Masalın İçinde Kaybolan Gerçek: Göynük
- Telegram
Göynük…
Bir masal gibi anlatılır dışarıdan bakana.
Ahşap evleri, dar sokakları, geçmişin izlerini taşıyan sessizliği…
Ama biz o masalın içinde yaşayanlarız.
Ve biliyoruz ki her masalın içinde saklanan bir gerçek vardır.
Bizim gerçeğimiz şu:
Siyasetin çok konuşulduğu, hizmetin ise hep ertelendiği bir yer oldu Göynük.
Yıllardır aynı sahne…
Aynı sözler…
Aynı vaatler…
Değişen sadece isimler.
Değişmeyen ise sonuç.
Köşeler tutulmuş.
Alanlar paylaşılmış.
Herkes kendi küçük dünyasında “ben yaptım” diyerek bir hikâye yazıyor.
Ama Göynük’ün yazılan değil, yaşanan hikâyeye ihtiyacı var.
Bugün makamların gücüyle yürüyenler,
yarın o makamlar ellerinden gittiğinde neyle ayakta kalacak?
Hiç düşündünüz mü?
Telefonlar sustuğunda…
Kapılar eskisi gibi açılmadığında…
Kalabalıklar dağıldığında…
Kaç kişi kalacak yanınızda?
Kaç kişi size gerçekten, içten bir selam verecek?
Çünkü bu memlekette herkes herkesi bilir.
Unutmaz.
Yazar bir kenara.
Ve günü geldiğinde,
insanı makamıyla değil, bıraktığı iz ile tartar.
Göynük kimsenin at koşturacağı bir meydan değil.
Burası bir emanet.
Geçmişten gelen, geleceğe bırakılacak bir emanet.
Ama ne yazık ki;
bu emaneti taşıması gerekenler,
çoğu zaman onu sadece yönetilecek bir alan sandı.
Oysa mesele yönetmek değil,
hizmet etmektir.
Oysa mesele görünmek değil,
gerçekten dokunabilmektir.
Bizim derdimiz bağırmak değil.
Bizim derdimiz hatırlatmak:
Bu ilçe,
siyasi hesapların gölgesinde kalacak kadar küçük değil,
ama ihmal edilecek kadar da değersiz hiç değil.
Göynük bir masalsa eğer,
bu masalın sonu artık değişmeli.
Ve herkes şunu bilmeli:
Makamlar geçer…
Siyaset biter…
Ama insanın arkasında bıraktığı iz,
bu sokaklarda yıllarca konuşulmaya devam eder.
























