10 TAM PUAN MI 1 MİLYON “LIKE” MI?

10 TAM PUAN MI 1 MİLYON “LIKE” MI?
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A+ A-

Gün geçmiyor ki adına sosyal medya dediğimiz dipsiz kuyuda yeni bir tuhaflık, “akım” olarak karşımıza çıkmasın. Geçtiğimiz günlerde başlayan ve profilimizi rengarenk eşofmanlar, gömlekler ve kabarık permalı saçlarla kaplayıveren akımın adı “seksenlerde yaşasaydınız görünüşünüz nasıl olurdu!?” idi.

Akım çerçevesinde isimlerini ChatGPT şeklinde genellediğimiz yapay zekalara bir fotoğrafınızı yüklüyordunuz. Seksenli yıllardan kalma bir mizansene çevirmesi için yapay zekalara bir “prompt” yani komut veriyor ve kısa sayılabilecek bir süre sonrasında sizi seksenlere ışınlayan nurtopu gibi bir fotoğrafınız oluyordu. Bu arada, prompt dedikleri şey de bilgisayarın sizden bir şey yazmanızı beklerken önünüze koyduğu o işaretlerden biri; biz eskiden buna kısaca imleç der geçerdik.

Ben de bu akıma bir katkı vereyim dedim ve başladım okuduğunuz bu yazıyı yazmaya.

Seksenlerde çocuktum ben mesela. Televizyon tek kanaldı.Seksenlerin ortalarına kadar rengarenk akıp giden hayatın tersine yayınlar siyah beyazdı. Televizyon akşamın belli bir saatinde yayına başlar, gece yarısı yayın bittiğinde Anıtkabir’den görüntüler eşliğinde İstiklal Marşı çalınır ve bayrağımız göndere çekilir, yayın sona ererdi. Yayınlanacak programların arasında ise rahmetli Tamer Durukan ve Canan Kumbasar gibi ara spikerleri yayın akışını okurdu.

Bazen de yayın, teknik aksaklıklar sonucu kesilir, genellikle Necefli Maşrapa görseli gelirdi ekranlara. Rahmetli Levent Kırca’nın yıllar boyu devam eden Olacak O Kadar adlı taşlama-komedi  programının jeneriğinde söylediği şarkıdaki gibi “tam yerine rast geldi manzara koyduk” durumuydu anlayacağınız...

Tek kanal olan TRT ekranı, hayatın her alanından aktiviteyi duyurmayı görev edindiğinden en farklı spor dallarının müsabakalarını bile izletirdi bizlere. Yani o dönemde de çok seviliyor olmasına rağmen futbol tek spor dalı sayılmazdı anlayacağınız! Aklımda kalanlardan en ilginci de tekler ve çiftler şeklinde yarışmaların düzenlendiği buz pateni ya da buz dansıydı.

TRT spor dairesinin donanımlı spikerlerinden rahmetli Kenan Onuk sunardı genelde bu yarışmaları. Jane Torvill – Christopher Dean çiftinin dünyaca ünlü müzikal parçalar -örneğin Ravel’in Bolero’su- eşliğinde buz üzerinde sergilediği muhteşem dans koreografilerini izleyerek hayran hayran bakardık tüplü televizyonumuzun ekranına. Bizler kışın buz tutmaya yüz tutmuş zemin üzerinde yürümekten aciz insanlarken Torvill-Dean çifti, tamamen buzla kaplı bir zeminde yaklaşık 2-3 dakika süren muhteşem dans figürleri ile bezeli şovlarını tamamlayıp nefes nefese jürinin puanlarını beklerdi. 10 en yüksek, tam puandı. Çift genellikle jüriden 9.6 ya da 9.8 şeklinde puanlar toplardı. En büyük rakipleri olan Sovyet çift Natalia Bestemianova-Andrei Bukin’in sergileyeceği performansı beklenirdi. O dönem Berlin duvarı henüz yıkılmamış, Sovyetler Birliği dağılmamıştı. Bestemianova-Bukin çifti de Sovyetler Birliği adına muhteşem performanslar sergiler ama Torvill-Dean çiftinin gerisinde kalırdı nedense.

Seksenlerde  buz dansı çiftleri arasındaki rekabeti nefesimizi tutarak izlerdik; bugün ise aynı heyecanı algoritmaların önümüze fırlattığı akımlarda yaşıyoruz. O zamanlar jüriden 10 tam puan almak gururun zirvesiydi, şimdi ise milyonlarca “Like” toplamak gibi yapay ve içi bomboş bir gösteri sarmalına dönüştü. Değişen yalnızca sahne: Buz pistinden telefon ekranlarına geçtik. Ama rekabetin, gösterinin ve alkışın peşinde koşan insan ruhu hep aynı kaldı.

Göynük Gazetesi'nde yayımlanan köşe yazıları, yazarlarının kişisel görüşlerini yansıtmaktadır.
Her köşe yazısı yalnızca yazarı sorumluluğundadır ve Göynük Gazetesi'nin kurumsal görüşünü temsil etmez.
Yazılarda dile getirilen fikir, eleştiri ve değerlendirmeler, düşünce özgürlüğü çerçevesinde yayımlanmaktadır.

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.