllar geçti. İmparatorluklar değişti, hükümdarlar geldi geçti, yolların yönü değişti. Fakat su, bildiğini okumaya devam etti.
Tarih dediğimiz şey bazen kitapların sayfalarında değil, bir kayanın dibinden çıkan sıcak suyun içinde saklıdır.
Çatak Hamamı’nın en ilgi çekici yönlerinden biri, sıcak su kaynağıyla tarihî hamam geleneğini aynı noktada buluşturmasıdır. Göynük’ün tarihî ve coğrafi kaynaklarında, suyun sıcaklığının yaklaşık 32 derece olduğu belirtiliyor. Bazı yerel anlatımlarda farklı sıcaklık değerlerine de rastlanıyor; bu nedenle kesin değer, güncel bir ölçümle doğrulanmalı.
Ne kaynar kazan ne de buz gibi dere suyu… İnsan vücuduna yakınlığıyla dikkat çeken, doğanın kendi imkânlarıyla sunduğu ılık bir armağan.
Bugün sıcak suyu görünce hemen termometreye sarılıyoruz. Oysa eski zamanlarda termometre yoktu; insanın eli, tecrübesi ve biraz da merakı vardı. Suyun başına gelen biri muhtemelen önce parmağını daldırır, sonra ayağını sokar, ardından da çevresindekilere dönüp şöyle derdi:
“Su biraz sıcak ama girince alışıyorsun” yada “Yahu, bu su tam kararında!”
Elbette bu söz, geçmişten kalmış gerçek bir alıntı değil; Çatak’ın başında yaşanabilecek bir anı gözümüzde canlandırmak için küçük bir hayal.
Ama şu gerçek ki insanın sıcak suya duyduğu ilgi yeni değil. Romalılar hamam kültürünü geliştirirken yıkanmayı yalnızca temizlik işi olarak görmüyor; dinlenmeye, sohbet etmeye ve toplumsal hayata da önem veriyorlardı. Hamamlar, birçok Roma kentinde gündelik yaşamın önemli mekânları arasındaydı.
Çatak Hamamı’nı ilginç kılan da tam burada başlıyor: Bir zamanlar insanların hangi ihtiyaçlarla bu kaynağa geldiğini düşündüğümüzde, karşımıza yalnızca bir yapı değil, insanlığın değişmeyen alışkanlıklarından biri çıkıyor.
Suya gir, yorgunluğunu at, biraz dinlen, sonra hayatına devam et…
İki bin yıl önce de hayatın bazı kuralları pek değişmemiş anlaşılan!
MTA Genel Müdürlüğü Enerji Dairesinden çeşitli araştırmacılar 2010 Nisan ayında Endonezya’da yapılan Dünya jeotermal kongresinde Çatak Hamamı ile ilgili bir araştırma sonucu yayınlamış bu araştırmada Suların Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri de ortaya konmuştur
Arazi çalışmalarında kaynaktan kimyasal analizler yapılmış ve toprak gazları ölçülmüştür Göynük’ün yeraltı suyu bakımından oldukça zengin olduğu alanda çok sayıda soğuk su kaynağı bulunurken, sıcak su kaynakları sınırlı olduğu belirtilmiştir uluslararası araştırmalara konu olan değerlerimize yeraltı ve yerüstü kaynaklarımıza tarihi eserlerimize sahip çıkabiliriz umarım.



























