BİR HÜZÜN YALNIZLIĞI
- Telegram
Bir hüzün yalnızlığı,
Bir hayal kırıklığı yaşıyorum yüreğimde…
Sen yoksun artık bende,
Belki de ben hiç olmadım sende…
Delice atan kalbim yorgun düştü,
Sen duymadın…
Belki de hiç duymak istemedin.
Bir yanım yazı yazarken,
Diğer yanıma kış yaşattın…
Sen hiç yazı yaşadın mı?
Baharın kokusunu bildin mi?
Çarptı mı yüreğine bana,
Bir an olsun hissettin mi?
Benim gibi… sebepsiz, hesapsız, tarifsiz…
Geceler uzadıkça sustum,
Sustum da içime gömdüm seni…
Adını anmadım mesela,
Ama her cümlemde gizledim.
Bir şehri terk eder gibi çıktım senden,
Ardıma bakmadan, iz bırakmadan…
Oysa her sokakta bir hatıran vardı,
Her köşe başında biraz ben kalmıştım.
Ben gittim senden…
Bir adım değil, bir ömür uzaklaştım.
Peki sen,
Eksildiğimi hissettin mi yüreğinde?
Bir eksiklik çöktü mü içine?
Bir boşluk yankılandı mı gecelerinde?
Yoksa ben giderken,
Sen çoktan yok saymış mıydın beni?
Sevmek bazen bir yük değil,
Bir sığınak olur derlerdi…
Ben sana sığındım,
Sen beni dışarıda bıraktın.
Bir insan nasıl bu kadar sessiz vazgeçer?
Nasıl bu kadar kolay unutur?
Ben hâlâ içimde seninle konuşurken,
Sen çoktan susmuş muydun?
Şimdi soruyorum kendime;
Sevmek mi hataydı,
Yoksa seni sevmek mi?
Ve anladım…
Bazı hikâyeler yarım kalmaz,
Eksik yazılır baştan.
Bazı insanlar giderken iz bırakmaz,
Ama kalanlar,
O izlerin içinde kaybolur.
Ben kayboldum…
Sen buldun mu kendini?
Ve bir gün,
Bir sessizlik çöktüğünde yüreğine,
Adımı hatırlarsan eğer…
Bil ki,
Ben çoktan vazgeçmiş değil,
Geç kalmış olacağım sana.
Çünkü bazı gidişler dönüş için değil,
Bazı susuşlar affetmek için değildir…
Ve bazı “keşke”ler vardır ki,
Bir ömür boyu insanın içinde büyür.























