Bir Göynük Masalı – Sabrın Sonu Selamettir mi?
- Telegram
Bizimkisi bir sevda…
Dertleriyle, olmayan yollarıyla, gelmeyen hizmetleriyle, yarım kalan umutlarıyla sevmek…
Kolay değil. Ama vazgeçmek de bize yakışmaz. Çünkü burası Göynük.
Zamanın durduğu, tarihin konuştuğu, taşın toprağın bile hatıra anlattığı bir masal şehri…
Göynük’ü uzaktan seven çok.
Fotoğraf çekmeye gelen, iki sokak gezip “ne güzel yer” diyen çok.
Ama burada yaşamak, bu masalın arka planını bilmektir.
Çünkü bu masalın içinde; sabır var, çile var, yok sayılmak var.
Yollar mesela…
Sadece asfalt değil burada mesele.
Yollar, verilen sözlerin aynasıdır.
Yıllardır aynı güzergâhlar, aynı bozukluk, aynı toz, aynı çamur…
Her seçim öncesi umut, her seçim sonrası hayal kırıklığı…
Bolu’ya bu kadar yakın olup, hizmette bu kadar uzak kalmak,
Her defasında “sırada Göynük var” denilip sıranın bir türlü gelmemesi,
Artık izah değil, itiraf gerektiriyor.
Göynük’ün kaybedecek bir dönemi daha yok.
Çünkü kaybedilen her yıl,
Bir esnafın kepengidir,
Bir gencin göçüdür,
Bir hanenin umududur.
İki dönem üst üste verilen sandık mesajı,
Bugün sadece yerelde değil, yarın genel siyasette de çok daha net hissedilecektir.
Bunu görmek için kâhin olmaya gerek yok.
Halkın sabrı tükenirse, sandık konuşur.
Ve sandık konuştu mu, kimse susturamaz.
Biz kimseye düşman değiliz.
Biz kavga peşinde hiç değiliz.
Ama görmezden gelinmeye de razı değiliz.
Bu ilçe sadaka istemiyor.
Bu ilçe lütuf beklemiyor.
Bu ilçe sadece hakkını istiyor.
Göynük sahipsiz değildir.
Göynük kimsesiz hiç değildir.
Ama Göynük, sahip çıkılmadığında bunu en derinden hisseden ilçedir.
Artık bu masalda final sahnesini değiştirme zamanı gelmiştir.
Artık çilenin değil, hizmetin konuşulduğu bir Göynük mümkündür.
Artık söz değil, icraat görmek istiyoruz.
Biz hâlâ seviyoruz seni Göynük…
Her şeye rağmen, inadına seviyoruz.
Ama bil ki:
Sevda, sessizlik değildir.
Sevda, hesap sormaktır.
Ve biz,
Göynük için hesap soruyoruz.























