Bugün içimiz yanıyor…

Bugün içimiz yanıyor…
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A+ A-


Kahramanmaraş’ta bir okulda yaşanan vahşet,
Şanlıurfa’da peş peşe gelen acı haberler…
Okul dediğimiz yer; güvenin, bilginin, merhametin yuvasıydı.
Ama bugün o yuvalar, korkunun gölgesine teslim ediliyor.
Oysa biz başka bir yerden geliyoruz…
Biz, Göynük’ün sokaklarında büyüdük.
Orada okul sadece ders yapılan yer değildi;
Orada öğretmen, sadece anlatan değil, yetiştirendi.
Orada öğrenci, sadece öğrenen değil, saygıyı bilen evlattı.
Bizim zamanımızda…
Bir öğretmenin gözüne bakmaya çekinirdik saygımızdan,
Ama aynı öğretmenin kapısını çalmaktan da çekinmezdik sevgimizden.
Metin hocamın bir tokadı vardı mesela…
Can yakmazdı belki ama insanı kendine getirirdi.
O tokatta öfke yoktu;
Düzeltme vardı, sahiplenme vardı, “sen yanlış yoldasın” diyen bir emek vardı.
Babalarımız bizi okula bırakırken öğretmene döner,
“Eti senin, kemiği benim hocam” derdi…
Bu söz korkudan değil, güvenden doğardı.
Evladını bir öğretmene emanet etmenin huzuruydu o.
Sınıflarda sadece kitap açılmazdı;
Gönüller açılırdı.
Bilgi kadar edep,
Başarı kadar ahlak öğretilirdi.
Şimdi soralım kendimize…
Ne değişti?
Ne oldu da öğretmenin kıymeti azaldı,
Ne oldu da öğrencinin gözündeki o masumiyet yerini öfkeye bıraktı?
Ne oldu da okul dediğimiz yer, bir anda şiddetin adresi oldu?
Bugün Kahramanmaraş’ta, Şanlıurfa’da yaşananlar;
Sadece bir güvenlik meselesi değildir.
Bu, bir değer kaybının, bir kopuşun, bir unutuluşun sonucudur.
Biz sevgiyi unuttuk…
Saygıyı hafife aldık…
Eğitimi sadece sınavdan ibaret sandık…
Oysa eğitim; insan yetiştirme işiydi.
Ve insan, ancak sevgiyle büyürdü.
Bugün bu vahşeti lanetliyoruz…
Ama bu lanet, sadece sözde kalmamalı.
Göynük’ün o eski günlerinden kalan bir şeyi yeniden hatırlamamız gerekiyor:
Sevgi olmadan eğitim olmaz…
Saygı olmadan toplum ayakta durmaz…
Öğretmeni yeniden baş tacı etmeden,
Öğrenciye yeniden merhameti öğretmeden,
Bu acılar bitmez.
Bugün yanan sadece okullar değil…
Bugün yanan, bizim değerlerimizdir.
Ve eğer biz o eskiyi hatırlamazsak,
Bu yeni acılar, yarın da kapımızı çalmaya devam eder.

Göynük Gazetesi'nde yayımlanan köşe yazıları, yazarlarının kişisel görüşlerini yansıtmaktadır.
Her köşe yazısı yalnızca yazarı sorumluluğundadır ve Göynük Gazetesi'nin kurumsal görüşünü temsil etmez.
Yazılarda dile getirilen fikir, eleştiri ve değerlendirmeler, düşünce özgürlüğü çerçevesinde yayımlanmaktadır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.