Bir Hat, Bir Yangın, Bir Sistem
- Telegram
Bu yazıyı yazarken kimseyi hedef almak niyetinde değilim.
Ama bir gerçeği de görmezden gelmeye niyetim yok.
Bir orman yangını üzerinden bir işçiye kesilen ceza, tek başına bir olay değildir.
Bu, yıllardır görmezden gelinen bir sistemin sonucudur.
Bir hattın bakımını yapmakla,
O hattın yatırım kararını almak aynı şey değildir.
Bakımı sahadaki işçi yapar.
Yatırımı ise masa başında alınan kararlar belirler.
Ben o masada hiç oturmadım.
Hangi bölgeye yatırım gidecek,
Hangi hattın yenileneceği,
Hangi direğin değişeceği…
Bunların hiçbirine ben karar vermedim.
Ama sonuçlarına ben katlandım.
Bir bölgede yıllarca yatırım yapılmazsa,
O şebeke ne kadar emekle ayakta tutulursa tutulsun,
Risk üretir.
Bunu herkes bilir.
Ama kimse yüksek sesle söylemez.
Göynük bunun en açık örneğidir.
Yüksek tüketimi olan işletmeler,
Binlerce kümes,
Her ay düzenli ödenen faturalar…
Hizmet talebi var,
Ama yatırım hep başkalarına.
Sorun çıkınca da,
Sorumluluk aşağıya doğru iner.
En alta kadar.
En savunmasız olana kadar.
Bu yazı,
“Ben masumum” deme yazısı değildir.
Bu yazı,
“Sorumluluk doğru yere konmalı” deme yazısıdır.
Eğer bir yangın gerçekten elektrik hattından çıktıysa,
O hattın neden yenilenmediği sorulmalıdır.
Neden yatırım programından çıkarıldığı sorulmalıdır.
Neden yıllarca ötelenen bölgelerin olduğu sorulmalıdır.
Bu sorular sorulmadan,
Bir işçiye kesilen ceza adalet değildir.
Adalet,
Yetkiyle sorumluluğun aynı yerde buluşmasıdır.
Bugün burada yazılanlar,
Geçmişe dönük bir hesaplaşma değil;
Geleceğe dönük bir uyarıdır.
Çünkü yarın aynı hat,
Başka bir yerde,
Başka bir işçinin başına dert olabilir.
Ve o zaman yine aynı soruyu sorarız:
Suçlu kim?
Bu yüzden bu yazı bir isyan değil,
Bir hatırlatmadır.
Bir hat,
Bir yangın,
Bir sistem…
Ve o sistem değişmedikçe,
Bu hikâyeler bitmez.





















